Hazret-i Kefil Peygamber ibn Hazret-i Eyyub Ziyaretgahı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hazret-i Kefil Peygamber ibn Hazret-i Eyyub Ziyaretgahı
Nur dolu bir kubbenin içinde medfundur. Bir fersah yerden belli yüksek bir türbedir. Bu büyük eserin ve bu hayratın (—) yapıcısı bizzat Hazret-i Ömer’dir ki Basra Kalesi fethine geldiklerinde yapmışlardır. Bütün göçebe Arapların değerli malları bu Kefîl Peygamber’in türbesinde emanet durduğundan Kefîl Peygamber derler. Ama asıl Zülkifl Nebî’dir. Zira Kur'ân-ı Kerim'de (—) "Zülkifli de an." [Kur ân, Sâd, 48] (—) (—) (—) lafzıyla yâd olunmuş peygamberdir. Nurlu kabrinde öyle heybet var ki insan ziyaretine gittiğinde hayran kalır.
Burada emanet olan mallara hiçbir kimse el uzatmaya cesaret edemez. Kapısı, bekçisi, nurlu türbenin de kapısı ve kapıcısı yoktur, bütün mallar öylesine yatar. Gerektiği zamanlarda mal sahipleri erzakını alırlar. Bir yüzüğe veya bir iğneye el uzatmaya güçleri yetmez. Her kim bu emanet şeylere el uzatsa o an can verir, bu türbenin kapısı önüne gömerler. Orada ne kadar mezar varsa a emanete hıyanet edenlerin kabirleridir. Onun için kimsenin bir şeye el koymaya gücü yetmez. Binlerce defa denenmiş peygamber sırrıdır. Bu bölge halkı gayet saygı gösterir ve inanırlar.
İsrailî dilinde bu Hazret-i Zülkifl'in ismi Hırkil'dir. Keykubad Melik zamanında dünyaya gelmiştir. Peygamberlikten sonra Keykubad Şah Hazret-i Zülkifl’e iman etmiştir. O zamanda yüzlerce yıldan beri bir sahrada ölmüş 3.000 adet kimse toz toprak olup yatarlardı. Zülkifl Nebinin duasıyla hepsi dirildiler. Hazret-i Üzeyr zamanında da böyle nice yüz yıllık ölüler Üzeyr Nebî duasıyla hayat bulmuşlardır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗