Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiGemyelik (Gemlik)
TÜRKIYE

Gemyelik (Gemlik)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Gemyelik (Gemlik)

İznik Kalesi'ni yapan (—) yapıp nice melikten melike kalıp sonunda 734 [1334] tarihinde Osman Han Gazi oğlu Orhan Gazi fethetmiştir.

Hatta "Bu İrem-âbâd kalenin fethinde Hazret-i Hacı Bektaş Velî bile idi" diye yazmışlar, ama Rum keferesi bu kalede büyük savaş ettiğinden fetihten sonra kalesini yer yer yıkmışlar. Kalesi deniz kıyısında bir boğaz körfezi ağzında yüksek bir tepe üzerinde şeddadî dört köşe taş yapı güzel bir sur imiş. İstense az bir şey ile imar olmak mümkündür. İçinde Rum keferesi fukaraları oturmaktadır. İki tarafı bayırlar arası bir geniş vadide bir bakımlı ve süslü İrem bağlı şirin şıralı şirinkâr kasabalı mamur güzel bir şehirdir ki Der-i devlet bostancıbaşısı defteri üzere toplam 26.000 bağ ve bahçe yazılmıştır. Sicilde de yazılıdır, zira her sene bostancıbaşı izniyle terekecibaşı tarafından beş on nefer bostancılar gelip saadetli padişahın kilâr-ı âmiresi için bu Gemlik şehrinin 77.000 dönüm bağlarından padişah için 100.000 adet adam kellesi kadar narların seçkinleri alırlar ki sanki her biri Bağdad diyarı yakınında şehriban'ın feyz narlarıdır. Oradan vezire, şeyhülislâma, kadıaskerlere, valide sultana, hasekilere kısacası Der-i devlette işbaşında olanlara da 100.000 adet kelle kadar ekşi narları koparırlar. Binlerce adet narları tane tane edip padişah için cenderelerde sıkıp al renkli nar şırası olup fıçılar ile padişaha gidip defter ile bütün narları gitmesi gerekli olan yerlere dağıtırlar. Bundan başka İstanbul'a her sene bin adet gemi Gemlik narı gelip İstanbul'u kış vaktinde nara doyururlar.

Gerçekten de nar meyvesi kış günlerinin meyvesidir ki büyüklerin sözünde "Nar (ateş) kış gününün meyvesidir" buyurmuşlardır.

Bu anılan narları tahsil eden bostancılar bu şehri yönetirler. Bir hâkim de 150 akçe kadıdır. Tamamı (—) adet bakımlı ve şenlikli direkli İrem bağları gibi köyleri vardır.

Bir hakimi de yeniçeri serdarı, kethüdayeri, (—) tarafından subaşısı vardır. Kütahya Eyaletinde Gazi Hudâvendigâr, yani Bursa Sancağı hükmünde bakımlı şirin kasabadır.

Ve (—) adet altlı üstlü kârgir yapı kiremit örtülü haneler ve (—) adet mihrapta (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) ve (—) adet hanlardır (—) (—) (—) (—) (—) ve (—) adet hamamlar (—) (—) (—) (—) (—) ve (—) adet dükkânlardır ki her sanat erbabı mevcuttur. (—) (—) (—) (—) (—)

Beğenilenlerinden; narı ve zeytini gayet övülür. (—) (—) (—) Suyu ve havası orta hâilidir ve bütün halkı zevk ehlidir. (—) (—) (...) (...)

Gemlik külliyatının övgüsü: Bu süslü şehir içinde İznik Gölü'nün ayağı akıp bu Gemlik Körfezi içinde Bahr-i Rum'a [Marmara'ya] karışır. Hatta Sultan Süleyman hazretleri anılan İznik Gölü'nün ayağını açıp denizi göle karıştırıp gemiler tâ İznik'e yanaşıp iskele ola, oradan arabalar ile beş altı konak yerlerden türlü türlü mallar, keresteler ve odunlar gelip sonra İznik Gölünden gemilerle İstanbul'a her şey gelip bolluk ola, diye Süleyman Han bu güzel şeyi düşündü, ama Rum tarafında Varadin Kalesi gazası çıkıp bu güzel düşünceden vazgeçildi. Ama eğer böyle olsa İznik şehri işlek iskele olup imar olurdu. Zira bu Gemlik körfezi İznik tarafına girmiş hayli uzun körfezdir. Öyle olsa Gemlik kasabası da imar olurdu. (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—)

Gemlik kasabası ziyaretleri: Evvelâ şehir dışında Boğa Balı Efendi sırrı aziz olsun.

Sonra Şeyh Sübhân Efendi: Eşrefoğlunun halifesidir ki 7 kere kendilere Cenâb-ı Bârî’nin tecellîsi nasip olmuştur. Sonra,

Molla Celeb Mehmed Efendi ziyareti: Rumeli’nde Arnavut Belgradı'nda doğup perhizle yaşayarak halktan uzaklaşmış, dünya çirkefi mansıplarını terk edip İznik şehrinde [84h] Eşrefzâde Çelebi sohbetiyle şereflenince "Yâ Hû" ismine mazhar düşüp sonunda dünyayı da terk edip "Yâ Hum sözü diyerek hâlen Gemlik bağları içinde yeraltında kalmayı seçmiştir. Allah sırrını aziz etsin hâlâ herkesin ziyaret yeridir.

Sonra (—) (—) ziyareti (—) (—) (—) (—) (—) (—)

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗