Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiHavale Kalesi (Avala)
BALKANLAR & KAFKASYA

Havale Kalesi (Avala)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Havale Kalesi (Avala)

İlk yapıcısı (—) tarihinde Yıldırım Bayezid Han'dır. Gazi Şehabeddin Paşa eliyle yapılmıştır. Bu kaleyi yapıp Belgrad Kalesi kâfirlerini zayıf düşürmek için Yıldırım Han Semendire hâkimi Delakoğlu Duçye kâfirin kızını nikâh ile alıp Delakoğlu yardımıyla bu kaleyi yapıp Belgrad keferelerine huzur vermeyip amanlarını kesmişti.

Sonra Timur Han olayında Yıldırım Han vefat edince Sırp kefereleri fırsat bulup Havale Kalesi'ni işgal ettiler. Daha sonra 846 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han Belgrad fethine gelirken bu kaleyi Gazi Porça'ya feth ettirmiştir. O asırdan beri İslâm elinde kalmıştır. Sonra Mehmed Han Belgrad'ı alamayıp fetihsiz dönmüştür.

Hâlâ bu yüksek kale Semendire Sancağı toprağında Belgrad nahiyesinde gökyüzüne doğru bar uzatmış yalçın kaya üzerinde [32 a] asla havalesi yok, ismine uygun havalesiz Havale Kalesi'dir ki Belgrad şehrine havale olmuştur. Duvarı büyük bir kapılı, hendeksiz, küçücük taş yapı bir şirin kaleciktir, ama bu yüksek kale her tarafta beşer konak görünür. Kuzey tarafında Tımışvar'dan, batı tarafında Sirem Mitroviçsesi'nden, kıble yönünde tâ Karadağ'dan görünür. Havale Kalesi denmeden maksat bu anılan vilâyetlere havale olmuş bir kaledir, asla ona havale bir şey yoktur.

Bu kalenin tepesindeki burcu üzerinden tâ Hersek Sancağı dağları görünür. Gazi Porça bu kaleyi 40 yiğit ile feth edip bu kale taşrasına bir kat sağlam duvar çekmiş ve bu duvara kıbleye bakar bir kat demir kapı da yapmış, gayet sarp ve sağlam etmiş.

Bu kalenin dört tarafı öyle uçurumdur ki Allah saklasın insan aşağı bakmaya cüret edemez. Ancak batı tarafında bir küçük varoşu var, o tarafta bir kesme kaya sehel hendeği gayyâ kuyusu gibi bir derin çukurdur. Gazi Porça zamanında böyle küçük kaleden 1.000 adet seçkin yiğit gaziler pür-silâh ve atlı çıkıp o vilâyetlere ve Belgrad'a el-aman dedirtip Tuna kenarında esvap yıkayan kızları alıp şahin yuvasına gelir gibi Havale'ye gelirlermiş. Hâlâ o gazilerin odaları kale içinde kat kat, küçük küçük daracık odacıklardır ki hepsi bekâr imişler, asla evliler değillermiş, ama hepsi yetmiş tasdan geçmiş öldürücü zehir imiş. Ancak odaları günden güne viran olmadadır, zira bu kale şimdi iç elde olmak ile imar etmeye muhtaç değildir. Yine de dizdarı, 50 adet silâhlı neferatları, yeteri kadar cebehanesi, birkaç şahî topları, bir camii, hoş su sarnıçları ve 5 adet hanesi var, avlusun gayet daracıktır.

Batı tarafında kaleden taşra 100 kadar bağlı ve bahçeli, saz ve kiremit örtülü varoş evceğizleri ve bir camii var, çarşı pazar, han ve hamamı yoktur; ama cennet bahçesine benzer mesiregâh bağlan çoktur. Yaratıcı'mn hikmeti bu yüksek dağın üzerinde bağların maksureleri yanında ikişer üçer kulaç kadar yakın âbıhayat kuyuları var ki her biri şarâben taburdan nişan verir kevser sulandır. Ve tüm bu bağlar Belgrad ayanının mesiregâhlarıdır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗