Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiKasımpaşa
İSTANBUL

Kasımpaşa

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Kasımpaşa

Önce bu Kasımpaşa eski zamanda mamur manastırlık imiş. Kafirler arasında Ayalonka şehri adıyla meşhur imiş. Ancak fetihten sonra Müslüman mezarlığı olması ferman olunur, zira Abdülmelik zamanında Mesleme ve Eyyub-ı Ensari, Harun Reşid ve Yıldırım Bayezid Han zamanında da İstanbul'un yarısı ve Galata'nın yarısı fethedildiğinde yine Kasımpaşa'da [125a] Tersane ardı tamamen mezarlık olup sahabe-i kiramdan ve onların soylarından pek çok saygın zatların gömülü oldukları kesin olarak bilinmektedir. Hala mezar taşlarında kufi hattıyla yazılmış işaretler vardır ki herkes tarafından görülmektedir. Yukarıda ayrıntılarıyla yazılıdır.

Bu yüzden Fatih Sultan Mehmed de buranın mamur hale gelmesine çaba göstermiş, tersane, bir kaptan paşa divanhanesi ve bir cami yaptırmıştır. Daha sonra ( ---) tarihinde Süleyman Han, dünyaya velvele veren şanı yüce bir padişah olunca devletinde İstanbul şehri insan denizi olup omuz omuzu sökmez olmuştur.

Vezirlerinden Anabolu fatihi Kasım Paşa'ya, Sakız fatihi Piyale Paşa'ya, Ahıçka fatihi Ferhad Paşa'ya ve Alaüddevle fatihi Ayas Paşa kullarına fermanları çıkıp Kasımpaşa şehrini mamur etmeye gayret sarfettiklerinden binlerce devlet adamı var güçlerini sarf edip nice bin evler, hayır eserleri yaparak mamur hale getirdiler.

Galata mevleviyeti naibi, kanun tarafından hakimdir. Halk tarafından kaptan paşa, tersane kethüdası ve subaşısı hakimlerdir. Hala 10.085 bahçeli kat kat evler vardır. Merhum Koca Piyale Paşa kendi malı 12.000 tutsağa sahip olduğundan Kasımpaşa'nın ta arka taraflarında bir cami, medrese ve tekke yaptırmıştır.

Piyale Paşa Camii: Bir saatlik yerde olduğundan camiin cemaati azdır. Sonunda bu camie çok cemaat peyda etmek için eski tersane boğazından denizi kesip denizi oraya götürdü. Böylece Haliç'in iki tarafı bağlı bahçeli kat kat evler olunca camiin etrafı mamur olup cemaati kalabalıklaştı. Piyale Paşa'nın ölümünden sonra Haliç temizlenmeyerek yağmur selinin çer çöpünden Haliç dolup pereme kayıkların girip çıkması mümkün olmayınca herkes evini ileriye yaptı. Bugün Haliç muattal kalmıştır.

Babam "Kasımpaşa Çarşısı içine Dört Ağızlı adlı kuyulara kadar denizin geldiğini bilirim" diye anlatırdı. Bugün padişahlar istese yine denizin iç kısımlara kadar akıtılması kolay bir iştir.

...

Yedi dağın dere tepesi üzere hala IV. Murad Han tahririne (yazımına) göre Kasımpaşa 11.060 hanedir. Süleyman Han çağında her mahalle camii, mescitleri ve tersane gözlerinde, her dükkanda ve her hane kapısı önünde birer kandil yanardı. Bu şekilde imar olmuş bezeli şehirde (---) adet Müslüman, 10 Rum keferesi ve 1 Ermeni mahallesi var ancak Yahudi yoktur, dükkanlarda oturup giderler. Bu şehrin dört tarafında kale yoktur ancak kaleden daha sağlam ve korumalıdır. Bu şehir, iskeleden Piyalepaşa Mahallesi'ne kadar (---) adımdır. Okmeydanı'ndan Galata sınırında dört yol ağzına kadar 9.000 adım yerdir.

...

İlim medreselerinin vasıfları: Kasım Paşa Medresesi, camiin yol aşrısındadır ve Paşa Medresesi.

...................... (1 satırlık yer boş) ........................

Yetmiş sıbyan mektebi ve üç yerde darülkurrası vardır. Gerçi halkı sefer erbabıdır derler ama kamil ve fazıl çelebileri vardır.

Yirmi bir adet Halveti, Celveti, Uşşaki, Mevlevi ve başka tarikat tekkeleri vardır.

Hepsinden [126a] Hz. Emir Sultan Tekkesi: (---) tarikatına ait ulu tekkedir. Yüzden fazla oda ve dervişleri vardır. Her (---) gecesinde bütün dervişler "Allah ı zikredin" [Bakara Suresi, 203] ayeti emrine uyarak zikir çekip vücutlarını yok ederek ihya ederler. Kaptan Halil Paşa, gaza malı sarf eyleyip bu tekkeye tatlı bir su getirtmiş ve fakirlere imaret (aşevi) yapmıştır. Bu imaretin zengin ve fakir herkese nimeti boldur.

Kulaksız Tekkesi: Halveti tarikatınındır.

Sinan Paşa Tekkesi: Ümm-i Sinan tarikatınındır.

Piyale Paşa Hamamı yakınında Muabbir İbrahim Efendi Tekkesi: Dervişleri gayet çoktur.

Hacı Haydar Bostanı yakınında Hz. Uşşaki Efendi Tekkesi: Ümmetin salihlerinden dervişleri var.

Mevlevihane Tekkesi: Sultan IV. Murad Han çağında bizzat Abdi Dede hazretleri, dostlarının yardımları ile kendileri Ferhad gibi ırgatlık ederek yapmışlardır. Yüksek yerde bir Mevlana-yı Rumi Tekkesi'dir.

.......................... (2 satırlık yer boş) ..........................

Kasım Paşa Hamamı: Eski, hoş havalı, güzel binalı hamamdır ki suyu tatlıdır.

(---) Hamamı: Tersane Hamamı duvarı ardında bir küçük basık hamamdır, ancak gayet yerinde yapılmıştır.

Hekimbaşı Hamamı: Hikmetle yapılmıştır ki benzeri yoktur. Ancak o kadar büyük hamam değildir. Lakin suyu lezzetlidir.

Kulaksız Hamamı: Malzemeleri, çarşafları ve hizmetçileri pak ve temiz, dellakları çevik olup herkese hizmet ederler. Ancak Kulaksız Hamamı olduğundan hizmetçilerinin çoğu sağırdır.

Piyale Paşa Hamamı: Gayet tatlı ve aydınlık hamamdır ki herkesçe meşhur latif hamamlardan biri de bu hamamdır.

......................... ( 1 satırlık yer boş) .........................

Mamur olan sarayları bildirir: Önce Piyale Paşa Sarayı, Kara Hoca Sarayı, Kurd Çelebi Sarayı, Hüseyin Ağa Alisi Sarayı ve Sıçan Halife Sarayı.

............................. (1.5 satırlık yer boş) .....................

Sebilhaneler: Tamamı,

............................. (5 satırlık yer boş) ..........................

Can bağışlar çeşmelerden Hacı Ahmed Çeşmesi'nin tarihidir,

Kandi-i da 'i dedi itmamının tarihini
Hacı Ahmed Çeşmesin cari ede da'im latif. Sene (---)

Dinlenme ve mesire yeri olan tekkeler

Bu tekkelerin en eskisi Tir-endazan Tekkesi'dir. İlk başta Fatih Sultan Mehmed yapmıştır. Ayasofya'dan putları çıkarıp Okmeydanı'nda bu puta sepeti mahalline koydu. Haftada iki gün bütün gaziler bu putlara oklar attıkları için hala puta oku derler, bir tür sehm-i kazadır. O zamanlarda kemandar (yaycı) ve okçuların sohbet etmeleri için bu tekke yapıldı. Daha sonra Bayezid Han-ı Veli yaycı ve okçu olduğundan kemankeş Hattat Şeyh hazretlerinin özendirmesi ile bu tekkeyi genişletti. Zamanla bu tekke yer yer yıkıldı. Sultan IV. Murad da ok atıcı olduğundan bu tekkenin onarılmasını ferman edince Musahip Silahdar Mustafa Paşa tamir etti. [126b] Tir-endazan Tekkesi'nin tamirine tarih:

Himmet-abad-ı cedid oldu bina-yı tekyegah. Sene (---).

Bundan aşağı ine Ayazma Seyirliği: Maceramız olan yerdir. Gerçi imaretinden bir belirti yoktur ancak büyük ağaçların gölgesinde bir ayazmadır. Bazı dostları için lacivert peştemala sarılmış billur gibi beyaz dilberler seyr olunur bir vakitli vakitsiz dinlenme yeridir. Her gah değildir mah be-malıdır (aydan aya) ki mehpareler (güzeller) harmanıdır.

Hasan Karlığı Mesiresi: Geniş bir dere içinde ok atmak için sekiler yapılmıştır. Herkes arkadaşlarıyla bu yerde ahdlerine sadık kalıp yabancılardan uzak sohbet ederler. Kardan akar soğuk bir suyu vardır.

Putayeri Mesiresi: Bir yeşillik derede beş altı sofa vardır. Her cuma binlerce yaycı, okçu ve Sa'd Vakkas esnafı toplanır, okçuların önderi "Pir Vakkas ruhuna Fatiha" deyip Fatih kanunu üzere Puta Sepeti'ne binlerce ok atarak putayı hedef ederler. (---) adım menzil yerdir. Üç yerde hayat suyu çeşmeler, nice büyük çınarlar ve başka ağaçlar var.

Divdar Çeşmesi Mesiresi: Bu da Okmeydanı'nın bir köşesinde hayat suyundan nişan verir bir çeşmedir. Dört tarafındaki büyük çınarların gölgesi yeşilliğinde bütün dostlar can sohbeti ederler.

Piyale Paşa Tekkesi Mesiresi: Bir çukur yerde dört tarafı kale gibi duvarlı bir tekkedir. Altlı üstlü ikişer bin adam alır sofaları var. Bütün sanat ehli orada halife gönderip post sahibi ederler. Binlerce sahan nefis yemekler herkese dağıtılarak yenir. Büyük mutfağında 3.000 adet bakır kapları vardır. Nice büyük çınarları ve bir hayat suyu kuyusu var ki anlatılmaz.

Söğütçük Ayazması Mesiresi: Bir havadar yerde salkımsöğütler ile süslü bir ayazmadır.

Hacı Ahmed Bostanı Mesiresi: Çeşit çeşit meyveleri vardır.

Boşnakbağı Mesiresi: Kayısı ağacı gibi gül ağaçları vardır. Ana4olu, Arabistan ve İran'da böyle gülistan görülmüş değildir. Sahibi Boşnak Şeyhi Uşşaki tarikatından hal sahibi bir adamdır ki bizzat kendileri bu gülistanın bağcısıdır.

Dede Bostanı Mesiresi: Mevlevihane Şeyhi Abdi Dede'nin meydana getirmesidir.

Kurd Çelebi Bağı Mesiresi: İrem bağı ağaçlığıdır.

............................. (1 satırlık yer boş) .........................

Daha nice mesire yerleri vardır ancak bildiğimiz bunlardan ibarettir.

Kasımpaşa dükkanlarının vasıfları: ( ---) mahallede 3.060 dükkan vardır. Gerçi bedesteni yoktur ancak bütün değerli şeyler bulunur. Özellikle debbağlar esnafı çok kalabalıktır. 300 adet büyük işlikleri vardır. Her birinde yirmişer otuzar usta pehlivan yiğitleri vardır. Sarı sahtiyanı, kırmızı köselesi ve tutkalı meşhurdur. Bu esnafın içine bir kanlı katil veya bir hırsız girse hepsi baş kaldırıp o suçluyu hakime vermezler. Ancak o suçlu da ölünceye kadar bunların içinden kurtulamaz. Bir hizmete tayin ederek sanat öğretir ve kar ettirerek o adamı hırsızlıktan kurtarırlar. Bunlardan başka çeşit çeşit sanat erbabı vardır.

Bu şehir içinde akan iki derenin iki taraflı baştan başa dükkanlardır. (---) yerde köprüleri vardır. Bu köprülerin üç tanesi kargir birer gözlü köprülerdir.

Önce Kasımpaşa Köprüsü, sonra Emir (---) Ağa Köprüsü,(---) gözdür. Tarihi budur ki Teknecizade hattıyla yazılıdır: ( ---) ( ---) ( ---) ( ---)

Sonra Tersanekapısı Köprüsü: Bir gözdür, insanların geçtiği yer ve ana yol kapısıdır. Bu köprülerden başka Piyalepaşa Deresi'ne kadar on bir tahta köprü vardır. Cumapazarı Köprüsü'nden Şeyh Deresi'yle Hacı Ahmed Bostanı'na kadar bu dere üzerinde on yedi yerde alçacık yaya adam geçecek iskele köprüleri vardır. Hepsi pranka zincirler ile bağlıdır.

Çarşı pazarları: Önce Cumapazarı, Kasımpaşa Çarşısı, Piyalepaşa Pazarı, Terziler Pazarı, Kulaksız Pazarı, Debbağlar Pazarı ve İskele Pazarı.

............................. (1 satırlık yer boş) ......................... [127a]

Kasımpaşa mahallelerinin adları

Önce Türbedar Mahallesi: Bütün ölüleri bunlar defnederler, salih adamlardır. Eski mahalledir ki mezarlık içinde kurulmuştur.

Kanlıkozlar Mahallesi: Mezarlık içinde baştan aşağı ceviz ağaçlarıyla kaplıdır.

Kasım Paşa Mahallesi, Kethüda Mahallesi, Ketehorya Mahallesi, Piyale Kethüda Mahallesi, Cumapazarı Mahallesi, Büyükdere Mahallesi, Küçükdere Mahallesi, Uşşaki Tatavla Mahallesi, Tepebaşı Mahallesi, Badille Mahallesi, Sarı Kethüda Mahallesi, Dere Mahallesi, Aydın Çavuş Mahallesi, Kara Sümbül Ali Efendi'nin efendisi kimya sahibi Aydın Çavuş'tur. Allah rahmet eylesin.

Çelebi Çetin Kozdin Mahallesi, cevize haşiye sahibidir. Yeni Divanhane'ye bakan tepe başındaki mahalledir.

Yeldeğirmeni Mahallesi, Küçükpiyalepaşa Mahallesi, Emirefendi Mahallesi, Sinanpaşa Mahallesi, Kocapiyalepaşa Mahallesi, Kulaksız Mahallesi, Hamdiefendi Mahallesi, Hacıahmed Mahallesi, Ketehorya Mahallesi.

............................. (2.5 satırlık yer boş) .........................

Bu mahallelerden başkalarını bilmiyorum.

Kasımpaşa şehri halkının vasıfları: Bu büyük şehrin halkı üç fırkadır. Bir sınıfı asker topluluğudur ki, bunlar kaptanlar, azebler, vardiyanlar, ip cambazları ve gemici dayılardır. Hepsi Cezayirli elbisesi giyip kırmızı fes üzerine kafesi sarık, arkalarına bornoz, demir-koparan, kapod ve çeşit çeşit parankana dolamalar, bellerinde çatal pala bıçaklar, ayaklarında tomaklar bazıları baldırı çıplak seren-baz, conda-baz gazi askerlerdir.

Bu askerin hepsi (---) seçme askerdir. Süleyman Han kanunu üzere yıllık tam maaşları 3.070 kese maldır. Tersane Divanı'nda kaptan paşa huzurunda her üç ayda bir maaş alırlar seçkin askerlerdir.

Bir sınıfı çeşit çeşit esnaftır, ancak bağcıları çoktur.

Üçüncü kısmı ise tüccar ve gemi marangozlarıdır. Bunlar istedikleri gibi çeşit çeşit elbise giyerler. Özel giyecekleri yoktur.

Bir fırkası da ilim erbabı ve aba giyen yüreği yaralı dervişlerdir. Ancak her biri yüce bir padişahtır. Bağdan bağa gidip ibadet ve has sohbetler ederler. Kadınları gayet edepli ve kapalıdırlar ki her biri sanki Rabia-i Adeviye'dir.

Bu şehrin güzel kadın ve erkeklerinin haddi yoktur, zira suyu ve havası gayet tatlıdır. Enlemi ve boylamı İstanbul ile aynıdır. Ancak aralarında bir mil uzunluğunda bir halici vardır.

............................. (1 satırlık yer boş) .......................

Yiyecek ve içeceklerini bildirir: Önce has ve beyaz kurabiye gevreği, beyaz simidi, yağlı çöreği, sulu ve al renkli dürrakı, papa şeftalisi, şirin kayısısı, Cem Şah üzümü, Şam üzümü, Boşnak Dede gülü, kaymaklı yoğurdu ve semiz koyun eti meşhurdur, çünkü yeşillik yerleri çoktur.

............................. (1 satırlık yer boş) .........................

Sanat ehlinin övülecek işleri: Önce terzileri, Cezayir biçimi elbiseler kesip öyle sihirli iğne vururlar ki İstanbul ustaları ona denk iğne vuramazlar.

Esirlerinin hapishanelerde işledikleri çeşit çeşit nakışlı eldivenler ve çoraplar ancak Frengistan'da, Gürcistan'da işlenir.

Debbağlarının yaptıklarından sarı sahtiyanı ve kırmızı köselesi herkesçe meşhurdur. Piyalepaşa Çarşısı'nda çeşit çeşit keçe külahlar ancak Manisa'da Konya'da işlenir.

Tersane-i Amire'de yetkin usta gemi yapıcı marangozlar var ki kafir memleketlerinin hiçbirinde benzerleri yoktur. Her ne tip ve yapıda bir gemi istesen ona göre yaparlar.

....................... (1.5 satırlık yer boş) ........................... [127b]

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗