Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiGediz (Eskigediz)
TÜRKIYE

Gediz (Eskigediz)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Gediz (Eskigediz)

Rum kayserlerinden Gediz adında bir kralın yapısıdır. (— ) tarihinde Germiyanoğlu Yakub Şah fethidir. Ondan Yıldırım Han eline girmiştir. Hâlâ kalesi şehrin doğusunda bir dere aşırı yalçın kaya üzere bir gök sağlam kale imiş. Ama 1025 [1616] tarihinde Sultan Ahmed vezirlerinden Kuyucu Murad Paşa kalenin bazı yerlerini yıkmış ki bir daha celâli kapanmaya düşüncesiyle harap etmiş. Gerçekten de sarp, sağlam şeddadi kaledir. Az bir şeyle tamir olunmak mümkün bir kaledir ama büyüklüğünün ne kadar olduğu malumum değildir.

Gediz şehri bir taşlık dar boğaz içinde, bir dere kenarında kurulmuş, dere ve tepeleri süslemiş kat kat mamur güzel hanelerdir. Bu taraf evlerinin yüzleri doğuya bakar. Derenin karşı tarafında çarşı pazar olan evlerin de yüzleri doğuya nazırdır. Bu taraf evlerinin karşı kıble tarafı göklere doğru baş uzatmış yüksek kalenin kayasıdır ki yeryüzünü gezip dolaşan kara ve deniz gezgini cambaz taifesi pehlivanları 20-30 yılda bir kere büyük bir kalabalık ile bu Gediz şehrine gelirler. Birbirlerini imtihan için bu kale kayasına ip bağlayıp çeşit çeşit ustalıklar gösterip çıkan post sahibi ser-çeşme pehlivan olur. Nicesi parça parça olur. Hâlâ aşağı cehennem çukurunda gömülüdürler. Allah saklasın insan aşağı bakmaya cüret edemez. Bu kalenin bu kulesi kayalar üzerinde ta bu derece göklere baş uzatmıştır ki halk arasında Cambaz Kulesi derler, meşhurdur.

Bu Cambaz Kayası üzere birbiri üstüne kat kat avlusuz, bağ ve bahçesiz daracık evler vardır. Yüzleri batıya dönük gayet mamur evlerdir, yolları sarp ve iniş yokuş dar yollardır. Bu yazılan hane ve sarayların tamamı 2 bin toprak örtülü evlerdir.

İmaret, han, medrese, sıbyan mektebi, hayat sulu çeşmesi ve bütün kârgir dükkânlar hep Gazanfer Ağa hayratıdır. Sultan III. Murad'ın kapuağası imiş. Büyük hayrat ve hasenat sahibi imiş. Bu Gedizlidir ve bu şehrin yapılmasına sebep kendisidir.

Kârgir dükkânları 95 adettir. Bir cadde üzerinde kurulmuştur.

...

Sonra yaylağa çıkıp bir hafta konup alabalık zevki sürdük. Her sene kiraz mevsiminde bütün Gediz'den ve başka diyarlardan insanlar akraba ve yakınlarıyla bu yaylaya çıkıp iki üç ay dinlenip eğlenirler ki acayip dinlenme, gezinti ve iç açan yerdir.

Gediz halkının hudutları ve yayla haneleri vardır. Her sene gelip konaklarlar. Zira yaz günlerinde Gediz şehri dere ve tepe içinde gayet şiddetli sıcak olup havası ağır olduğundan tüm halkı bu Murat Yaylağı'na göçüp gönüllerince istekleri hâsıl olur.

Tüm Kütahya sularının kaynağı bu yayladır ki bundan doğup doğu tarafına akan Kütahya Ovası'na iner. Gediz Nehri de bu yüksek dağdan çıkıp batı tarafına akarak Kara Foça Kalesi yakınında Akdeniz'e karışır. Kısacası büyük yaylaktır.

Oradan şehre gelirken Gediz Şehri'nin batısı tarafında yarım saat uzak Akdağ derler bir yüksek dağ vardır, bundan bir âbıhayat kaynar. Misli meğer Murat Yaylası'nda ola. Merhum hayır sahibi Gazanfer Ağa bu kaynağı, dağlar, beller, taşlık yollar, iniş yokuş yerler kesip büyük paralar harcayarak bu suyu şehre getirip büyük çeşmelerine, camiin havuz ve şadırvanlarına, hamam, imaret ve hanlarına dağıtmıştır.

Bu Gediz Şehri içinde akan dereye Küçük Gediz derler. Bu da aşağı ova içinde akan Büyük Gediz Nehri'ne karışır. Bu şehrin bağları dağların süslemiştir. Kütahya Şehri'ni meyve ile doyuran bu Gediz'dir.

Meşhurlarından, üzümü, armudu, pamuk bezi ve üzüm köfteri meşhurdur. Temmuzda havası ağırdır, ama suyu hoş olduğundan yer yer mahbûb ve mahbûbeleri, esmer yüzlü halkı vardır. Hepsi garip gönül okşayan kimselerdir.

Nimetleri gelen geçene boldur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗