Kavala
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kavala
Hazret-i Süleyman Peygamber evladı Hazret-i Melik Racim asrında bu kaleyi Hekim Feylekos yaptı ki beşinci atada nesebi Hazret-i Süleyman'a ulaşır. Bazı Yunan tarihçileri bu Feylekos, Süleyman Nebi oğlu Melik Racim oğlu Feylekos'tur, derler. Yunan krallarından ulu kral olup Hazret-i Süleyman'ın bu Kavala Kalesi zemininde Belkıs Ana için yaptığı köşk yerine bu Kavala Kalesi'ni Feylekos yapıp idaresini Kavala adlı oğluna verip mamur ettiği için onun ismiyle isimlenip Rum tarihlerinde bile Kavala derler.
…
Kavala Kalesi zemininin şekli: Akdeniz kenarında Rumeli kıyısında iki tarafı tepeli bir sivri burun üzerinde sivri bir yalçın kara kayada şeddadi, kesme taş yapı, sağlam bir hisar ve müstahkem Feylekos Hekim tahtı olup badem şeklinde olup iç kalesi kaya üzerinde çepçevre tam 3 bin adım kuşatır, sağlam bir hisar ve ibretlik dayanıklı bir kaledir. Bu süslü sur, bu kaya üzerinde güneyden kuzey tarafa uzunlamasına yapılmıştır ki göklere doğru uzanmış olan iç kale kapısı kıbleye doğru bakmaktadır. Bunda dizdar sakin olup tüm cebehane, mühimmat ve levazımat bu iç kalede olup her gece bunda padişah mehterhanesi faslı olur.
Bu kaleden Akdeniz içinde olan (---) Adası iki mil uzak mesafede olup bütün yapılarıyla gözükmektedir. Ve Aynaroz nahiyesi köyleri ve kaleleri de tamamen görünür.
Bu iç kale önünde yine yalçın kaya üzerinde bir kat bölme hisar daha vardır, ona orta hisar denir. Bunun da iki kapısı vardır, bir kapısı kuzeye bakar ve bir kapısı güney tarafa açıktır. Bu bölme orta hisarda Diyarbakırlı Hattat Nişancı Osman Paşa vilayet valisi olup şehri muhafaza eder. Cihannüma bir sarayda oturup seyr-i safalar edip kendi askerinden başka 7 kaza yerin askeri de hazırdır.
Bu orta hisarda toplam 200 hane vardır ama kaya üzerinde olmakla bağı bahçesi yoktur.
Ve toplam (---) mihraptır. Evvela Alaca Cami iç açıcıdır ki bütün Akdeniz gözükmektedir. Sonra Bey Camii, Suhte Camii mamur mabetlerdir. Ve Kilise Mescidi süslüdür. Ve iç kale mescidi var. Bütün evleri kargir taş yapı hoş hanelerdir. Ama iç kalesi gayet sağlam olmakla başka 300 adet nefer hisar erleri vardır. Ve toplam 50 adet küçük büyük topları vardır.
Kavala aşağı kalesinin anlatılması
Hepsi 500 adet kat kat, altlı ve üstlü, kargir yapılı sağlam evleri vardır ki tamamen (---) örtülüdür, ama bahçeleri nadirdir.
Tamamı 5 adet mahalledir. Çevresi bir deryadan bir deryaya kadar orta hisarı ve iç kaleyi kuşatmış varoş kalesidir, ama kaç bin adım olduğu malumum değildir. İç kale, orta hisar ve bu aşağı varoş hisarının toplam 7 adet kapısı vardır. Ama bu aşağı varoşun İstanbul Kapısı dedikleri sağlam kapı kuzey tarafa açılır. İskele Kapısı güney tarafa bakıp kale limanına açılır. Bu liman kapısı ·yakınında 3 adet kadırga bir şeşhane gözleri vardır ki hakiminin kadırgaları bunda her vakit hazır durmak kanundur.
Bu liman kapısından dışarıda 2 adet han, 5 adet dükkan, nice mahzenler ve bir adet abıhayat sebilhane vardır.
Limanı bin pare gemi alır bir geniş büyük limandır ki iyi demir tutar yatak ve sığınacak güvenli bir limandır. Ancak kıble, güney ve doğu rüzgarlarından emin değildir, ama kuzey, yıldız, batı ve karayelden emin limandır.
Bu aşağı kalede 5 mihrap vardır. Bunlardan donanımlısı ve bakımlısı kalabalık cemaate sahip, selatin camii gibi, mavi saf kurşun ile kubbeleri örtülü, mamur kargir kubbeli, uzun ve düzgün minareli [216b] Sultan Süleyman Han vezirlerinden makbul iken maktül olan gazi ve şehit İbrahim Paşa Camii, görülmeye değer sanatlı, iç açıcı, geniş ve süslü nur dolu bir camidir ki övgüsünde dil kısa ve kalemler kırıktır.
Kısacası bu camii, ziyafet yeri, aşevi imareti, medresesi, sıbyan mektebi, derviş tekkesi, tüccar hanı, mescitleri, çarşı pazarı, bedesteni, hamamı, susayanlara sebili ve diğer bütün hayır eserleri tamamen İbrahim Paşa'nın olup bütün imaretleri baştan başa kurşun örtülüdür. Bir hayli uzak mesafeden bu aşağı şehre bakıldığında gömgök kurşun ile örtülü bir mamur şehir gözükmektedir.
Bu hayrat hasenatlara karşılık bu şehir içinde Sultan Süleyman Allah rahmet eylesin bir konak yerden dağları ve belleri Ferhad gibi deldirip bir kayadan bir dağa tam 60 göz Kisra Kemeri'ne benzer kemerler ile bir abıhayat su getirtmiştir ki bu da anlatmaktan övmekten hariç gökkuşağı gibi kemerlerdir ki boyu tam 80 Mekke ziraı yüksektir. Bu seyirlik Süleyman yapısı Feylekos'un bu Kavala Kalesi'ne denktir ki bu şehri hayat suyu ile sulamıştır. Allah rahmet eylesin.
Demirkapı Dış Kalesi'nin özelliği
Bu yazılan aşağı kaleden başka bir kat sağlam büyük sur var ki ta kuzey tarafında olan Demirkapı adlı zor geçit derbentten bu kale limanı kapısına kadar tam 3 saatlik yer büyük kaledir, ama yalın kattır. Bütün burçları köşe köşe, bend ve dirsekleri kat kattır. Ama halen bu surun bazı yerleri, zamanın geçmesiyle yıkılmıştır, biraz şey ile imar olmak mümkündür, zira nice bin burçları bellidir. Öyle büyük ve geniş kale imiş ki tam 40 adet tepeleri, dağları ve yüksek bayırları kuşatmış, görmeye muhtaç görülmeye değer bir kaledir.
Hatta hakir yaya olarak adımlamaya dermanım olmayıp sabahtan ata binip sarp taşlık dağları gezip dolaşarak bir günde at ile devredip gün batımında Osman Paşa yanına geldiğimde tam 14 saatte süratle devretmiş oldum, ama atların ayaklarında nalları kalmadı. Ta bu derece taşlık dağları kuşatmış büyük kaledir.
Eski zamanda bu iç kalenin yapılarını Rum Yunan tarihlerinde öyle yazmış ki hemen 40 bin hanenin kapıları tamamen gümüş levhadan imiş ve 12 adet esnafın her biri on ikişer bin dükkan imiş. Ve toplam 3 bin kilise, manastır ve mamur mabetler imiş. Hala tüm yapı kalıntıları bellidir.
Ve hala tüm bu kalenin duvarları, mamur olan Kavala Kalesi'ni kuşatıp bir tarafından geçip mamur Kavala'ya gelmek imkansızdır, ancak bu büyük kalenin demir kapısından geçilir. Hala sarp kapıdır. Bu kapının iki tarafında göklere uzanmış taç kuleleri vardır. Bu kapı içine giren 3 saatte Kavala Kalesi'ne gelir.
Bu harap içi tamamen bağ bahçelerdir. Dağ etekleri kara kara kayalardır. Daha üst kısımları kalenin burçları ve duvarlarıdır. Ancak bu şehrin havası ağırdır, zira deniz kıyısında tamamen kara taşlıktır. Temmuz ayında cehennem derecelerinden bir şehir olup insanları yanıp yakılır, gayet cezire yerdir. Ara sıra bağ bahçelerinde uzun ve düzgün servi ağaçları vardır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗