Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiFerahkirman (Or) (Perekop)
BALKANLAR & KAFKASYA

Ferahkirman (Or) (Perekop)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Ferahkirman (Or) (Perekop)

Bütün Tatar tarihlerinde bu Or Kalesi'ne Ferahkirman diye isim vermişlerdir. Bu Kırım Adası Ceneviz kâfirleri elinde iken ilk defa bu Kırım Adası'na sahip olan Cengiz Han oğlu Cuci Han (— ) tarihinde bu Or Kalesi yerindeki kaleyi Ceneviz Frengi elinden alıp Azak Denizi boğazından Ölüdeniz boğazına varınca bu Kırım Adası’nın karaya bitişik olan (—) adım yerine bir or, yani bir hendek kazdığı için bu kaleye Or Kalesi, yani hendek kalesi derler, ama Tatar tarihçileri Ferahkirman derler.

Or, yani Ferahkirman Kalesi'nin tarzı, şekli ve zeminini bildirir

Bu yüksek kaleyi (—) tarihinde Cengizlilerden Sahib Giray Han yapmıştır. İki kat şeddadi gibi yontma taşlı savaş kalesi olup zeminden boyu tam 23 arşın yüksektir. Fırdolayı büyüklüğü, duvar bedenleri üzere tam 3 bin adım iki kat hisardır. Çepçevre 5 köşe olup 20 adet dört köşe yüksek kuleleri var ki Heyhat Ovası'nın her tarafından gelirken bu Or Kalesi'nin kuleleri beşer konak yerden görünür. Bütün kulelerinin üzerleri kırmızı kiremit örtülülerdir. Bazı tahta örtülü alçak kuleleri var.

Kale içindede 80 adet Tatar evi var, hepsi toprak örtülüdür. Dizdarı ve 500 adet tüfenkli sekban neferleri var, ama hepsi Rum yiğitleridir. Zira Tatar kavmi tüfenk atmak bilmezler ve tüfenkten korkup tüfengin olduğu yere "mıltık kop" diye varmazlar. Tatar kavmi tüfenge mıltık derler.

Bu kalenin tam 500 adet Beşevli adlı Tatar atlısı askeri var ki hepsi yarar, güçlü, yiğit, dilâver ve hünerli batır yiğitleri var. Şehrin dizdarı, 15 adet kale ağaları, topçubaşı ve cebecibaşısı vardır.

Kalesi Or Ovası'nda asla havalesiz ve hendeği 15 kulaç kesme toprak derin hendektir. Kıbleye bakar 3 kat sağlam ve dayanıklı demir kapıları var, iki tarafında hendeğe bakar acayip topları var. İç kalesinde Sahib Giray Han Mescidi, buğday ambarları, cebehane odaları ve su kuyuları var, başka şey yoktur.

Dış kale içinde 100 adet toprak örtülü evleri olup çarşı pazar, hamam, han bu kalede yoktur. Ancak kale yapıcısı Sahib Giray'm bir camii var, uzunluğu 150 ayaktır ve genişliği 100 ayaktır. Mihrabı üzerinde "La ilahe illallah, Muhammedün Resulullah" yazılıp bu hat üzerine âyetü'î-kürsî yazılmıştır. Mermer ustası bu hatları taşa öyle yazmış ki cidden sikkeyi mermerde kazmış. Minaresi camiin solunda bir alçak beyaz güzel taş minaredir. Cami de eski tarz alçacık toprak örtülü bir eski mabettir. Gaza malıyla yapıldığından gayet ruhaniyetli ve kalabalık cemaatli eski bir ibadethanedir. Hatta bu camiin sol tarafında doğu tarafına bakar kalenin bir küçük kapıcığı var, ama atlı güçlükle girer çıkar. Bu kapıcığın önündeki hendeği üzerinde makaralar ile asma köprüsü var. Karşı hendek kenarında Mehmed Giray Han'ın bir küçük hoş hava ve hoş yapılı aydınlık hamamı var, varoşta bulunmaktadır.

Or Taşra Varoşu

Tamamı 12 mihraptır ve 1.500 toprak örtülü, genellikle tek katlı evleri var. Or Beyi Sarayı burada mükellef saraydır. Kale dibinde ancak bir hanı var ve bir ulu yolun sağında ve solunda toplam 500 adet ufak tefek dükkânları var, bedesteni yoktur.

Meşhurlarından; keskin ve aru, yani pak, Tatar bozası olur. Hatta ibret için bu bozayı abdest makramasına koyup evlerine götürürler, bir damla akmaz. Ta o derece koyu ilik gibi tatlı bozası olur. Hatta Tatar kavmi 5 konak yerden atlanıp "Or bızkası içelim" diye gelirler. Bir tostağan bozasını içen, kafayı bulup kılalay ve bolalay türküsü ırlar. Bu derece sarhoşluk verir bozası vardır. Bu diyarda şarap içmek ayıptır, bağ ve bahçe olmadığından şarabı da yoktur. Zira kışı çok serttir, bir ağaç yemiş değildir, odunu da yoktur. Hep sığır tezeği yakarlar, at ve deve tezeği de satarlar. Genellikle halkı sığır boku kokarlar, zira fukaraları çoktur. Bu varoş bir kumsal zemin başına kurulmuş olmakla şehir içinde asla kaldırım yoktur. Dört tarafında kale duvarı da olmayıp çepçevre etrafı derin hendektir. Üç yerde geniş ağaç kapıları vardır.

Bu varoş içinde İzzeddin Sultan ziyaretgâhı, gönül erbabı âşıkların ziyaret yeridir, sırrı aziz olsun.

Bu kaleye Or Kalesi demekten maksat odur ki bu Kırım Vilâyeti Karadeniz kenarında 770 mil üçgen şekilli bir ada olup sağ tarafı, batıya doğru Ölü Deniz'dir ki Karadeniz'den girmiş bir sığ denizdir. Ölü Deniz denmesinin sebebi bir gemi yahut bir kayık Karadeniz fırtınasıyla bu denize düşerlerse asla kurtulması mümkün değildir. Bütün adamlarıyla gemileri batıp öldüklerinden Ölü Deniz derler. Kıble tarafı Karadeniz'dir ve doğu tarafı [109a] Azak Denizi'dir, Balısıra Denizi de derler.

Bu yazılan denizlerin üçü de birbirlerine bitişiktir, ama bu Kırım Adasını üç deniz de kuşatmıştır. Bunların içinde Kırım üçgen şeklinde bir adadır. Kıble tarafı Balıklava Kalesi burnudur. Doğu tarafı Kerç Kalesi burnudur. Batı tarafı bu Or Kalesi ağzıdır ki bu mahalde Kırım Adası’nın Or'dan dışarı çıkarken Azak Denizi sağ taraftadır. Sol tarafı, güneyi Ölü Deniz'dir. Ölü Deniz ile Azak Denizi arası ancak 8 bin adım Heyhat Ovası’na bitişik karadır. Eski hanlardan Semiz Mehmed Giray Han, II. Selim Han zamanında bu Or Boğazı’na kâfir gelmesin diye büyük bir hendekle bir denizden bir denizi kesip cehennem çukuru gibi derin bir hendek kazmış. Tatar kavmi hendeğe or der. Onun için bu kaleye Or derler. Ancak Tatar tarihçileri bu kaleye Ferahkirman derler. Gerçekten de Heyhat Ovası’ndan gelip bu Or Kalesine giren ferahlanır. O zaman bu hendeği öyle derin kazmışlar ki Azak Denizi gelip Ölü Deniz'e karışır, Kırım o zaman ada olur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗