Kavarna
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kavarna
İsimlendirilmesinin sebebi ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) ( ---) Bu da Karadeniz sahilinde teper aşağı inilir bir dik dağ eteğinde doğu tarafı deniz olan güzel bir iskeledir. Deniz kıyısında ancak buğday mahzenleri ve abıhayat su kaynakları vardır. Gayri bir şey yoktur. Rus korkusundan bütün yapıları dağ başındadır.
Bu da Silistre eyaleti toprağında veziriazamların hass-ı hümayunudur ve Balçık Kazası nahiyesidir. Hakimi veziriazam ağasıdır. Kethüdayeri, serdarı, müftüsü ve nakibi yoktur. Hepsi hepsi 300 adet kiremit örtülü ufak tefek fukara evleri vardır. Ayanı da yoktur, ama bağı, bahçesi ve fukarası çoktur.
Toplam (---) adet camidir. (---) Dükkan, han ve hamamdan ve başka güzel eserlerden bir şey yoktur. Ancak köylerinde mahsulü çok olup bir küçük limanı olduğundan gemiler gelip iskele olmuştur ama gemiler yüklerini alıp hemen kaçarlar. Zira limanı iyi yatak değildir.
Ve havası da ağırdır, zira taşlık yerdir, ama kaynak suları çoktur.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗