Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiHavar Kalesi
BULUNAMAYAN YERLER

Havar Kalesi

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Havar Kalesi

Bu kaleyi 99 [717-8] tarihinde Hazret-i Ömer’in oğlu Abdullah yapmıştır ki Hazret-i Ömer’den sonra bu Melik Abdullah bin Ömer büyük şanlı padişah olup Basra, Bağdad, Medâyin, Şehrezûl ve Musul diyarlarına sahip olup velvele veren bir melik olduğundan Mervan-ı Himâr oğlu Abdülmelik, Şam şahı iken adı geçen Abdullah ibn Ömer'in Acem diyarına, Basra, Lahsa, Umman ve Irak'a ülkesine sahip olup Havar Kalesi'ni Şehrezûl toprağında yaptığını Abdülmelik ibn Mervan duyup Şam'dan büyük ordu ile Abdullah ibn Hazret-i Ömer üzre gelip Havar Kalesi altında büyük savaş olduğundan Havara Kalesi halkı gördü, bir kere "havâr havâr" deyip dal-satur olup Abdülmelik ibn Mervan'ın uğursuz ordusuna bir Muhammedi satur vurup Havar Kalesi’ni Mervanoğulları'ndan kurtardıkları için Havara Kalesi derler. Daha önce ismi Kürtçe Keyhû Kirman idi. O büyük cengden sonra Havar Kalesi adıyla meşhur olmuş bir (— ) kaledir.

Sonra bu kaleyi yapan Abdullah ibn Ömer asker toplayıp Şam diyarı üzerine varıp Abdülmelik ibn Mervan ile büyük ceng ederek Abdülmelik'i bozguna uğratınca Abdülmelik, Yezidî ve Mervaniyân sakin olduğu Kelbin Dağlarına kaçıp adı geçen Abdullah ibn Ömer, Şam Şehri'nden o kadar mallar ve hazineler aldı ki diller ile anlatılmaz. Daha sonra zafer kazanmış olarak Şehrezûl'da bu Havara Kalesi’ne gelip Şam'ın ganimet mallarıyla Şehrezûl diyarmı ve Lûristan ülkesini imar edip günden güne tanınan bir melik oldu. Hatta o kadar mal sahibi oldu ki bin adet azatlı kulu divanında el kavuştururlardı; diğer mal ve köleleri ona göre kıyaslansın.

Zira bu Abdullah, Hazret-i Risâlet-penâhin hayatında dört yaşında idi. Hazret-i Ömer Allah ondan razı olsun İslâm ile müşerref oldukta bu Abdullah babası Hazret-i Ömer’e uyup çocuk iken iman ettiğinden Hazret-i Resûl bu Abdullah'a dua edip arkasını sıvazladı ve "Sen benim manevî oğlumsun" dedi. Hatta Hazret-i Resûl'ün hatunu Hafza binti Hazret-i Ömer'in ana baba bir kardeşidir. Bu Abdullah Hazret'den 630 hadis nakletmiştir.

İşin sonunda yine Mervanîlerden Abdülmelik ibn Mervan derdinden Irak toprağında Şehrezûl ülkesinde bu Havara Kalesi'ni terk edip Mekke-i Mükeremeye gidip kendini dünyadan soyutlamış iken yine Abdülmelik ibn Mervan zamanında 74 [693-4] tarihinde Mekke'de vefat edip Mekke dışında Muallâ adlı mezarlıkta Hazret-i Hadice Ana yakınında yatmaktadır.

Daha sonra bu Havara Kalesi'ni Mervanîler işgal edip nice bin eski melik eline girmiş çıkmıştır. Sonunda 962 [1555] tarihinde bizzat Süleyman Han çağında Bağdad Valisi Baltacı Mehmed Paşa fethedip Şehrezûl Eyaletine eklenmiştir. Sonra yine Acem istila edip hükümetini Lûristan hâkimine bağışladı. Daha sonra 1040 [1630-31] tarihinde Vezir Hüsrev Paşa'ya Lûr hâkimi Hüseyin Han bu Havara Kalesi'nin anahtarlarını teslim edince yine kale hükümeti kendine bağışlandı.

Havara Kalesi'nin şekli: Bir verimli ovanın ortasında bir yığma tepe üzerinde rıhtım toprak ile yapılmış sağlam bir kaledir. Doğu tarafa bir kapısı var, dörtgen şekilli sanatlı bir kaledir. Bu kale Şehrezûl Eyaletinde Lûr hâkimi hükmündedir. Hâkiminin elinde hatt-ı şerifleri vardır ki Acem galip olsa Acem'e ve bazen de Osmanlıya tabidir. Hâlâ hutbesi Osmanlı adma okunur. 6 adet hutbeli camileri, han, hamam, medrese ve mektepleri ve yetecek kadar dükkânları vardır. Ve bağ ve bahçesi boldur. Ve şehir içinde tatlı suları bol bol akar.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗