Ana sayfaEvliya Çelebi Seyahatnâmesiİmam-ı A'zam Ziyaretgahı
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

İmam-ı A'zam Ziyaretgahı

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de İmam-ı A'zam Ziyaretgahı

941 [1534-35] tarihinde bizzat Sultan Süleyman Han hazretlerinin kutlu yapısıdır. Hatta daha önce Kızılbaş Bağdad'ı istila etmezden Bağdad Kalesi Sünnîlerden Uzun Hasan-ı Bayındıri elinde iken o zamanda İmam-ı A'zam’ın bir Sünnî türbedarının rüyasına İmam girip,

"Benim kabrim üzerine sandukamı filan mahaldeki mezara koy ki onda cehennem azabım haketmiş bir kefere gömülüdür" deyince türbedar uykudan uyanıp İmam’ın öğrettiği gibi eder. Meğer o zamanda İmamın nurlu kabrinde kubbe ve saireden bir şey yok imiş. Ancak kendileri kadılık kabul etmediği için Melik Mansûr-ı Devânıkî adlı padişahın mahpushanesinde hasta iken hapiste 80 yaşında vefat eder, öğrencileri vasiyeti gereği kendisini sünnet üzere defn ederler.

Sonra bir Sünnî sultan, üzerine bir sanduka yapar. Adı geçen türbedar da İmam'ın rüyada öğrettiği üzere anılan sandukayı keferenin üzerine kor.

Az zaman sonra Şah İsmail Bağdad'ı istila edip "Bu İmam ne namlı belâdır?" diye ceng öncesi, İmamın kabri olmayıp kabridir dediği yere gelip o sandukayı kırar ve kabri açar, pis bir ceset bulup ateşe verir, İmamı yaktım zannında bulunup it gibi gider.

Sonra Süleyman Han Bağdad üzere gelirken bir çavuş İmamla ilgili bir rüya görür. Fetihten sonra imamın eski kabrini Taşkın Hoca adında çok yaşlı bir Sünnî bilirmiş. O kişi İmam'ın yerini gösterip kazarlar. Gerçekten de eski temeller gözükürken büyük bir taş çıkar ve o taşı kaldırırlar. Bir ham amber, ûd, aselbend ve Şam ıtırı kokusu çıkar ki bütün halkın dimağları kokulanır.

Hemen Süleyman Han o büyük taşı hâli üzere koyup pâk toprak ile doldurup o kabrin bir başka tarafına binanın temellerini atıp "İmamın kabri budur" diye nur dolu bir kubbe yapmıştır ki diller ile anlatılmaz.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗