Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiHayrabolu
TÜRKIYE

Hayrabolu

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Hayrabolu

Rum Yanvan'a göre Dimodoka Kalesi sahibi Dimodoka adlı kardeşler ortak olarak yapmışlardır. Nice devletten devlete düşmüştür. Sonunda Peygamber Efendimizin mucizesi bereketiyle 759 [1358] tarihinde Orhan Gazi zamanında Sultan Orhan oğlu Süleyman Beşe, Kara Ece Yakub, Sarı Hoca, Kara Koca, Kara Mürsel, Kocaeli Bey, Kara Foça, Kara Sığal ve Kara Tazkır adlı 70 adet Karalar ile ilk defa Kapudağı'ndan gemiler ile bismillah ile Rumeli toprağına geçmiştir. İlk başta İpsala'yı fethedip ilk salayı [namazı] orada kıldıklarından İbtida Sala kalmıştır.

Oradan seğirtip 70 nefer kara kocalar bu Hayrabolu Kalesi'ni kuşatıp fethinde zorluk çektiklerinde "Nice olur vakit dar olup kale fetholmadı" dediklerinde Gazi Süleyman Beşe, "Fetih hayrı boludur" derler. Allah'ın emriyle kale aman ile fethedilip ismine "Hayrı bolu" dan galat Hayrabolu derler. İsimlenme sebebi budur.

Bu kaleden Müslüman gaziler o kadar Karun malına gömülüp o kadar değerli kumaşlar ve ganimet malları alıp bu şehirde yerleşip çok hayırlar ettiklerinden de Hayrı Bolu diye isim vermişlerdir. Hala Rumeli Eyaleti'nde Edirne bostancıbaşısı hükmünde iken hala bu şehirde Osmanlı'nın nice bin katar develeri kışlağı olup bu kadar kervansaray deve ahırları olduğundan hala Dergah-ı Ali mirahur ağalarının hükmünde olup hass-ı hümayun tarafından sarban şütürban başı hükumet eder.

150 akçe payesiyle şerif eski kazadır. Nahiyesi (---) köydür.

Fetihten sonra kalesini yer yer yıkmışlar ki bir daha kafirler gelip yerleşmeye kalkışmasınlar. Hatta [381a] İstanbul çevresini ilk fethettiklerinde böyle yıkarlarmış. Zira o zaman Osmanlı'da kuvvet ve kudret yok idi ki fethettikleri kalelere kul ve mühimmat koyup zapt ede. Zapt edemediklerinden Osmanlı Tatar gibi kaleleri sevmeyip berbat edip geçerlermiş.

Hala Hayrabolu'nun sipah kethüdayeri, yeniçeri serdarı, şeyhülislamı ve nakibüleşrafı yoktur, zira Edirne şehri gayet yakındır. Onun için hakimleri yoktur ama ayanı eşrafı gayet çoktur.

Hayrabolu zemininin şekli: Şehri bir geniş düz ovada bağlı bahçeli ve abıhayat suları akan, bakımlı ve şenlikli yerdir ki sanki küçük Edirne'dir.

Cümle (---) adet kiremitli, baştan başa iki katlı, hepsi kargir yapılı mamur ve süslü, eski yapı büyük hanelerdir. Bunlardan güzel yapı (---) hanesidir. Ve
.................. (2/3 satır boş) ...................

Beğenilenlerinden, ovalarında olan bitki ve otlardan yoncası, tirfili, kara ayrığı, lihası, dürüğ otu, gök çemeni ve diğer otlan bir diyarda yoktur. Meğer Erdel Vilayeti'nde olan yonca ve sabuç otu ola. Onun için Osmanlı'nın 2 bin devesi bu lalezar ve çemenzar ovada başıboş olup otlayıp gezer. (---) (---) (---).

Suyu ve havası o kadar hoştur ki mahbub ve mahbubesi kulak memesi gibi gayet pembe tenli olurlar. Havası avradıyla develere pek yararlıdır.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗