Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiHazret-i Halilü'r-rahman (El Halil)
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Hazret-i Halilü'r-rahman (El Halil)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Hazret-i Halilü'r-rahman (El Halil)

Bazılar Dâr-ı Ebu’l-enbiyâ Kalesi derler. Kudüs-i şerif Sancağı toprağında paşa hâssıdır ve subaşılıktır. Üç bayrak asker ile mutasarrıftır. 150 akçe kazadır, molla nahiyesi olmuştur. Nahiye köyleri 75 asi beldeleridir. Kethüdayeri ve yeniçeri serdarı yoktur, ama dizdarı ve kale neferleri vardır. Ayanı eşrafı gayet çoktur. Hepsi ehl-i huzurdur. Hazret-i Halil himayesinde sultan surresi ile geçinir bir alay senâ-hân yaşlı ve gençlerdir.

Kalesi bir kayalı bayır dibinde dört köşe eski bir yapıdır ki her sert taşının özellikleri dillerle anlatılmaz. Bazıları Cân bin Cân yapısıdır derler. Bir Kahkaha binasıdır. Çepçevre büyüklüğü tam bin adımdır. Kıbleye bakar bir kapısı var ve içinde 200 adet kireç ile örtülmüş haneleri var. Ama çarşı pazarı, hanı hamamı yoktur. Ancak bir mescidi var.

Bütün yapıları mamur taşra varoşundadır. Bu varoş kaleye bitişik güney ve batı tarafında tamamen kârgir bina, bağlı bahçeli, akarsulu, kireç ve toprak ile örtülü 600 adet mamur hanelerdir. Tamamı (—) mihraptır.

...

Bu varoş (—) mahalle ve (—) adet hanedir. Hepsi bağlı bahçeli ve kârgir kale gibi kuleli hanelerdi.

Bu şehrin dört tarafı baştan başa sarp taşlıktır. Bütün evleri beyaz kireç sıvalıdır. Halilü'r-rahman'dan başka selâtin camii yoktur. Şehrin kuzeyinde Hazret-i Osman Camii var, ama şehir dışında kalmış, cemaati yoktur. Bir eski tarz düzgün minaresi var, bunun da yüzü kireçlidir.

Bu semtte tamamen Yahudiler oturmaktadır. Onun için Hazret-i Osman Camii'nin cemaati yoktur. Ama imamları, hatipleri, müezzinleri ve mürtezikası vardır. Cuma gününde büyük cemaat toplanıp namaz kılarlar. Bundan başka yedi adet mescit vardır.

2 tekke ve 3 hamamı var. Halilullah Hamamı acayip ve garip tarzlı peygamber binasıdır ki mucize ile yapılmıştır. Hasta girse Allah'ın emriyle şifa bulur. Suyu ve havası hoş ve aydınlık iç açıcı hamamdır.

Üç hanı var. Koca Mustafa Paşa Hanı kale gibi büyük bir handır. Paşa tarafından voyvoda bunda beş bayrak asker ile yönetir. Tamamı 200 odadır ve 2 bin at alır büyük bir meydanı var. Dört tarafında, odaların altı baştan başa at ahırıdır ama suyu birkedendir. Başka hanlarda kuyular vardır.

Bu varoşun dört tarafında kale yoktur ama Halilü'r-rahman türbesi iki kat kaledir. Dizdarı ve neferleri (—) (—). Zira o türbede olan hazine meğer Medine-i münevverede ola.

Bu şehir gayetle serhattır ve Arabistan çölleridir. Doğusu ve kıblesi taşlık ve çöldür, ta Bağdad'a varıncaya kadar uçsuz bucaksız çöldür. O türbeler içinde nice türlü milletten çöl Arabi, eşkıya ve soyguncu kavim vardır, onlardan korkulup bu Halilü'rrahman'ı koruyup kale içine almışlardır. Ama bu türbeye kötü gözle bakanlar defalarca helak olmuşlardır.

Hâlâ bu şehir halkı Allah'ın korumasındadırlar. Zira bütün koyunları ve sığırları otlaklarında çobansız gezerler, asla kurttan korkmazlar. Bazı insanlar evlerinin kapılarını kapatmazlar. Ama bazısı "Ehl-i beyte harami gelir" diye kapılarını kapatırlar. Zira suyu ve havasının hoşluğundan mahbûb ve mahbûbesi çoktur.

Bütün halkı Araptır ve gayet inatçı ve kavgacılardır. Genellikle alaca abâ giyerler. Ve beyaz sarık giyerler. Ayanı çuka ve sof cellâyî kırmızı sof giyerler. Kadınları altın ve saf gümüş üzere beyaz çarşaf bürünürler.

Reayasının çoğu Yahudi, Karayî, Yakubî ve Dürzîlerdir. Ama Ermeni ve Urum asla gelip yerleşemez. Ticarete gelen bile üç günden fazla duramaz, hemen ölür.

Ve 200 dükkânı var. Bedesten virandır. Bazı evler altında sebilhaneleri vardır. Bağı bahçesi Kudüs-i şerif yolu üzere dağı taşı tutup 7 saatlik yer baştan başa bağ bahçedir. Her sene Cenâb-ı Bârî öyle Halil berekâtı verir ki Mekke ve Medine'den, Mısır ve Irak'tan nice kere yüz bin deve gelip Halil üzümü diye bezirgânlar kuru üzüm yükletip vilâyet vilâyet götürürler. İnciri, narı, çeşit çeşit sulu üzümü, elması, ayvası, Halil dibsi, yani pekmezi ve zeytini meşhurdur.

Bütün halkı bağbandır, zira ziraat yeri azdır. Bir tür bir çekirdekli üzümü olur, İzmir, Kuşadası, Kara Bağlar'da, İstanköy'de ve Acem Hoy Menendi'nde olmaz. Kırmızı Yemen akiği gibi bir üzümdür. Ama İlâhî hikmet şarap yapsalar sirke olur, Hazret-i Halil mucizesidir. Ama zeytini ve zeytinyağı o kadar çok olur ki Mühr-i İlyas İskelesi'nden her sene gemilere üzüm, incir, zeytin ve zeytinyağını doldurup dip Frengistan'a gider.

Taşlık yer olmakla sıcak çok şiddetlidir. Yer yer halkının yüz renkleri kırmızıdır. Ama birbirleriyle iyi geçinmezler ve gece gündüz kavgaları çoktur, gayet inatçı ve kavgacı kavimdirler. Dağlarında 5-10 bin tüfenkli adamları vardır. Hâkime itaat etmezler. Gayet zengin ve cömert kavimdirler. Cenâb-ı Bârî mallarına ve bağlarına Halil berekâtı vermiş. Yemeklerini yalnız başlarına yemeyip elbette misafirle yerler. Hak Taalâ bereket vermiş kavimdir.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗