Hatukay (Khatukai)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hatukay (Khatukai)
Bu diyarda köye "kabak" derler, bir mamur köydür. İçinden akan nehre Aburgan Nehri derler. Abaza dağlarından doğup bu mahalde Kuban Nehri'ne karışır.
Bu gece bu kabakta konuk olup paşa tarafından alay çavuşları bütün ağalara “Basiret üzere olun" diye tembih edip herkes mallarını saklayalar.
Bu hal üzere sabah olunca onu gördük: Paşanın gözleri nuru 2 tane güneş parçası oğlanını yürütmüşler. Bütün ağaların atlarında paybend ve köstek kalmamış. Hemen paşa öfkelenip,
"Ta bu uğurlanan kölelerim bulununcaya kadar biz bu yerden bu kadar askerle kalkmam" deyince gördüler ki bir şanlı vezirdir, her gece yüzer koyun ve biner at yemi gider.
Sonunda dağlara adamlar üşürdüler, meğer köleler Abaza oğlanları idi. Hemen dağlardan oğlanları ve çalan Çerkezleri paşa huzuruna getirip oğlanlara beşer yüz değnek ve hırsız Çerkezlerin ikisinin de boyunları vuruldu. O an göç boruları çalınıp batı yönüne Dağıstan içinde giderken hakir hamd edip,
"Bir şeyim çalınmadı" derken bir saatten sonra altımdaki atım topalladı.
Aya bu at kardan ve çamurdan ökçeledi mi ki yahut ayağını buz mu kesti ki?" diye şek şüpheye varmışken kölemin birinin de altındaki atı topal oldu.
"Bre bu ne haldir. Şu atların ayaklarına bakın" dedim. Gördüler ki Çerkez hırsızları gece 7 baş atımın ayaklarından nallarını söküp çıkarmışlar. “İlahi Hak bela versin melunlara" diye hakir yedek ata bindim, benim atım boş gitti. Kölemin biri de bir boş ata bindi. Nalbant ve çarşı pazar yok ki nal vurdurasın.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗