İlok (Uyluk)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de İlok (Uyluk)
Latince (—) demektir, ama Hersek Vilâyeti'nde bu kale ismine uygun bir kasaba vardır, ona Oluk derler, ama buna İlok derler.
Ungurus kralları yapısıdır. Ancak 932 (1526) tarihinde bizzat Süleyman Han Tuna'dan bin pare gemi ve karadan yüz bin asker ile Makbul iken Maktul İbrahim Paşa'yı serdar edip 31 gün cenk eder. Kâfirlerin bu kaleyi vermek ihtimali olmayıp bilâhare bizzat Süleyman Han kendileri saadetle geldiklerinin ününü kâfirler duyunca Sırp ve Macar "Süleyman Han'a kaleyi verelim" demişken Nemse cünüp askeri razı olmaz. Kalenin bir tarafı aman ile fetholup bir tarafında Nemse'ye bir cenk ile yürüyüş eyleyip bir Müslüman satırı vurulmuştur ki hâlâ kâfiristanda ve Budin serhaddi ihtiyarları dilinde destandır.
Hâlâ Süleyman Han kanunu üzere bu kale Budin Eyaleti'nde İrem Bağı benzeri Sirem Sancağı toprağında Budin askeri tarafından zapt olunur 10 yük akçeye iltizâm eminliktir. İskelesinde Budin ağalarından bir muhteşem ağa 70-80 hizmetkârıyla hükümet eder. Şeyhülislâmı, nakibüleşrafı ve ayanı eşrâfı vardır. Kanun üzere 150 akçe pâyesiyle şerif kazadır. Budin yeniçerisi serdar ve kethüdayeri, kale dizdarı, 150 nefer hisar eri, muhtesibi, bâcdarı, haraç emini, şehir kethüdası, kaptanı, mimar ağası ve 7 adet kale ağaları vardır.
İlok Kalesi'nin şekli
Tuna Nehri'ne havale bir yüksek tepe üzerinde dörtgen şekilli bir tuğla yapı, bir sağlam kaledir ki etrafında 4 adet büyük tabyası var ve büyüklüğü çepçevre tam 900 adım sarp ve sağlam iç kaledir.
İki adet kapısı var, biri büyük kapı ki kuzeye açık aşağı varoş kalesine iner, biri küçük kapıdır.
Bu kalede ancak iki cami vardır. Biri Süleyman Han'ındır ve biri Sakabaşı Mehmed Ağa'nmdır. Bu cami yakınında bir hoş hamamı var, kimin yapısı idiği malumum değildir, ama hoş havalı ve hoş yapılı aydınlık bir hamamdır, 2 kurnalı ve 4 sofalı aydınlık hamamdır.
Bu kaleden taşra kalede Çarşı Camii önünde bir mükellef mesiregâh kahvehanesi var. Bütün ahbaplar, dostlar, yaranlar, maarif erbabı burada buluşur konuşurlar. [33a] Bu mamur kahvehanenin bir tarafı bir mükellef tüccar handır. Bu şehrin, bu han sanki bedestenidir.
Bu hanın yine bir yanında bir mükellef kahvehanesi vardır. Ve bu kahvehane caddesi üzerinde 200 adet ehl-i hıref dükkânı vardır. Kârgir yapı bedesteni yoktur, ama her şey bulunur.
Bu çarşı içinde giderken Mehmed Bey Camii var, ama üç vakit kılınır, kalabalık cemaate malik aydınlık bir camidir.
Yine bu sokak içinde bu çarşının ucunda Arslan Bey Camii önünde bir âbıhayat çeşmesi var ve bu camiin bir tarafı şehrin mezarlığıdır. Bu mezarlıktan dik aşağı Tuna kenarında iskeleye gider. Çarşının sağ tarafında olan yol ile dik aşağı gidip Hacı İslâm Mescidi, oradan sol yola gidip dik aşağı bitiminde Küçük Mehmed Bey Camii, ondan ötece Mustafa Bey Mescidi ve ondan daha yukarıca Karabelâ Mescidi. Bu mahalle şehrin taşra gider ulu yoludur ki Mitroviçse Kasabası'na, Nemse Kasabasına ve Tovarnik Kalesi'ne, kısacası hangi tarafa yönelsen büyük yoldur.
Aşağı Varoş yapılarını bildirir
Tamamı 12 Müslüman mahallesi ve 5 kâfir mahallesidir. Bütün yukarısı ve aşağısı 1.160 adet tek ve iki katlı, kârgir sanatlı yapı, baştanbaşa şindire tahta örtülü geniş evlerdir. Bütün bu güzel evlerin yüzleri, şahnişin ve pencereleri batı tarafına, Tuna Nehri'ne bakmaktadır. 2 adet medresesi, 6 adet sıbyan mektebi, (—) adet fukara tekkeleri, 1 adet hanı, 150 adet mahzeni, (—) adet hamamı ve 60 kadar dükkânı vardır. Bütün yokuş aşağı ve yokuş yukarı sokakları paktır. (—) (—) (—)
İlok şehrengizini bildirir
Suyu ve havası hoş olduğundan mahbûb ve mahbûbesi çok iyi olur. Halkı tamamen Boşnaktır ve salih adamları çoktur. Gayet garip dostu, yumuşak huylu, halim selim adamları vardır. Belgrad'dan Tuna kenarıyla ta Ösek'i geçip Budin'e kadar böyle bakımlı ve şenlikli şehir yoktur, ama Tuna kenarından içeri şenlikli şehirleri çoktur. Tuna kenarında Varadin'den sonra, Budin, Üstürgon ve Vişigrad'dan sonra İlok gibi sağlam kale de yoktur. Allah koruya. Ancak, serhad olmayıp iç el olmak ile neferleri az kalıp kalesi onarım ve bakıma muhtaçtır. (—) (—)
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗