Isbat (Aspat)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Isbat (Aspat)
Daha önce Malta kâfiri Venedik elinden alıp harap etmiş. Sonra Menteşe oğulları fethedip mamur etmişler. Hâlâ Menteşe toprağında Kara Bağlar kazası adlı bir burunda gökyüzüne uzanmış bir sarı kaya Bîsütun Dağı üzerinde henüz usta elinden çıkmış bir sağlam kaledir. Limanında demir atıp rüzgâr biraz insin deyip bekleyip kaleyi gezdik. Yalçın kaya üzerinde yuvarlak bir küçük kaledir, büyüklüğü 700 adımdır.
Kuzeye bakar bir kapısı var. Ama gayet yüksek olmakla onda insan olmayıp atıl yatar. Ancak vilâyet halkı kâfir korkusundan çoluk çocuklarını ve mallarını oraya koyup korurlarmış.
Dizdarı, neferi, top ve tüfengi yoktur. Aşağı limanında yalçın kayalar dibinde deniz kıyısında bir âbıhayat suyu kaynayıp çıkar, 10 değirmen yürütür bir tatlı sudur. Tüm gelen giden gemiler ondan sulanırlar, zira suyu bir yıl dursa bozulmaz, gayet şeker gibi sudur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗