Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiGöksun Yaylası
TÜRKIYE

Göksun Yaylası

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Göksun Yaylası

( ---) ( ---) suresinde "Göklerin ve yerin kilitleri O'nundur ... " [Zümer, 63] ayetinin yorumunda "mekalid" kelimesi kilit manasına inmiştir. Yani yeryüzünü mekalidler ile kilitledim. yani dağlar ile kilitleyip "Yeryüzünü dağlar ile kilitledim" manasıyla bütün tefsirciler yorumlamışlardır.

Nebe suresinde "Biz, yapmadık mı arzı bir döşek" [Nebe, 6] ayeti de o manayı verir. Yani "Habibim Muhammed'im! Biz dağları yeryüzüne kilit ve direk yarattık" buyururlar.

Zira yeryüzünde ulu dağlar olmasa yeryüzünü titreme sarardı. Kara ve denizler seyyahları ve gece gündüz dünya gezgini olan Papamonta yazarı, Atlas, Minör ve Coğraf kitabları yazarlarının sağlam görüşleri üzere yeryüzünde toplam 148 adet ulu dağ vardır ki yukarıda yazılmıştır.

Bu Göksun Yaylası Dağı da anılan 148 yüksek dağın birisidir. Öyle yüksek bir dağdır ki övgüsünde felekteki melekler acizlerdir. Öyle büyük bir dağdır ki on kere yüz bin (bir milyon) adam ve yüz kere yüz bin (on milyon) hayvan yaylasa rahatça ve genişçe gezip dolaşırlar.

Konya eyaleti ve Maraş eyaleti halkı ve nice boy Türkmenleri bu yaylada cilvelenirler ancak birbirlerinden haberleri olmaz. Bu yüksek dağda olan otlar, bitkiler, çiçekler ve ispeçar (deva otları) bir ülke yaylağında yoktur. Ancak Erzurum ensesinde Bingöl YayIası'nda hadsiz hesapsız otlar vardır.

Nice bin kaynak akarsular var ki her biri birer abıhayattan nişan verir. Böyle geniş bir dağdır. Hatta 922 [1516] tarihinde I. Selim Şah İran ülkesi şahı Şah İsmail üzerine sefere giderken Zülkadriyye sahibi Sultan Alaüddevle Mısır'da Sultan Gavri'nin kışkırtmasıyla Osmanoğlu askerinin ilerisini ve gerisini yağmaladığında Selim Han Sultan Gavri'ye mektuplar göndererek,

"Şu Alaüddevle'yi zabt edin, İslam askeri geçiş yeri üzerinde yol kesicilik eder. Hakkından gelin yohsa hakkından gelirim" diye mektuplar gönderdiğinde Gavri mektubu okuyup yazdığı cevapta,

"Hakkından gelmeye kadir isen gel" deyip Selim Han'a mektup gönderir. Bir mektup da Alaüddevle'ye gönderip,

"Göreyim seni Şah İsmail'e nice yardım edersin" der. Selim Han Çıldır (Çaldıran) Sahrası'nda Şah İsmail ile ceng ederken görse ki 20.000 kırmızı şalvarlı Mısır silahşörü pür-silah asker ve 20.000 Alaüddevle'nin Zülkadirli, Mamaylı, Pehlivanlı ve Yeni-illi Türkmen askeri ve şah askeri, Selim Şah'ı askeriyle ortaya alıp kıra kıra imha etmek üzere iken Cenab-ı Bari yardım edince yardım rüzgarı Selim Han tarafına esti. Bütün Mısırlıları. Türkmenleri ve Şah askerini tamamen kılıçtan geçirdi. Şah İsmail ancak 70 adet kimse ile Azerbaycan' a can attı. Selim Han İran ülkesi şahının yedi adet beylerbeyilik yerlerini feth edip İstanbul'a geldi.

Oradan dört mezhep şeyhülislamlardan sağlam fetvalar alıp Mısır Sultanı Gavri'nin Kızılbaş'a yardım ettiği için üzerine sefer açtı. Selim Han Kayseri'ye geldiği sırada Maraş hakimi Alaüddevle bu Gôksun Yaylası'nda 100.000 asker toplayarak Selim Han'ın Mısır üzere gitmemesine uğraşıp türlü türlü yol kesicilikler ederken Selim Han veziriazamı olan Tavaşı Sinan Paşa'yı ve Vezir Ayas Paşa'yı 40.000 asker ile Göksun Yaylası'na gönderdi.

Alaüddevle ile öyle büyük bir ceng ettiler ki Osmanoğlunun 11 büyük cenginin biri de bu Göksun cengidir. Sonunda Tanrı'nın emriyle Sinan Paşa galip gelerek zafer elde etti. Sultan Alaüddevle'yi yetmiş boybeyleriyle ve yetmiş adet beyleriyle tamamen katl etti. Selim Han kellelerini mektuplar ile Gavri'ye gönderip,

"İşte haklarından geldim, hazır ol vaktine!" diye haber gönderdi. Gavri, 100.000 asker ile Mercidabık Sahrası'nda yenilince Mısır'a kaçar. Hala Mısırlıların kemikleri Mercidabık Ovası'nda öbek öbek yığılıdır. Türkmen kemikleri Göksun Yaylası'nda yığın yığındır ki hala Alaüddevle'nin kabri ve 70.000 Türkmen bu Göksun'da gömülüdür. Diller ile anlatılmaz ve kalemlerle yazılmaz. Övülmeye ihtiyacı olmayan güzel bir yayladır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗