Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiFener (Fenerköy)
İSTANBUL

Fener (Fenerköy)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Fener (Fenerköy)

(---) toprağında Silivri Nahiyesi'nde kahice (bazen) Eyüp mevleviyyetinde olur bir bakımlı kasabadır. Fener adıyla isimlenmesinin aslı odur ki Fatih Gazi zamanında henüz feth olmuş kasaba olduğundan dağlarında olan küffar bu kasabayı yağmalayıp yine [171a] ormanlık dağları sığınak edinirlerdi.

Sonunda Mehmed Han Gazi'ye bu belde ahalisi şikayet edince bu kasaba dışında göklere baş çekmiş yüksek bir kule inşa edip içine muhafızlar koydu ki haydud küffarı bu kasabayı yağmalamaya geldiğinde bu kuleden toplar ve tüfengler atılırdı. Kulenin ta en tepesini fenerler ve ateşler ile aydınlatırlardı. Bu aydınlatmayı diğer köylerden görenler ile deniz kıyısındaki Silivri Kalesi askeri görüp atlarına binip bu Fener Kasabası yardımına koşarak küffardan kurtarırlardı. Onun için bu kasabaya Vize Fanusu (Feneri) Kasabası derler. Hala o yüksek kulenin temelleri, yel değirmenleri kuleleri yakınında bellidir.

Bu belde, bulutlar arasında kaybolmuş yüksek bir dağın üzerinde kurulduğundan güney tarafında ve kıblesindeki sahralarda olan çiftlikler ve bakımlı köylerden kuralardan Feteköy, (---) köyü, hatta Silivri şehrinin kalesi gözüken şenlikli bir kasabadır. Bağlı, bahçeli ve suyu ve havası tatlı, kiremit ile örtülü alt katlı ve üst katlı bakımlı 700 adet kargir evlerdir. Ancak burada asla Müslüman yoktur, tamamen Rum kefereleridir, ama havasının tatlılığından Rum keratsaları (güzelleri) ve keralana kızları ve muğpiçe Rum civanları var ki benzerleri meğer Atina şehrinde yahut Sakız Adası'nda ola.

Ama bunlar ( ---) camii evkafı olduğundan bütün vergilerden muaf tutulmuş olup hakimleri mütevelli ve subaşıdır. Bundan dolayı gayet zengin bezirganları ve yüksek sarayları vardır. Genellikle muğları (meyhaneye sürekli giden), koyun celebi, pastırma yapan ve yağ satan keferelerdir. Bunların kolluğu vardır. Onun sebebiyle kefere hanelerine yaratılmışlardan hiç bir ferdin konmaya gücü yetmez ve kondurmazlar. Muaf ve müsellem olduklarından belki adamı katl ederler.

Yedi adet hanları vardır. Hanlarda kalan konuklara yiyecek ve içecek bakımından yardım ederler. Bu hanlar yakınında 40-50 adet küçük sokaklı dükkanlarında balık, peynir, boza, şarap ve rakı çok boldur.

Eski bir kiliseleri var, Argona adında bir rahip yapıp kendi zannınca Hazret-i Meryem Ana ruhuna sevabını bağışlamış. Yılda bir kere nice yüz bin küffar bu eski kiliseye gelip ayin icra ederler. Gayet sanatlı yapılmış bir kilisedir. Hatta papazları Melek efendimize çok bol hediye getirdiler.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗