Heyvaroş
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Heyvaroş
Kalesi yok, ama çevresi sarp palanka ve derin hendekli büyük bir şehirdir. 20.000 adet İrem bağı gibi hanesi olan süslü şehirdir. Bir anda Tatar kavmi zorlu rüzgârın üst yanma çıkıp 40.000 Tatar yaylarının çilelerine ikişer adet tabur okları gezleyip her oka birer kibrit bağlayıp bu kadar ateşli okları şehir içine lânet yağmuru gibi yağdırıp şehrin tahta örtülü evleri rüzgârın şiddetinden cayır cayır yanmaya başlayınca bütün kâfirler her tarafı saran ateş içinde kaldı. Kâfirler feryat edip koşuşurken hemen Tatar fırsatı ganimet bilip kale şarampavlarından yol bulup bütün Tatar şehir içine dolup 20.000 kadar esir ve bu kadar ganimet malıyla zengin olup iri cengâver Kazaklarını tamamen kılıçtan geçirip pervasızca bu Heyvar şehrinde 2 gün ve 2 gece çadırlarımızda konakladık. Allah'a hamd olsun burada da 3 adet güneş parçası Korol oğlanı, bir adet müstesna bâkire kızoğlanı ve nice gümüş ve altın kap kacak eşyalar elime girdi.
Bütün Tatar askeri yer altlarını aradı ve nice yüz bin adet değerli hediyelik kap kacak eşyalar bulundu. Eğer bu anılan şehirlerde alman ganimet mallarını sayısını hesap etsek ve bu seyahatimizi olduğu gibi yazsak Tanrı hakkı başka bir ayrı kitap olur. Buradan yine batı tarafa 3 gün 3 gece seğirtip anayol üzerinde rast geldiğimiz esirleri alıp köyleri ve kasabaları yakmadan geçip 4. günde,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗