Hazret-i kutbu'l-aktab İbrahim-i Dessuki Ziyaretgahı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hazret-i kutbu'l-aktab İbrahim-i Dessuki Ziyaretgahı
Göklere yükselmiş inci tanesi gibi beyaz, aydınlık kubbe içinde İlahi nura gark olup yatmaktadır. Kubbeleri Seyyid Ahmed el-Bedevi gibi süslerle bezenmiş değildir, nice kere avize ve çeşitli askılarla süslemişler, sabahleyin bütün bu kıymetli şeyleri yerde bulmuşlar, onun için hala tekellüflü değildir. Hayatlarında da süs ve gösterişten hoşlanmazlarmış. Ancak bu kubbenin dört tarafı birkaç kandil, nice yüz mum ve Burhani alemleri ile süslüdür. Ve zemini baştan başa mermerdir, halı döşeli değildir. Kapıları kuzeye bakmaktadır. Nurlu kubbesine ziyaretçiler girip mihrabında iki rekat namaz kılıp adab üzere giderler. Bu kubbenin tam ortasında bir ağaçtan sanatlı kafes içinde dört köşe yeşil çuka ile örtülü sanduka içinde sırlıdırlar. Ve mübarek başları makamında yeşil imameleri var.
Hasib nesib temiz soydan ve sadat-ı kiramdandır. Hazret-i Seyyid Ahmed el-Bedevi ile çağdaş olup amcazadelerdir. Seyyid Ahmed el-Bedevi meczuplardan olup ümmi olup evvel ve ahirin ilminden haberdar imiş. Ama İbrahim-i Dessuki zahir ve batını cem etmiş büyük alimlerden müellif sultan imiş. Hala nice yüz cilt telifleri var ki her biri ledün ilminden haber verir muteber kitaplardır. Aşıkane selis, fasih ve beliğ şiirleri vardır, aşıklar arasında beytleri okunur.
Bazı Menakıb-ı Evliya 'da ve Tabakat-ı Şa'ravi'de menkıbelerinden nice yüz keşif ve kerametleri yazılmıştır ki haddi sayısı yoktur. Çocukluklarında akranlarıyla oyun oynamamışlar. Hayatlarında gece ibadetle geçirip gündüz oruçlu olup nice bin şeyhi post sahibi edip nice bin insanı irşad etmişlerdir. Ve hala mutasarrıf olduklarına delilimiz odur ki bir namaz kılmayan, oruç tutmayan insanlar azizin şiirlerinde birkaç mısra duysa derhal tövbe edip yola gelir.
Sultanın nurlu kubbesi beyaz kireç ile örtülüdür. En tepesinde yeşil bakırdan büyük bir alemi var, tüm dünyada büyük bir hadise çıkacak olsa veya bir padişah ölse o yeşil alem kıbleden dönüp doğuya ve batıya döner. Ondan bilirler ki alemin döndüğü diyarlarda bir kıtlık veya büyük bir olay meydana gelmiştir diye bütün Araplar bu alem döndüğü için "Ya Dessuki ve ya Müvelliyü'n-nühas" derler, yani bakır alemi döndürücü demek olur. Rum'da Sultan İbrahim şehit olduğu gün bu alem dönüp batı tarafa meyilli durur. Hala ki yüksek kubbenin zirvesinde Habib Neccar mıhlamış gibi mıhlı durur. Bir fert el uzatmaya kadir değildir. Bir kerameti de bu alem dönmesidir.
…
Bu türbe milhrabının sağ tarafındaki bucakta bir dört köşe mermer üzere Hazret-i Risalet-penah'ın mübarek sol kadem-i şerifi sert taşa aynen tesir etmiş. Büyük ziyaretçiler gelip mübarek ayak çukurundaki gül suyunu yüzlerine sürünüp pak Kademü'n-Nebi resmini öpüp şefaat rica ederler. Seyyid İbrahim hazretlerinin başları ucunda bir levha üzere celi hat ile kazılmış bu hat yazılmış:
Emera bi-tecdidi hazihi'ş-şebeketi'l-mübareketi Behram Ağa ibn Şeyh Muhammed.
....
Bu tekkenin imaretinde büyük kazanları var ki mevlidde içine üçer dörder camız eti, onar koyun eti koyup nice kazan buğday çorbası ve 20 bin küçük ekmek pişip bütün fukara ve miskinlere dağıtılır. 10 gün 10 gece bu hal üzere yemek dağıtılır. Ama diğer zaman bir kazan mercimek ve buğday çorbası, 3 bin ekmek komşulara, güçsüzlere, miskinlere ve talebelere dağıtılır.
Zira avlunun dört tarafında yüzden fazla fukara ve talebe hücreleri vardır. Gece gündüz ilim ve ibadetle meşgul salih kimseler vardır.
İbrahim-i Dessuki hazretlerinin neslinden Seyyid Yahya evkafın nazındır, küçük kardeşi Şeyh Seyyid Şerefüddin hazretleri dervişlere şeyheyndir. Gelen gidenlere nimeti boldur. Haneleri yine cami avlusu dahilindedir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗