Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiGalata
İSTANBUL

Galata

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Galata

Önce Kostantiniyye Kalesi'ni, Büyük İskender tarihinden sonra (---) Kral yapmıştır. Galata zemini bir yeşillik, hoş havalı ve verimli bir yer olduğundan bütün sağmal koyunlarını ve sığırlarını bu Galata'da otlatıp sütlerini sağıp krala getirirler idi. Bu verimli yerde lezzetli süt elde edildiğinden Galata dediler, zira Yunanca'da süte "galata" derler.

Sonraları çobanlara sığınak olması için Kurşunlu Mahzen yerinde kale gibi sığınacak yer yaptılar. Bu hal üzere ta (---) asrına kadar geçindiler. Galata ise günden güne imar oldu. İstanbul'un kuzeyinde olup ikisinin arası bir mil enli bir haliçtir. Batı tarafında Kağıthane'ye varılır, 18 mildir. İstanbul'dan Galata'ya kayık, pereme ve mavunalar ile geçilir.

Kefere asrında zincir üzere köprü var imiş. Sonra İskender tarihinden (---) sene sonra İspanya ve Ceneviz kralları Kostantiniyye üzerine saldırıp İspanya, Kostantin'i zapt etti. Ceneviz kralı Galata'yı işgal etti. Dört oğlu için dört adet bölme büyük hisarı birbirlerine bitişik yaptı. Akdeniz adalarından 400.000 kefere getirip yerleştirerek Galata'yı mamur etti.

Daha sonra Karadeniz'in iki tarafında ta Azak Kalesi'ne kadar 1.060 adet kale yaptı. Hatta Kırım Adası'nda Kefe, Sudak, Tateli, Balıklağa, İnkirman, Menkub, Sarkirman, Kerç Kalesi karşı tarafta Toman ve Azak kalelerini yaparak Karadeniz'in dört tarafını zaptetti.

Ceneviz Kralı, büyük oğlu Aronda'yı Galata Kalesi'ne kral atadı. Babası Sakız Adası'nda karar edinip orayı taht merkezi etti. Daha sonra Galata'da Aronda Kral, Rum keferesiyle gönül birliği ve işbirliği yapıp günden güne Kostantiniyye'yi işgal eden İspanya keferesiyle savaştı.

İspanya gece gündüz devam eden cenge takat getiremeyerek bir gece Yedikule tarafından gemilerine binip İspanya'ya kaçtı. Rum keferesi yine Kostantiniyye'ye sahip olarak boybeyi şeklinde hükümet ederdi. Ancak Ceneviz Kralı Aronda, Galata'da bağımsız kral oldu ve 1.000 parça yelken gemiye sahip oldu. Dört kardeş ortak olarak Galata'yı o kadar mamur ettiler ki hala yapılarının kalıntılarından bellidir.

Daha sonra Hicret'in 43. [663] senesinde Hz. Peygamber'in "Kostantiniyye mutlaka fetholunacaktır, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir" hadis-i şerifine uyarak Emevilerden ilk defa Muaviye saltanatında Hicret'in 43. [663] senesinde Kostantiniyye'yi kuşatıp ganimet mallarıyla fethedemeden döndüler.

Sonra Hicret'in 52. [672] senesinde yine Emevilerden Abdülmelik zamanında Mesleme, Hz. Eyyub-ı Ensari ve Abdülaziz oğlu Ömer hazretleri birer kabileye komutan olup karadan ve denizden 200.000 derya gibi asker ile Karadeniz Boğazı'ndan Kostantiniyye tarafına geçtiler. Galata kalesine aman vermeyip fethettiler.

Galata'nın kuzeyi tarafında Hicret'in 92. [711] senesinde Abdülaziz oğlu Ömer bir büyük bir kule yaparak ismini Kahr Kulesi koydu. Bazıları Kahr şehri dediler. Hala Kurşunlu Mahzen olan yeri onlar yapıp cami ettiler.

Galata içinde Arap Camii'ni yaptıkları için Arap Camii derler, zira mihrabı kıbleye yöneliktir. Bu şekilde Galata şehrini onarıp hudutnamelerini yazdı ve Kostantin'i haraca kesti.

Abdülaziz oğlu Ömer hazretleri bu sırada halife olunca Abdülmelik oğlu Süleyman'ı yerine Galata'da kaymakam ve Mesleme'yi Süleyman'a vezir etti. Galata'ya 80.000 muhafız askeri bırakıp yine küffardan üç yıllık peşin haraç aldıktan sonra Abdülaziz oğlu Ömer, Şam'a, donanma gemileri ile hilafetine gittiler.

Sözün özü Kostantiniyye şehrini ve Galata'yı Müslümanların on kere kuşattıkları yukarıda ayrıntılı olarak yazılmıştır.

On birinci kuşatma Hicret'in (---) tarihinde yapılmıştır. Akşemseddin hazretleri Fatih Sultan Mehmed'e bu beyti okuyarak teşvik ederdi. Beyt:

Nahnüllezi baye'una Muhammeden
Ale 'l-cihadi ma ye'ina ebeden

derlerdi. Sonunda Mehmed Han, gayret sarfederek (---) senesinde İstanbul'u ve Galata'yı fethedip mamur etti. Daha sonra (---) tarihinde Bayezid Han zamanında Galata Kalesi zelzeleden yıkıldı. Tamirine tarihtir:

İn hisar-ı refi' ger senges
Hasm-ra ber-teneş dehedsel 'a [128b]
Ve zernan-ı şeil ki rü 'yet-i o
Ez kamer mihter esterest tal'a
Çun meremmet şüd o be-vakt-i şerif
Şüd müverrih imaret-i kal' a. Sene (---) .

Bu tarih Yağkapanıkapısı üzere dört köşe bir beyaz mermer üzerine celi hattıyla yazılıdır.

Galata Kalesi'nin şekilleri ve vasıfları: Kostantiniyye Kalesi'nin halici kuzeyinde bir milden yakın mesafe deniz kıyısında akçe tahtası şeklinde şeddadi, taştan yapılma sağlam ve hoş yapı bir kale, dayanıklı bir hisardır. Fırdolayı yalın kattır, İstanbul gibi üç kat değildir. Fakat kale içinde üç kat bölme hisar duvarı vardır. Her biri birer Ceneviz kralzadesinin hükmünde idi. Başka kapıları vardır. İçinde ve dışında (---) büyük kapıları vardır.

Önce batı tarafında Kasımpaşa Tersanesi'ne bakan küçük hisarda Meyyitkapısı.

İkinci Azepkapısı; güneye bakar ve deniz kıyısındadır.

Üçüncüsü yine deniz kıyısında ve güneye bakar Kürkçükapısı.

Dördüncü yine deniz kıyısında anılan Yağkapanı, güney tarafına açıktır.

Beşincisi yine deniz kıyısında ve güneye bakar Balıkpazarıkapısı.

Altıncısı güney yönüne bakar Karaköykapısı.

Yedincisi doğu tarafında deniz kıyısına açık Kurşunlu Mahzenkapısı, Rumlar Ayanikokapısı derler, zira orada Hz. İsa bağlılarından havariyyun ayazması vardır. Sıtmalı adam girse şifa bulur. Sonra doğu tarafına, denize bakar.

Sekizinci kapı, Kireçkapısı, yine doğu tarafına bakar ve denize açılır.

Domuzkapısı, dokuzuncusu kuzey tarafında Tophanekapısı karaya bakar.

Sonra kara tarafında, kuzey yönünde bulunan Küçükkulekapısı onuncu kapıdır.

On birinci kapı yine kuzeye bakar Büyükkulekapısı. (---) basamak merdiven ile çıkılır, hepsinden sağlam demir kapıdır.

Bu kapıların hepsi kalenin fırdolayı çevresindedir. Tophane Kule kapıları karaya bakmaktadır, sekiz kapısı deniz kıyısındadır.

Kale içindeki bölme hisar duvarlarındaki kapıları bildirir: Önce Küçük Karaköykapısı, Küçükkulekapısı'nın iç yüzünde Mihalkapısı, Meydancıkkapısı, Kilisekapısı, İçazepkapısı ve Sadıkkapısı.

Bu altı adet kapılar içhisar bölmelerinde mahalleler içindedir. Üçü büyük caddenin üzerindedir.

Galata Kalesi'nin fırdolayı çevresini bildirir: 10.060 adımdır, ama (---) tarihinde Sultan IV. Murad Han Revan Seferi'nde iken Kaymakam Bayram Paşa Galata'yı tamir ettiğinde duvarının yüzünü beyaz kireç ile badana etti.

Duvarı yüzünden mimar arşını ile arşınlayıp bütün burçları ve siperleri ile hesaplandığında 18.000 mimar arşını gelmiştir. Tamamı 205 kule ve 13.000 bedendir. Duvarının boyu 40 meliki ziradır (meliki zira= 66,5 cm). Bazı kuleleri seksener mülki ziradır. Fakat Fatih'in yaptığı Galata Kulesi 118 arşındır (mimar arşını = 0.758 m) ki göklere baş kaldırmıştır. En üst tepesi has kurşun ile örtülüdür. İstanbul Kalesi hiçbir yerden tamamen görünmez. Ancak üçgen şekli bu Galata Kulesi'nden görünür. Açık havada Bursa'daki Ruhhan Dağı (Uludağ) açık seçik görünür. Dürbin ile Bursa'nın bütün imaretleri görünür. Bu kule üç fersah yerden bellidir, yuvarlak şekildedir. Bu kulenin içi on bir kat zindandır. Hala Osmanlıların gemi aletlerine mahzendir.

Güneye bakan bir demir kapısına (---) basamak taş merdiven ile çıkılır. Hakir birkaç kere ondan havaya kağıt uçurup ve bir kere ona ip bağlayıp çıkan cambaz seyri sebebiyle çıkıp İstanbul şehrini seyrettik. Bu Galata Kulesi'nin kara tarafında, Meyyitkapısı'ndan ta Tophane kapısına kadar büyük derin bir hendek vardır ki binlerce kale gördük, buna benzeyeni hiçbir yerde yoktur. Ancak büyük Turla Nehri'nin Karadeniz'e karıştığı yerde bulunan Akkirman Kalesi hendeği benzer. Bu Galata hendeği içinde gemiciler devamlı gemi gomanaları, ısparçana ve cankurtaran palamadar bükerler. Derin ve geniş hendektir. Kenarları baştan başa mezarlıktır. Ancak deniz kenarında hendeği yoktur, tamamen çarşı pazar yeridir.

Medrese ve darülhadis yoktur. Ancak Arap Camii'nde, Mehmed Paşa Camii'nde ve Kara Mustafa Paşa Camii'nde darülkurralar vardır. Tamamı yetmiş sekiz sıbyan mektebi var, ancak aşevi yoktur. Yirmi üç adet sebilhane vardır.

Önce Azepkapısı'nın iç yüzünde Mehmed Paşa hamamı yanında Mehmed Paşa Sebili, Ruznameci İbrahim Efendi Sebili, Kürkçükapısı haricinde Yayolarkapısı Sebili, Karaköykapısı Sebili, Kapdan Sebili, Arap Camii yakınında (---) Sebili (---)

........................... (1 satırlık yer boş) ......................

Tamamı (---) çeşmedir. Bu büyük şehre göre çeşmeleri azdır. Önce Azepkapısı dışında Mehmed Paşa Çeşmesi tarihi,

......................... (2 satırlık yer boş) ......................

Bu şehrin tamamında 18 Müslüman, 70 Rum, 3 Frenk, 1 Yahudi ve 2 Ermeni mahallesi vardır. Başhisar'da asla kafir yoktur.

İkinci hisarda Arap Camii'ne gelinceye kadar asla kefere ve gayr-ı müslim yoktur. Mahalle halkı elinde Fatih'ten beri fermanları vardır. Kafiri komazlar, silah ile Hıristiyan görseler o an aman ve zaman vermeyip katlederler, zira ekseriya İspanya'dan Sultan Ahmed asrında gelen ciğeri kanlı mübtecil taifesi Müslümanlarıdır ki İspanya'da kafirlerden ciğerleri kan olmuştur. Galata'da silahlı kafir görseler hemen öldürürler, zira bu iki kaleden başka ta Tophane'ye kadar iki kale içi 7 Frenk kralı ve Hıristiyanlarla doludur. Murad Han tahriri üzere 200.000 kafir ve 64.000 Müslüman vardır. Huda korusun.

Yetmiş kefere kilisesi vardır. Bunlardan biri Fransa'nın Erganon Kilisesi, bir sed üzerinde olup kapısına yedi basamak merdiven ile çıkılır.

Buna yakın Venedik Kilisesi, yandıktan sonra yirmi sene harap yatmıştı. Kandiye barışında Köprülüzade Ahmed Paşa izniyle onarıldı. Göklere baş çekmiş dört köşe bir çanlığı var. Bu kiliselerin içinde ve dışında tuhaf ve garip resimler yapılmış ki canlı gibi görünür.

............................. (2 satırlık yer boş) ..........................

Rumların ( ---) kilisesi var .

............................. (1 satırlık yer boş) .........................

Batıl inançlarınca darüşşifaları var.

............................. (1 satırlık yer boş) .......................... [129b]

Ermenilerin üç kilisesi var.

............................. (1 satırlık yer boş) .........................

Yahudilerin iki sinagogları var. Fakat Yahudiler bu keferelerden devamlı korkarlar. Bu kefere mahallelerinde gece gündüz bekçiler gözcülük ederler, zira birkaç kere isyan ettiler ve çoğunu kılıçtan geçirdiler.

Büyük şehir Galata'nın hakimlerini bildirir: Resulullah'ın şeriatı tarafından Galata 500 akçe payesiyle şerif mevleviyettir (mollalıktır). Mollası, Arap Camii yakınında oturup 300 köye hükmeder. 44 yerde nahiye naibleri var ki her nahiye 150'şer akçe payesiyle şerif kazalardır. Senelik 70 kese hasıl olur.

Bu şehir, Sultan Ahmet Camii evkafı olduğundan kızlar ağası nazır olup iki yüz kese hasıl olur, mütevellisi hakimdir.

Üçüncü hakim, Galata voyvodasıdır.
Dördüncü hakim, Yağkapanı malı gümrük eminidir ki senelik ( ---) kese mal gelir iltizamdır.
Beşinci hakim, kalafatçıbaşıdır.
Altıncı hakim, muhtesibdir.
Yedinci hakim, ayak naibidir.
Sekizinci hakim, çöplük subaşısıdır.
Dokuzuncu hakim, içki eminidir, senelik 70.000 kuruş miri mal ve 70.000 kuruş masraf eder.
Onuncu hakim, Yeniçeri Ocağı'ndan 500-600 nefer taifesiyle bir çorbacıdır.
On birinci hakim, yine Yeniçeri Ocağı mumcularından yaşlı bir mumcu gediği ile nöbet bekler. Bu hakim, fitne ve fesat olmasın diye meyhaneler üzere me'murdur, zira "Kötülüklerin anası" yeridir.
On ikinci hakim, Karaköykapısı'nda İstanbul ağasıdır ki odun toplayıp padişaha verir büyük hizmettir.

Bu yukarıda yazılan hakimlerin tamamı, tabileriyle birlikte gece gündüz silahlı olarak mahalle ve sokaklarda kol dolaşırlar, suçlu bulurlarsa aman vermeyip haklarından gelirler, zira eşkıyası ve keferesi sanki Malta keferesidir.

Galata şehrinin dükkanlarının özellikleri: Tamamı 3.080 dükkandır. Haffafhanesi, Şeker Çarşısı, Yağpazarı ve ak tarları süslü çarşılardır. 12 kurşun örtülü yüksek kubbeli Fatih Gazi bedesteni var, can otu dahi bulunur. Dört demir kapısı var. Dükkan sahiplerinin çoğu Rum ve Frenk'tir. Kız dimisi (basma kumaş) çoktur. Ancak deniz kenarında Ortahisar'da 200 adet kat kat harabati canlar için meyhaneler var ki her birinde beşer altışar yüz günahkar yiyip içip çalgıcılar ve şarkıcılarla öyle eğlenirler ki dilleri ile anlatılmaz. Bu topluluğun yemeleri için Balıkpazarı Çarşısı'nda yüzlerce tür balıklar var ki anlatılmaz. Meyvelerin en iyisi, diğer yiyecek ve içeceklerin seçkinleri burada bulunur. İnsanın canı ve ruhunun gıdası kuş sütü de bu Galata'da bulunur. Fakat mübtecil şerbeti sofular için lezzetli şerbettir. (---).

Şehir içinde olan haneleri bildirir: Bu Galata zemini deniz kıyısından kuzey tarafına doğru Kulekapısına kadar bir saat yokuş yukarı kat kat Ceneviz keferesi yapısı kargir binalardır. Bütün caddeleri satranç gibi döşenmiş anayolların hepsi 1160 sokak sayılmıştır. Fakat kaleden dışarıda deniz kıyısındaki büyük yol, kale içinde Voyvoda yolu, Arap Camii yolu, Harbi yolu ve Kulekapısı yolu, bu yollar kalabalık yollardır. Müvella hanesi, Hacı ve Seyyid Ali Çelebi hanesi, Rüstem Paşa Kervansarayı, Mimar Sinan yapısıdır.

...................... (1 satırlık yer boş) .........................

Bu şehir içinde asla bağ ve bahçe yoktur. Kürkçükapısı dışında ( ---) adet kalafatçılar odaları vardır. Ağaları ve çorbacıları vardır. Tersane-i Amire'de padişahın kadırgalarını kalafat ederler. Hepsi 2.000 askerdir ve kırk bölüktür.

Karaköykapısı dışında İstanbul ağası ocağı acemi askerleri, burada miri odun taşımaya me'murlardır. Odabaşıları fes üzerine tuhaf bir tür sarıp nefti dolama giyip ayaklarına siyah tomak ve kırmızı pabuç giyerler. Kul kayıklarına binerek ta Karadeniz Boğazı'na kadar odun gemilerini toplarlar, bütün gemilerden kul akçesi alıp kayıklarında bir tür beyaz gömlekler giyerek ayakta kürek çekerler. Bu hanelerden başkasını bilmiyorum.

Galata hamamlarının anlatılması: Burada (---) hamam vardır.

Bunlardan Azebkapısı'nın iç yüzünde (---) basamak taş merdiven ile çıkılır Mehmed Paşa Hamamı: Yapısı, havası ve suyu gayet tatlıdır.

Bundan içeri Bokluca Hamam, eski ve gayet basıktır. [130a]

Mahkeme yakınında (---) hamamı, Karaköykapısı Hamamı, (---) yapısıdır. Havuzlu hoş havalı tatlı eski bir hamamdır.

Tophane kapısının iç yüzünde (---) hamamı, o kadar iyi hamam değildir. Bunlardan başka 300 ev hamamları vardır. (---)

Galata halkının davranışlarını, hallerini ve hareketlerini bildirir: Galata kavmi (---) bölüktür. Birincisi gemicilerdir, ikincisi tacirlerdir, üçüncüsü çeşit çeşit sanat erbabıdır. Dördüncüsü kalafatçı marangozlardır. Halkı Cezayir elbisesi giyerler, zira çoğu azeptir. Zengin kaptanlar vardır, biri Elvan Kaptan'dır. Rum taifesi meyhanecilerdir. Ermenileri pastırmacı ustalarıdır. Yahudileri muhabbet pazarında aracıdır. Yahudi çocukları ulefeciyandır. Bunlardan ayıplanmış hizan olmazdır. (---) (---)

Galata şehrinin yiyecek ve içeceklerinin övülmesi: Has beyaz mübtecil francala ekmeği, Şekerciler Çarşısı'nda katremiz şişeler içinde nice bin renkte miskli, amberli padişaha layık şekerleri bir diyarda yoktur. Meğer cennet benzeri Şam'da ola. Mübtecillerin nakışlı yapraklı bahar helvası, baharatlı simidi vardır. Sanat ehlinden pusula saatçileri, billur cam, kum saati satan kefere attarları.

İçeceklerde çeşit çeşit içkilerinin övüleni, meyhaneye devamlı gidenler arasında, Taş Merdiven meyhanesinde, Kefeli'de, Manyalı'de, Mihalaki'de, Kaşkaval'da, Sümbüllü'de, Kastanti'de ve Saranda adlı meyhanecilerde kızıl renkli, damlası bile haram çeşit çeşit misket şarabı, Ankona, Sarakuza, Mudanya, Edremid, Bozcaada berrak şarapları olur ki o kalabalık yoldan geçtiğimizde görürüz, başı kabak yalın ayak yüzlerce meyhane esiri toz toprak içinde anayol üzerine serilmiş yatarlar. Perişan hallerinden sorduğumuzda bu beyti okurlar. Beyt:

Eyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir
Men kimem saki olan kimdir mey-i sahba nedir

derler. Bazıları:

İçdim şarab-ı la 'lini mestaneyim mestaneyim
Oldum esiri kakülün divaneyim divaneyim.

der. Bazıları da:

Ayağım adım atmaz bir kadem meyhaneden gayrı
Elim bir nesne dutmaz sakıya peymaneden gayrı
Koy a gavgayı ey vaiz kulağım nesne guş etmez
Sürahi gulguliyle na'ra-i mestaneden gayrı.

der. Bazı harabati erenleri:

Harim-i mey-gedeye sen edeple gel zahid
Bilir misin hele sen hiç bu astane nedir

deyip serseri yatar.

Bu şekilde mest ve harap eder halis şarapları var. Huda gizli sırları bilendir ki, bu hakire bir damlası nasip olmamıştır. Ancak cana yakınlığımız dolayısıyla bütün esnaf ile görüşüp hallerine vakıf olduk. Mübtecil şerbeti adındaki Atina balı şerbetini içmişizdir. İşte Galata şehrinin bu tür esnafları vardır.

Bu keyfiyetlere tutulup müflis mendebur olanları Yağkapanı kapısının iç yüzündeki zindana koyup ıslah ederler. Suyu ve havasının tatlılığından erkek ve kadın güzelleri meşhurdur. Zengin ve fakire nimetleri boldur. Dost canlısı, sıcak kanlı derviş huylu halkı vardır. Kış günlerinde oda sohbetleri sevilir.

Ayan ve seçkin reisleri seferden gelip filika ve firkateleri ile bütün dostlarını alarak Boğazhisar'da bağ fasıllarına gidip can sohbeti etmeleri meşhurdur. Bu Galata Limanı gayet hoş liman olduğundan sekiz rüzgardan emindir. Kış vaktinde bin parça gemi birer demir üzere demir verip pervasız ve korkusuzca yatarlar. Bu kalenin kuzey tarafında olan dış varoş Tophane'den sayılır, zira hakimi başkadır.

Galata'da ziyaret yeri olmadığından yazılmadı.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗