Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiHarir Sültan
BULUNAMAYAN YERLER

Harir Sültan

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Harir Sültan

Kethüdası karşı çıkıp sültan sarayında konduk. Meğer sultan avda imiş. Bin kadar nökeriyle, tula, taraş, çapar ve halasçı zağarlarıyla avdan gelip hakirle görüştükde,

"Bre emmim oğlu canım, bre hoş geldin!" diye hakir ile tanıdık gibi konuşmalar yaptı. Meğer Türkmen adamlarından Kızıklı kabilesinden imiş. 7.000 kadar adamıyla Şehrezûl'dan Acem'e gelip şahdan tac giyip hoş-nişin sültan olmuş. Mektubumuzu verince yüzüne gözüne sürüp yine hakire verip "Okuyun" dedi. Hakir okuduğumda, ne yazdığını bilince:

“Vallahi biz Rumiye hanıyla Pinyaniş'i urduğumuzda 20 sültan ıdık. Aldığımız koyunları güzel şahımız “Verin derse baş yüz üstüne" deyip hakire o an belindeki kılıcını bağışladı.

"Yok kılıcın almam, Osmanlı arasında ayıptır." dedim.

"Hey kurban olayım Osmanlı sana!" deyip gayrı kılıç ve bir kara çubuk at hediye verip Rumiye'ye o da gelecek oldu.

Bu yukarıda yazılan 7 adet sültanların hepsi Ahmed Han ve Mustafa Han zamanında Osmanlıya tabi onar bin Türkmen'e sahip Türkmen beyleri idi ki Harir ve Ardalân Dağları'nda yaylalanırlardı. Sonra Sultan Osman olayı sırasında ve Murad Han cülusu gününde Kızılbaş Tebriz'e ve Rumiye'ye istila edip bunların hepsi şaha tabi oldular. Ama hepsinden haber aldım, yine Osmanlıyı isterler. Allah kolay etsin.

Bu sültanların hepsinden hediyeler alıp doğruya doğru 7 saat,

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗