Güvercinlik Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Güvercinlik Kalesi
Bu pazarda bir gün konup acayip ve garip şeyler görüp Ulusu Köprüsü'nden geçip 5 saatte düz ormanlar içinde gidip sol tarafta,
Teke toprağında Karahisar nahiyesinde bir yalçın tepe üzerinde dört köşe bir şeddadi bina sarp ve sağlam kaledir. Büyüklüğü 800 adım bir kat yüksek kaledir. Güneye bakan bir kapısı var. İçinde dizdarı ve neferi yoktur. Ve 40-50 kadar saz örtülü Türkmen evleri vardır, onlar da kışın otururlar, başka zaman boştur. Bunu da görüp ve 1 saat gidip,
File Deresı'ni at ile geçtik. Manavgat sınırı derler ama köylerinden ve kasabalarından bir fert haber vermeyip aciz kaldık. Hepsi "Manavgat'ı bilmeziz" diye inkâr edip başkasına salarlar idi. Acayip haramzâde kavimdir.
Bu dağlarda kaplan çoktur, zira gayet sarp taşlı ve ormanlı dağlardır. Hatta hakir "Ayâ, bu gece nereye konsak?" diye serseri gezerken bir dere içinde bir camızı bir kaplan avlayıp önce ciğerini çıkarıp yerken biz de üzerine vardık. Hemen avını bırakıp derenin bir yüksek yerine çıkıp bize yan yan bakarken fakir camız can havliyle ayağa kalkıp giderken yine yıkıldı.
Hemen kaplan şimşek gibi gürleyip üzerimize saldırıp gelirken hemen hakirin köleleri birkaç kol tüfenkleri atınca kaplan bir tepe üzerinde durdu. Hakir uzaktan seyrederken dağlar içinden bir gürültü kopup bu kaplanın avı üzerine Kastamonu katırından iri bir kaplan, camızı görüp hemen anında parça parça edip yemeye başladı. Evvelki kaplan da gelip birbirleri ile cenk edip ikisi de birbirini öldürdüler.
Hakir bu hâli görüp Allah'a şükreyleyip kaplanların yanına varıp derilerin yüzerken üç Türk adamı geldi, onlar da bize yardım edip hemen yüzdüm. Böylece iki kaplan derisi sahibi oldum. Büyük seyirler edip hayretler içinde kaldık.
Bu Manavgat kavmi, kaplanlarından melunlardır. Kısacası "İşte Manavgat bu mahaldir" der adam bulamayıp başıboş şaşkınlık içinde 9 saat gezip sonunda,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗