Kaçanik
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kaçanik
İsimlenmesi sebebi odur ki Üsküp şehrini bir kere Arnavut eşkiyaları basıp kaçarlar. Bu mahalle gelip dururuz sanırlar. Bütün kaçanları bu mahalde kırdıklarıyçün kaçanlardan bozma Kaçanik derler.
Sonra bu boğaz ağzına Lipense Nehri kenarında (--) tarihinde Yemen Fatihi Sinan Paşa dörtgen şekilli taş yapı güzel bir sur yapmıştır. Çepçevre büyüklüğü 800 adımdır, ama bir dere içinde bulunduğundan çevresinde havalesi çoktur. Dizdarı, 50 adet neferleri, 2 topu ve 1 kapısı var.
Hisar içinde kırk elli neferat haneleri var, başka imaret yoktur, ama taşra varoşu 100 adet haneleri var, tamamı kiremit örtülü ve bahçeli evlerdir.
Ve bir iç açıcı camiinin kapısı üzerinde tarihi budur:
Vallahi Dâ 'î dedi târihin
Ma'bed-i hûb makâm-ı Mahmûd Sene 1003 [1595]
Ve bir Bektaşî dervişleri tekkesi var.
Ve bir sıbyan mektebi var.
Ve bir büyük hanı var, kayalar dibinde yapılmış.
Ve bir küçük hamamı var, ama çarşı pazardan bir belirti yoktur, zira Üsküp şehri yakındır.
Bu Kaçanik'den akan (—) Nehri bu dereler içinde akarak Gazi İsa Bey Kemerleriyle akarak inip Üsküp şehrinin han, cami, hamam ve medreselerine dağılır büyük hayrattır.
Bu Kaçanik başka kazadır ki 150 akçe pâyesiyle Üskübî Veysî Efendizâde'ye ebedî bağışlanmıştır ve Üsküp Sancağı voyvodalığıdır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗