Hüsrev Paşa Hanı
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Hüsrev Paşa Hanı
Bitlis hanı hükmünde eski bir handır. Yanında asla yerleşim yeri ve yapı yoktur. Hatta hayrat sahibi olan merhum Hüsrev Paşa bu handan ta Van diyarına varıncaya kadar ve yine bu handan ta Bitlis Şehri'ne gelinceye kadar bu hanın sağında ve solunda tam on üç saatlik yere bu Rahova Sahrası içinde içi boş kemer yapılar yapmış ki kış günlerinde tüccarlar, seyahat edenler ve ziyaretçiler bu Hüsrev kemerleri altından geçeler ki yaz aylarında serin ola, kış aylarında da sıcak ola. Zira bu Rahova Ovası'na yağan kar, ne Muş Sahrasına, ne Erzurum Sahrası'na, Pasin ovalarına, Tercan vadilerine, Soğanlı ovalarına, Kelkit çöllerine, Ardalân kırlarına, Kırım heyhatlarına ve Balu Han kıpçaklarına öyle kar yağmak ihtimali yoktur. Tam 8 ay minâre boyu kar bu Rahova'da kalıp Bitlis yolu bu tarafta kapanır. Onun için Hüsrev Paşa merhum Kârûn hâzinesi harcayıp bu ova içinde bu hanı yapmış, sağma soluna kemerler edip içinden gelen geçen insanlar geçerlermiş, zamanın geçmesiyle evkafı zayıf olduğundan ve Kürtlere pusu yeri olduğundan nice yerleri yıkılmıştır. Hâlâ yapı kalıntıları açıkta bellidir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗