Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiFustat
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Fustat

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Fustat

Tufan'dan sonra, Hazret-i Nuh oğlu Ham oğlu Bayzar oğlu Mısra oğlu Kafat oğlu Elbud Fustat şehrini imar etti ve Nil Nehri'ni şehir önünden ilk defa bu Elbud akıttı. O asırda Nil'in adı Bellin idi. Hala Nübe vilayeti kavmi Nil Nehri'ne Cerbelun derler. Bu şehir öyle imar olmuş ki batıdan güneye üç menzil uzunluğunda büyük bir şehir imiş. Buhtunnasr Şam 'ı, Kudüs'ü, Arz-ı Hasan'da Bilbeys'i ve bu Fustat'ı harap eder. Sonra yine mamur edip Hazret-i Peygamber zamanında Yunanlılardan Hırkil adlı Rum kayser kralı İspanya Frengi ile birleşip Nil taşımında Dimyat ve Reşid'den bin parça gemi ile Nil'den Mısır'a gelip Mısır'ı Melik Mukavkıs elinden zorla alıp İstanbul'da Ayasofya'ya vakfeylediler.

Bu Eski Mısır'ın ilk yapıcısı Hazret-i Adem evlatlarından Nakraveş Mısrayim'dir. Nuh Tufanı'ndan sonra Hazret-i Nuh oğlu Ham ve Ham oğlu Bayzar, Kalirnun kahinin kızını alıp Hazret-i Nuh'un izniyle Ariş'e gelip ardından Bilbeys'e ve Mısır'a gelip mamur ettikleri yukarıda yazılmıştır. Ancak zamanımızda mamur olduğu üzere beyan olunur.

Mısır'dan bir saat güney tarafa meyilli Nil kıyısında Gavri Sakıyesi dibinden ta gümrüğe kadar güneyden kuzeye 8.100 adım uzunlamasına bir eski şehirdir. Ve sekizer kat ve beşer kat saraylar vardır.

Bu şehrin eni 300, 400, 500 ve bazı yerleri 600 adım dar şehirdir. Mamur ve şen yerleri Nil kenarında bulunmaktadır. Tüm Mısır ayanı kat kat sedirli, şahnişinli, pek çok odalı, bağlı bahçeli, fıskiye ve havuzlu İrem Bağları gibi nakışlı saraylarda Mısır'ın Nil Kesimi'ni seyrederler. Tüm küçük büyük, zengin yoksul, toplam hane sayısı 4.600'dür.

Nil ağzında olduğundan işlek iskeledir. Ta Puncistan diyarından, Say vilayetinden, Nube vilayetinden, Elvahat ve Said vilayetinden yılda küçük büyük 10 bin parça tahıl gemisi gelip bu Eski Mısır'da kıyıya yanaşıp hakimlere teslim olur.

Bu Eski Mısır'da 425 tarihinde 36 bin mescit, 8 bin işlek sokak, 1.170 hamam ve 200 bin esnaf dükkanı var idi. Sonra 428'de Fatımilerden el-Mustansır Billah kullan birbirleriyle Mısır içinde savaşınca asla askeri taifesinden hiç kimse kalmadı. O sene kıtlık, yokluk ve büyük bir veba olunca bütün Pustat halkı el-Mustansır'a gelip şikayet ettiler. el-Mustansır Pustat halkından 10 adamı zahire istemek için Selçuklu boybeyi Ertuğrul'a gönderip onlar Ayasluk şehrine gitmede.

Beri tarafta Kostantıniyye'den Mısır'a gemilerle zahire gelirken Allah'ın emri Mısır'da el-Mustansır Billah ölüp zahire geri Rum'a gidip Mısır tamamen yokluk içinde kalıp harap oldu. Yine Ertuğrul'a doğru adamlar gönderdi. Ertuğrul da tekturdan Mısır için zahire isteyip varan elçisi Ayasofya Kilisesi'nde cemaatle bir cuma namazını kılmak istedi. Elçi 300 adamıyla Kostantin'le buluşup ricası kabul olup Ayasofya Kilisesi'nde bir cuma namazı kıldı. Hutbeyi Fatımilerden Kaim Bi-emrillah adına okudu. Ama Mısır'a zahire gelmezden önce Kaim Bi-emrillah açlıktan Mısır askeri ile Kudüs'te Hıristiyanların Kumame'sini açıp 100 Mısır hazinesi mal aldıklarını Kayser duyunca bin parça gemiyle Silifke'den Trablusşam, Beyrut, Sayda, Akka ve Remle'ye kadar o tarafta bulunan İslam kalelerini işgal etti. Kudüs Kumame'sinden alınan malların beş katı hazineyi alıp bu kadar rezillik oldu. Mısır'a da Rum ve Frenk malik olup tam 10 sene Mısır'da veba salgını oldu. Fustat şehri o hadiseden sonra kafir bir daha istila etmesin diye Nil'den bir saat uzakta Mukattam Dağı eteğine 358 tarihinde Muiz Lidinillah Veziri Cevher Kayid Mağrip'ten gelip ilk defa Yeni Mısır'ı kurdu.

Cevher Kayid, Muiz'in babasının kulu idi. Ve Ebi'I-Hasan diye ona lakap takmıştı. Aslında Rum oğlanıdır. Sonra hadım Cevher Kayid'i terbiye edip 347 tarihinde Muiz'e vezir olup Mağrip'te Fas şehrini, Tilimsan, Merankeş, Tanca, Sudan, İsvan ve Habeş'i, Yemen, Irak, Fars, Hint ve Çin' e kadar 20 padişahlık yeri altı yılda fethedip yine Mağrip'e geldi. Sonra 358'de Mısır'ı yaptı.

Mısır'a Kahire demelerinin birkaç sebebi var, doğrusu odur ki Cevher Kayid Mısır'ın temelini atarken bütün müneccimler uğurlu saat gözetmek için bir ipe bir çan asıp uğurlu talihi gözetip bütün işçiler ve ustalar ellerinde taşları temele bırakalar. Ama kul tedbir alır, Allah takdir eder, Allah'ın hikmeti bir karga müneccimlerin çanına dokunup çan çalınınca bütün işçiler Mısır'ın temelini bırakırlar. Müneccimler,

"Bre nişlersiz. Bre Kahire firkatidir", yani müneccimlerin dilinde Kahire talihi Merih yıldızına derler ki feleğin celladıdır. Onun için Mısır içinde kan, savaş, karışıklık, fitne ve fesat eksik değildir. İmdi Kahire talihinde temeli atıldığından Mısır-ı Kahire-i Muizziyye derler.

Kalesi bir köhne yapı berbat bir kaledir, ama hırsız korkusundan tamir edip batıya bakar bir alçak küçük kapı yapmışlar, at giremez, ama eşek ve yaya adam girer. Bu kale çepçevre 2 bin adımdır. Bir şahane kule gibi bir kiliseleri vardır. Bu kalenin dört tarafı derin hendektir. Hala her sene temizlerler. Kapıcıları kendilerdendir, içinde asla başka adam yoktur ve koymazlar da.

Bu kale eski zamanda büyük kale imiş. Hala duvarları, burçları ve bedenleri bellidir. Ancak bu Kıptilerin sakin olduğu iç kale imiş ve şehrin kıblesine vaki olmuştur. Dört tarafı çöplük ve harabelerdir.

Ama Eski Mısır varoşu mamurdur. 270 mihraptır, 12 mamur ve cemaatli sultan camii vardır.

Bu şehir içinde 3 medrese, 20 sıbyan mektebi ve 5 tekke var. Ama Gümrük yakınında Şeyh Ali Ya Hay Tekkesi ziyaretgahtır. Öyle büyük yapıları yoktur, ama heybetli ibretlik cümmeyz ağaçları vardır ve insanların ziyaret yeridir, ancak vakıfları yoktur.

Nil kenarında 5 yerde daha tekke vardır, binaları ve evkafları yoktur, hemen misafirlere ve bölge halkına dinlenme ve ibadet yeri ağaçların gölgesinde teklifsiz tekkedir, sanki cennet hıyabanıdır. Bazı hayır sahipleri mihrap ve sofalar yapmışlar, hizmetkarları vardır.

Bu tekkenin yerinde yeniçeri çorbacıları gelen geçen mal sahiplerinden baç hakkı alırlar, büyük zulüm evidir. Allah yok etsin. Bir fukara malının yarısını vermekle kurtulamaz. Firavunun ilk defa baç aldığı yer bu Eski Mısır'dadır. Kıptiler buradan geçerken başlarını eğerler, meşhur yerdir. Melun firavunun kötü adetidir ki bu zulüm hala dünyaya yayılmıştır.

Bu şehirde eskiden 700 hamam var imiş. Hala aşağı çarşıda bir hamam vardır. Ve 11 han vardır ve 10 kahvehane vardır, ama Nil Kesimi günleri işlemeyen kahvehaneleri süsleyip her birinde saz söz ve Hüseyin Baykara eğlenceleri olur. Ve 380 açık dükkanları var, nicesi kapalıdır, ama bedesteni yoktur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗