Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiHasan-abad Kalesi (Pasinler)
TÜRKIYE

Hasan-abad Kalesi (Pasinler)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Hasan-abad Kalesi (Pasinler)

Pasin Ovası'nın kuzey tarafında ( ---) ( ---) dağının eteğinde başka bir gökyüzüne doğru uzanmış yalçın kaya üzere iç kalesi vardır ki doğu tarafında Ilıcalar tarafından aşağı bakmaya insanın ödü patlar. Bütün ovaya göğüs vermiş bir heybetli samanyolu gibi semaya baş çekmiş güzellikler sahibi, sağlam, dayanıklı taş yapı bir kaledir. İçinde kale kumandanı, imam ve mü'ezzinden başka kimse olmaz ve buraya at ve eşek çıkamaz. Revan fatihi Sultan IV. Murad Han için derli toplu bir seyirlikli köşkü var. Melek Ahmed Paşa efendimiz bu köşkte Revan'a giderken silahdar olup silahdar nişancı oldu ki Koca Nişancı adıyla meşhur olmuş idi. Silahdarlıktan azledilmesinin sebebi Murad Han'ın gece üzerindeki yorganının mum kıvılcımından yanmasıdır, bundan dolayı azledildi.

Bu iç kale fırdolayı bin adımdır ve asla hendeği yoktur. Batı tarafa bakar bir demir kapısı var ama bu iç kalenin kuzeyi tarafında havalesi var. Ondan aşağı varoş,

Rıbat Kalesi: Alçak yerde iki kat büyük bir kaledir. Fırdolayı büyüklüğü 6.000 adım dörtgen şeklinden uzunlamasına taş yapı güzel bir kaledir ki beyaz kuğu gibi uzaktan bellidir. Ama duvarları on sekizer arşın alçak boyu vardır. Lakin iki duvardır. Üç tarafındaki hendeği de gayet alçaktır ama düşmandan asla korkusu ve çekinmesi yoktur. Zira alçak sulu zemin olduğundan düşman metrise giremez. Bir zira kazılsa suyu çıkar, batak ve çatak yerdir.

Toplam (---) kapısı var, batı tarafına Erzurum Kapısı, demir kanatlı büyük kapıdır. Ilıca Kapısı ve Uğrun Kapısı kapalıdır, doğu tarafta Kars yönüne açılır.

Toplam 700 kulu, kale kumandanı, donanımlı cebehanesi ve küçük büyük 60 pare topları vardır ki büyük cebehaneli sağlam kaledir. Lakin (---) tarihinde Abaza Paşa ansızın hile ile bu kaleyi aldıktan sonra isyan etti. Önünde kıble tarafı bir Pasin Ovası'dır ki uzunluğu 7 konaktır.

Bu kale içinde tamamı 590 hane toprak örtülü tek katlı ve kargir yapı kış evleridir.

Ve tamamı 9 mahalle ve 9 mihraptır.

Bunlardan en mükellefi Süleyman Han Camii; bir minareli ve toprak örtülü eski tarz alçak camidir.

Küçük bir çarşısı vardır, ama bedesteni, imareti ve medresesi yoktur. 6 sıbyan mektebi, bir hanı ve bir hamamı vardır, ama genellikle hamamı kapalı durur.

Bütün halkı cesur, namlı, yarar, hüner sahibi yiğit, fukara şekilli, garip dostu adamları var. Suyunun ve havasının tatlılığından zeki yaratılışlı kimseleri vardır.

Özellikle şairler sultanı Nef'i Efendi, bu amber kokulu toprakta doğmuştur. Nef'i'den bütün insanlar yarar görüp san'atlarında ustalık kazanmışlardır.

Ve bu kalede ve etrafında asla bağ ve bahçe olmaz. Gayet çok sert kışı olur, ama hububatı ve mahsulleri çok [291a] ve bolluk yeridir. Lakin balı ve ekmeği delicelidir.

Hatta hakir kale kumandanı hanesinde kahvaltı yapıp azıcık bir bal yemiş olduk, meğer bok yemişiz. Yarım saatten sonra cihan başıma dar olup sersem oldum. Az kaldı ki kaleden aşağı kendimi atayazdım.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗