Irgandı Köprüsü
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Irgandı Köprüsü
Bir çarşısı da Gökdere üzerinde Iğrandı Köprüsü üzere sağında ve solunda 200 cüllah (çulha, dokumacı) dükkanları vardır. Her dükkanın içerisindeki odalarının pencereleri, akmakta olan Gökdere'ye bakar. [229a] Bu köprü dükkanlarının üzerleri tamamen toloz kemerler ile kurulu olup kurşun ile kaplıdır. Bu köprünün iki başında kale kapıları gibi demir kapılar üzere mazgal delikleri vardır. Kapıları kapatıldığında bir yerden girmek mümkün değildir. Bu köprünün bir tarafı boştur. Han gibi müsafirhane olup atlar bağlanır. Anadolu, Arap ve Acem ülkesinde bir göz meşhur, göklere baş çekmiş büyük köprünün biri de budur.
Irgandı Köprüsünün yapılmasının sebebi: Türk dilinde ırgandı; ırgalandı, salındı demektir. 722 [1322] tarihinde Orhan Gazi Bursa'yı feth ettiğinde, Allah yolunda bir savaşçı, aşık kişi, Şafii vaktinde hamama giderken bu köprü mahallinde bir ses ortaya çıkıp
"Çıkayım mı, varayım mı" diye bağırır. O gazi de dal kılıç olup;
"Çık hey anasını fülan ettiğim" deyip ses gelen mahalli bir satır vurunca hemen o an o yerden gürüldeyerek büyük bir hazine akıp zemin ırgalanıp sarsılır.
Bu gazi, hayretler içinde kalıp şaşar. Görse ki derenin içine Kaydefa sikkesiyle mühürlü altınlar yığılır. Derhal Orhan Han'a gelip hazinenin başından geçeni bir bir anlatır. Orhan Gazi der;
"Ya ne haber ettin. Allah sana müyesser etmiş. Var Bursa içre hayrat u hasenatlar eyle" deyince padişah fermanıyla gelip bütün malı hanesine taşıyıp öşrünü (onda bir vergisini) Müslümanların beytülmalına verip bu büyük köprüyü de yapmıştır. Bundan dolayı Irgandı Köprüsü derler, ibret verici köprüdür.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗