Kara Piri Paşa (Piri Paşa)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kara Piri Paşa (Piri Paşa)
Bayezid Han ve I. Selim Han'ın veziri, Hz. Ebubekir neslinden olan Kara Piri Paşa buranın suyunu ve havasını beğenince bu güzel yerde bir bahçe yaptığı ve kasaba olunmasını ferman ettiğinden Piripaşa derler. Bin kadar bağlı bahçeli mamur haneleri vardır. Galata mevleviyetine bağlıdır, ancak başka subaşısı vardır. Bu kasaba içinde bir cami ve üç mescit var. Camii, Ayni Hatun yapısıdır. (---) ile örtülü bir tuğla uzun, ince, zarif ve ölçülü bir minaresi var ki hendese ilmini bilenler hayran olurlar. Kırmızı renkli ölçülü bir minaredir. Bu camii Serbevvab Arslan Ağa adlı yiğit tamir etmiştir. Kapısı üstündeki onarım tarihidir:
Ser-bevvab-ı der-padişeh-i alem o kim
Şir-i dildir Esedullah denildi ana nam
Çün tamam oldu bu cami dedi Hatif tarih
Cami-i has olup oldu bu ca-yı ubbad. Sene 1000 [1592].
Turşucuzade Hüseyin Çelebi Camii: Kiremitçiler içindedir. Mimar Sinan yapısıdır.
Bunlardan başka han, imaret, medrese ve kurra yoktur. Burayı Yahudi, Rum ve Ermeni kefereleri istila etmişlerdir.
Hamamı (---) ve iskele başında iki yüz kadar dükkanları vardır. Çoğu meyhane ve bozahanelerdir, zira latif limanlı ve deniz kıyısında olduğundan bütün gemiler burada kışlaya bağlanır. Gemiciler ise meyhane erbabıdır.
200 kiremitçi dükkanı vardır. Bu yerin denizi dibinden Temmuz'da Arnavut dalgıçları bir tür siyah çamur çıkarırlar ki bir diyara mahsus değildir. Daha sonra o çamuru gemilerden çıkarıp kaplara doldururlar. Kırk gün durup havalandıktan sonra işçiler çamurun içine girerek ökçeleriyle yoğurarak kiremit ve tuğla yapıp pişirdiklerinde Allah'ın emriyle siyah renkli iken kırmızı renkli kiremit olur. Bütün İstanbul binaları bu kiremitten örtüldüğü için İstanbul baştan aşağı kıpkırmızı görünür. Bundan dolayı Piripaşa Kasabası'nın kiremiti ve tuğlası meşhurdur.
Mesireleri ve bahçeleri hesapsızdır. (---) Ayazması adlı bir tatlı su kaynağı vardır ki [124a] Temmuz'da sıtmaya tutulan bir adam üç kere bu saf sudan içip yıkandıktan sonra kussa hastalığından kurtulur.
Rumların maşatları (mezarları) çoğunlukla burada olduğundan bu ayazmayı ziyaret ederler. Bu kasaba dışında, Yanova, Varat, Uyvar ve Girit Adası'nda Kandiye fatihi olan Sultan IV. Mehmed Han, burada bir bağ içinde bir saf su bulup bir günde bir hayat pınarı çeşmesi yaptırarak selsebil gibi akıttığına, çeşme üzerinde beyaz mermerde Teknecizade Mustafa Çelebi hattıyla tezhipli lacivertli süslü güzel tarihtir:
Bahtiya tahsin edip Hatif dedi tarihini
Oldu carz adlile Sultan Mehemmed çeşmesi. Sene (---).
............................ (1 satırlık yer boş) .........................
Ziyaretlerini bilmiyorum.
............................. (1.5 satırlık yer boş) .........................
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗