Ana sayfaEvliya Çelebi Seyahatnâmesiİsirinye
BULUNAMAYAN YERLER

İsirinye

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de İsirinye

Bu amber kokulu pâk topraklarına ayak basıp bir gün at koşturup Alman köyleri ve kasabaların yağmalayarak,

Evvel ve sonra Nemse çasarının tahtıdır, ama bu mutluluk veren seferde görüp seyrettiğimiz beldelerden bu büyük şehir bakımlı, süslü, yapıları kat kat daha büyük ve daha gelişmiş bir şehirdir ki bir merhale yerden gözüktüğünde bütün mavi kubbelerinin ve bütün kiliselerinin çan kulelerinin altın haç alemlerinin ışıltısı şimşek gibi çakar ve şehri yüksek bir dağın eteğinde kurulduğundan bütün akarsularının selsebil gibi şehir içinde aktıkları gözükür.

Bu şehrin doğu tarafındaki uçsuz bucaksız ova içinde olan bağ ve bahçenin otların ve bitkilerin çiçekleri ve türlü türlü çiçeklerin hoş kokuları bütün Tatarlarımızın dimağlarını kokulandırdı.

Bu şehrin dört tarafındaki ovalarda olan yeşillik yerlerde göklere doğru boy uzatmış uzun ağaçların gölgelerinde gezinti yerleri ve dinlenme yerleri için yüksek köşkler, çeşit çeşit oturacak yerler, pek çok sofalar ve süslü mastabalar vardır. Ve nice garip eserler ile süslenmiş bir iç açıcı mekân, gülistan, sümbül ve reyhanistan ve şebekeli bostanlı bir îrem şehridir. Ama Tatar askerimizin korkusundan bütün kâfirleri kaleye girip kapandılar.

Biz de bütün Tatar ile bu şehrin çevresinde olan köyleri ve kasabaları yakma düşüncesinde iken İsinriye şehri yönünden bir beyaz bayrakla 300 kadar kefere belirip ileri üç nefer kâfir at bırakıp gelince,

"Aman ey Âl-i Cengiziyân askerleri, aman" dediklerinde gerideki küffarlar da gelip Türkçe yazılmış bir mektup getirdiler. Sözün özü budur ki,

"Siz safâ geldiniz ve kadem getirdiniz. Hâlâ köylerimizi, bakımlı ve süslü bağlarımızı ve kasırlarımızı yakıp yıkmadınız. İsa ve Meryem Ana sizden razı ola. Öyle ettiğiniz iyiliğin karşılığında size ve askerinize iki araba ile 20.000 guruş ile elli araba zahire gönderilmiştir. Kabul edip lütfunuzdan rica olunur ki şöyle bir meliklerin hasreti mamur ve güzel şehrimizi yakıp yıkmadan kalkıp gidesiz" diye mektubu okununca hediyeleri makbule geçip bütün paraları ve zahireleri gazilere bölüştürülüp hakire yüz adet dövme talar guruş verdiler.

Meğer şehir hâkimi Nemse çasarı akrabalarından Yovahim adlı bir akıllı ve tedbirli kefere imiş. Bu tedbir ile bütün Tatarları şehir altından kaldırıp şehirleri berbat olmaktan kurtuldu. Hemen yalı ağası serdarımız bu kadar malı susma hakkı alıp,

"Şimden geri Alman diyarını vurup yakıp yıkmak makul değildir" deyip,

Alman Ungurus kalelerinden evvelâ Serinbe Kalesi, Tancavar Kalesi, Anpirvar Kalesi, Şinvardo Kalesi ve (—) (—) Prag Kalesi Nemse çasarının bir tahtı da budur. (—) (—) Beç Kalesi bir tahtı da budur. Peşpehel şehri, Porok Kalesi, Firav şehri, Ovar Kalesi, Kastel Kalesi, Senmartin Kalesi, Porok Kalesi, Pojon Kalesi, Yanık Kalesi, Tata Kalesi, Papa Kalesi ve Pirespirim Kalesi, bu üç kale dağlardadır. Komaran Kalesi, bu adı geçen kaleler tamamen Tuna Nehri kenarında Nemse çasarının olup Yovahim adlı hâkimin hediyelerini almamız sebebiyle bile adı geçen kaleleri yağmalamayıp bütün kaleleri sağ tarafımızda bırakıp,

Evvelâ İsinriye şehri altından [129b] kalkıp doğu tarafa tam 3 gün yortup 76 saat yer söküp,

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗