Ana sayfaEvliya Çelebi Seyahatnâmesiİskenderun
TÜRKIYE

İskenderun

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de İskenderun

İlk kurucusu Büyük İskender olduğundan İskenderun derler. Daha sonra Çöl Arapları harap etmiştir. Daha sonra İbn Ebi Davud Alayadi yaptı. Yine harap olup hacıların geçiş yeri kapanmış, haramiler yatağı ve Frenk kafirlerinin durağı olmuştur.

Sonunda 1021 [1612] tarihinde Sultan Ahmed Han zamanında Veziriazam Nasuh Paşa sağlam bir kale yapmaya başlamıştır. Tamamlanması nasip olmadan Karadeniz kenarında Sinop Kalesi'ni Kazaklar istila ettiğini Nasuh Paşa, Sultan Ahmed Han'a bidirdiği için Ahmed Han, Nasuh Paşa'yı katl edince bu İskenderun Kalesi eksik kalmıştır. Birazcık Osmanoğlu himmeti mamur olup burasının işlek büyük şehir olması kolay bir iştir. Zira Haleb'e iki menzil yakın, çok gerekli ana yollu bir iskeledir. Her sene limanına 200 pare Müslüman ve Frenk kalyonları gelip demir atıp yatarlar.

Kalesi olmadığından kötü renkli Frenk gümrük vermede inat ve muhalefet edip giderler, ama kalesi imar olsa küffar kalyonlarının asileri gelemeyip itaatkarları da gümrük vermede inat ve muhalefet edemezlerdi. Hala bu iskele Haleb eyaletinde 70 yük akçe iltizam gümrük emanetidir ve 150 akçe kazadır. Nahiyesi (---) adet köylerdir. Bu köylerden her sene kadısına beş kese hasıl olur.

Çok güzel rahat limanı vardır. Ancak kara karaka (büyük galyon), burtun (yelkenli gambot, küçük savaş gemisi), şınıya ve karavana kalyonlar girip yatamazlar, top menzili uzak alarka yatarlar. İyi demir tutar yataktır ama batı tarafı açık olduğundan kumu çok gelip yine demir kuvvetiyle yatarlar, iyi yataktır.

Bu limanın batı tarafında 260 mil Kıbrıs Adası'nın burnunda (---) kalesi limanıdır. Tatlı ve ılıman havada Kıbrıs Adası'nın karlı dağları görünür derler ama hakir görmedim.

Bu İskenderun'da tamamen Frenk ve Rum kefereleri oturduğundan cami, hamam, han ve çarşı pazarı yoktur ama meyhaneleri çoktur. Bazı gelip giden yolcular kış günlerinde bu meyhanelerde konaklarlar, sanki her biri birer handır, ama suları uzaktan eşekler ile Kervan Pınarı'ndan getirirler.

Gelen giden yolcular, bu İskenderun ada gibi yer olduğundan Kervan Pınarı'nda konarlar, ama bu İskenderun'da yedi kralın balyoz vekilieri yani konsolosları oturup balyozları (elçileri) Haleb'de {21b] balyozhanelerinde (eçiliklerinde) otururlar.

Bu İskenderun Haleb iskelesi olmak ile gümrük yanında büyük mahzenler vardır. Gece ve gündüz Frenk kafirleri orada alış veriş ederler. Hatta Murtaza Paşa efendimiz büyük alay ile bu mahalden geçerken denizde yatan 26 pare kalyonlar "Safa geldin!" diye o kadar şenlik topları attılar ki sanki her biri Nemrud ateşi içinde kaldı.

Bu İskenderun'un üç tarafı sazlık ve bataklık yerdir ki kefere domuzlarının bataklığıdır. Müslümanlar sakınarak yatarlar vesselam.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗