Hınıs
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hınıs
(---) tarihinde Azerbaycan padişahlarından Uzun Hasan'ın amcası Şah Şapur yapısıdır. Daha sonra (---) tarihinde bütün Kürtleri itaat edip kalenin anahtarını Süleyman Şah'a teslim ettiler. Hala Erzurum eyaletinde sancakbeyi tahtıdır. Padişah tarafından hassı 484.000 akçedir. Sancağında zeameti ikidir ve 425 timar sahibi vardır. Kanun üzere cebelüleri ile iki bin asker olup beyiyle toplam bin kadar silahlı asker gelip İslam ordusunda çadırları ve ağırlıklarıyla konakladılar. Hepsi Mahmudi Kürtleridir. 150 akçe asumani kazadır. Dizdarı ve kale neferatları vardır ama kumandanı, kethüdayeri, müftüsü, nakibüleşrafı ve ayan ve eşrafı dahi yoktur. Ama levendat sipahisi gayet çoktur.
Hınıs Kalesi'nin biçimi: Erzurum'dan sür'at ile güney tarafına üç konak yerdir. Ama Altın Halkalı Köprü'sünden de dümdüz doğru yoldur. Bu Hınıs Kalesi yüksek bir tepede yalçın kaya üzerinde dörtgen şekilli, Ad Kalesi gibi taştan sağlam bir kaledir. Uçsuz bucaksız bir ovanın tam ortasında eğimli çukur yerde yapılmıştır. Ve her taraf göklere baş çekmiş yalçın kayalardır ve kalenin duvarının boyu onar ziradır. Fırdolayı büyüklüğü 6.000 adımdır.
Ve kuzey tarafına bir kapısı var. Bu mahalle bir yalçın kaya eğimi var.
Ve bu Hınıs Kalesi'nin doğu tarafında kale içinde bir tatlı su akar, ismine (---) derler. Kalenin aşağı tarafında kale duvarı dibinde usta bir demir kafes inşa etmiş, anılan nehir orada katılıp nehir oradan dışarı nice bostanlara dağıtılıp sular. Anılan demir kafesten, nehirden [291b] başka bir okka balık bile geçemez. Kalenin kapısı bu akarsunun çıkış yerine yakındır.
Bu kale içinde 1.200 adet Kürt evleri vardır. Ve tamamı 7 mihraptır. (---) Camii (---) (---) (---) geri kalanı mescitlerdir.
Bir hanı, hamamı ve küçük bir çarşısı vardır. Bütün yapıları baştanbaşa toprak örtülüdür, asla kiremitli yapı yoktur. Ve halkı tamamen Mahmudi Kürtleridir. Mallarının içinde koyunları ve keçileri hesapsızdır. Bu bölgenin bütün insanları bütün hayvanlarıyla birlikte Hınıs'ın batı tarafında bulunan Bingöl yaylağına çıkıp tazelik kazanırlar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗