Hediye Eşmesi (Hadiyah)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hediye Eşmesi (Hadiyah)
Bu mahalde imaret yoktur. Ancak ot, çalı, mugaylan ve ılgın ağaçlı bir geniş dereler ve büklü yerlerdir. Bazı dereler içinde yağmur suyundan toplanmış sular bulunup susuzluk giderildi. Ama zemini çorak toprak olduğundan suya tesir edip sular da tuzlu olmuş.
Bu dereleri bütün hacılar kazıp eşmeler eşip sular çıktı. Ama çok çok içene 5-6 defa işletti. Gayet ishal edici suyu vardır. Aslı odur ki bu vadinin her tarafı baştan başa sinamekidir. Hekimler kullanır, ishal edici bir ağaçtır, onun tesirinden sular da ishal edicidir.
Allah'ın hikmeti bu mahalde ne derya var ve ne de göl var. Kapukulu Kethüdası Ahmed Ağa ve Şam Başçavuşu Hasan Ağa, Paşa'ya birer peştamal küçük ve benekli balıklar getirdiler. Paşa sordu,
"Bu balıkları bu çölde nerede buldunuz? Bunda dere ve deniz yoktur. Bu ne çeşit balıktır?" buyurduklarında,
"Vallahi sultanım! Bu balığa Hediye derler. Cenâb-ı Bârî Hazret-i Hûd'a sofra indirir imiş. Yiyip kemiklerini kum içine attıkça Allah'ın emriyle bu balık hâsıl olurmuş. Hâlâ suluca kum içinden bizim hizmetçilerimiz getirdiler" diye söylediler. Hakir yedim, gayet lezzetli ve besleyici balıktır. Ve öyle gösterişlidir ki sanki şeb-çerağdır. Ve burnu sivridir. Diğer balıklar denizde nasıl yüzerlerse bunlar da yerde, kum içinde öyle yüzerler, Hediye Sofrası'ndandır. Onun için bu vadilere Hediye Eşmesi derler
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗