Honaz
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Honaz
Rum kayseri oğullarından Honaz adlı bir melikin yapısı olduğundan Honaz şehri derler. Sonra (—) tarihinde Germiyanoğlu Yusuf Bey fethidir. Ondan Osmanlılardan Koca II. Murad eline girmiştir. Anadolu Sancağı toprağında Denizli kazası sınırlarında 150 akçe kazadır.
Kalesi, Honaz Dağı'nın burnunda göklere doğru uzanmış bir yalçın kızıl kaya üzerinde Kahkaha Kalesi gibi şeddadi bir kaledir. Çepçevre büyüklüğünün kaç adım olduğu malumum değildir, ancak beş köşe taş yapı eski bir kaledir. Batıya bakan bir kapısı var, küçük bir kaledir ama sarptır.
Bu kaleden Denizli şehri ayak altında gibi görünür. Kale içinde 400 toprak örtülü eski yapı evlerdir: Hepsi Denizli sahrasına ve Ezineâbâd tarafına bakan havadar evlerdir. Kale evleri olmakla havaleli evlerdir. Kale içinde ancak bir kurşunsuz eski cami, 2 zaviye, 1 mektep ve kadı mahkemesi var. Bu kalede asla kefere yoktur, girerse katlederler. Hepsi aşağı şehirde olurlar.
Bu kale gayet sağlam ve muhkem olduğundan celâli korkusundan tüm vilâyet ileri gelenlerinin değerli eşyaları bu kalede saklıdır. Karayazıcı, Celâli Said Arap ve Birgilili Celâli Cennetoğlu adlı haramiler beşer altışar ay bu kaleyi kuşatıp asla bir yolla zafer bulamayıp hüsrana uğrayıp gitmişlerdir. Ta bu derece Van ve Mardin Kalesi gibi yüksek kaledir.
Dizdarı, 20 adet neferi ve serdarı vardır, ama sipah kethüdayeri yoktur.
Bu kaleden aşağı varoşa bin adımda inilir. Ama bu varoş etrafını da bir kat varoş kuşatmıştır ki sağlamdır.
2 Müslüman mahallesi vardır, gerisi kâfirlerdir. Tamamı 200 hanedir. 1 cami, 1 mescit, 1 hamam, 1 han ve birkaç tüccar dükkânı vardır. Ama tabakhanesi altında Akgöz Pınarı adlı bir âbıhayatı vardır, ayağında nice yüz un değirmenleri vardır. Gece gündüz felek değirmeni gibi dönüp vilâyet halkı kendi buğdaylarını ömürleri gibi öğütüp yerler. Bu değirmenlerden aşağı nice bin bağ, bahçe ve şebekeli bostanları sular hayat suyudur.
Menderes Nehri'nin bir başı da bu Honaz Nehri'dir. Bir kolu da Işıklı kasabası içinde büyük Akgöz Pınarı'ndandır. Dere ve tepelerden toplanıp derya gibi Menderes Nehri olur. Honaz'ın 2 saat uzak yeri, bağ bahçesi donanmış ve nice yüz sular akmıştır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗