Hakaniye (Seddülbahir) Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hakaniye (Seddülbahir) Kalesi
Bu kale de Veziriazam Köprülü isteğiyle 1068 [1658] tarihinde bizzat Sultan IV. Mehmed Han'ın gaza malıyla yeniden yapıldı. Bu mahalde saadetli padişah varınca bütün donanma-yı hümâyûn forsa esirleri tüm Kaptan Paşa Eyaleti zeamet ve timar sahipleri, cebelüleri, bu kadar mimar, yapı ustası ve 10.000 adet reaya ve berâyâ toplanıp büyük gayret edip var güçlerini sarf ederek yapmaya başlayıp deniz kıyısında yalçın kaya burun üzerinde önce büyük tabyalar yapıp üzerlerine yirmişer adet balyemez toplar ve aşağı deniz kıyısına 50 pâre şayka toplar koydular ki her biri yedi başlı ejdere benzer. Hatta saadetli padişah buraya baştarda-i hümâyûn ile gelirken bütün toplara ateş edip şenlikler edilince her topun gülleleri deniz üstünde seke seke tâ Bozcaada'ya yakın gittiler. Zira bu kale Akdeniz'e göğüs vermiş yalçın kaya üzre ensesi dağlara yaslı, tam yerinde yapılmıştır. Gerçekten de Kaptan Ali Paşa eliyle bu, sağlam bir kale ve dayanıklı hisar oluyor. Hak Taalâ hayr ile tamamlanmasını nasip ede.
İlk başta hisar içinde Hünkâr Camii temelini bırakmışlar, inşaallah mükellef cami olur. Ama kalenin kara tarafına bir enli ve derin hendek kazmışlar ki insan aşağı bakmaya cüret edemez. Bu taraf duvarları iki kat kaim ve 40 ayak enli duvardır ve fırdolayı büyüklüğü 1.300 adımdır. Limam kalenin kuzeyinde iyi demir tutar yataktır ki donanma-yı hümâyûn 80 pâre kadırga ile demir atıp rahatlıkla sığınıp yatarlar idi. O gün padişah gelince Kaptan Ali Paşa büyük bir ziyafet etmiştir ki anlatılmasında dil kısa kalır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗