Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiIstanoz (Yenikent)
TÜRKIYE

Istanoz (Yenikent)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Istanoz (Yenikent)

Ankara paşasının subaşılığı hükmünde 150 akçe nahiye kazalarından Murtatova nahiyesi hududunda iki tarafı göklere çıkmış daracık derenin kenarında bin haneli, bağsız ve bahçesiz, camili, hamamı ve küçük sultan çarşılı bakımlı bir kasabadır. İçinden (---) nehri akar.

Bu kasabanın iki başında büyük kapıları var imiş. Sultan III. Mehmed zamanında Celali Karayazıcı, kapıları söküp şehri yağmalamış. Eğer o kapılar tamir olunsa bu kasabaya bir taraftan zafer mümkün değildir. Zira iki tarafı samanyolu gibi göklere baş uzatmış, şahin, zağanos ve miski kartal yuvaları, yalçın sipsivri kızıl ve sarı uçurum kayalardır ki insan bakmaya cür'et edemez. Van, Şebin Karahisarı ve Mardin Kalesi kayaları gibi heybetli, tehlikeli ve ibret verici kayalardır. Kimi Bisutun Dağı gibi altı boştur, kimi ejderha gibi yukarıdan aşağı süzülmüş, kimi arslan görünüşlü, kimi fil cüssesi gibi türlü türlü acaip yapılı kayalardır.

Bu kasabanın ekseriyya re'ayaları Ermenilerdir. "Bin adet sof (yün) ve muhayyer (hareli kumaş) işlenir tezgah vardır" derler ama dere içi olduğundan havası gayet sıcaktır. Lakin hoş muhayyeri olur, beğenilir ve Ermeni kızları meşhurdur.

Ve öyle mağaraları var ki içinde biner adet at bağlansa rahatlıkla sığar. Eski zamanlardan kalma, bir yalçın kaya üzerinde harabe kaleciği vardır. Tanrı'nın hikmeti bu şehre girdiğimiz gün insan deryası toplanmış. Meğer ip, canbazlarının gösterileri var imiş.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗