Kayid Cami-i Ezher (Al-Azhar)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kayid Cami-i Ezher (Al-Azhar)
358 tarihinde Fatımilerden Sultan Muizzüddin-i Mağribi'nin Ezher adlı bir kölesi yapısıdır. Mağrip'ten nice bin kese mal ile gelip Mısır halifesi İhşidi izniyle bu camiin temeline 10 binden fazla Mağripli hizmetkarlarıyla uğurlu saatte başlamıştır. Cami tamama yakın olunca Muizzüddin Mağrip'ten ılgar ile gelip gizliden Mısır'a girer. Mısır'da Cami-i Ezher'e hizmet eder bahanesinde olan Mağripliler de silaha sarılıp İhşidiler elinden Mısır'ı alır. Bu Cami-i Ezher'i öyle mamur eyledi ki bütün dünya alimlerini buraya toplayıp yiyecek ve içeceklerini verir, şir-i hurma ve katr-ı nebat verirdi. Halen Mısır içinde öyle bir sağlam vakıf yoktur.
Ezher Mübaşir adlı köle mübaşir olmakla hala o isimle anılır. Ama Muizzüddin malıyla yapıldı, Muizzüddin de o bahaneyle Mısır'a malik oldu. Ama Mısır içinde öyle bir kalabalık cemaate malik cami yoktur. Zira Mısır'ın tam ortasında bulunmaktadır ki gece gündüz bir an secde edecek boş bir yer yoktur. Zira gece ve gündüz içinde 12 bin talebe mevcuttur. Kovan arısı gibi bir sestir ki insan dehşete kapılır. Hepsi ilim öğrenmekle meşgullerdir. Bir kere bu camide üstad önünde bismillah diyen elbette mahrum kalmamıştır. Gayet mübarek camidir.
Ve yan kapıdan yan kapıya boyu 170 germe adımdır. Mücellitler Kapısı'ndan içeri girip küçük avluyu geçip büyük avlu kapısından içeri girip ta mihraba kadar eni 150 germe adımdır.
Cami içi 120 beyaz mermer sütundur. Yirmisi ameli ayaklardır ki onlar avlu ile cami arasında bulunmaktadır ama sütunları küçüktür. Ve 400 kemerler üzere yeşil ve renkli tahta tavandır, kubbe değildir. Boyu 3 adam yüksekliğidir. Sair camiler gibi kargir yüksek bina değildir. Ama ruhaniyet var, içine giren çıkmak istemez.
Dört mezhep için dört mihrabı var, Hanefi mihrabı üzerinde "Ey İnananlar! Rüku edin, secdeye varın, Rabbiniz'e kulluk edin." [Kur'an, Hacc, 77]
ayeti yazılmıştır.
Minberi nakışlı ağaç minberdir. Minberin sağ yanında bir tahta mihrap üzere silu lacivert üzere beyaz isfidac iri yazıyla, "(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun alacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Fevelli vecheke şatra'l-mescidi'l-haram" [Kur'an, Bakara, 144] ayeti yazılmıştır.
Bu cami içinde 2 bin dolap vardır. Her birinin yüksekliği ikişer adam boyu altışar yedişer kat dolaplardır. Bu hesap üzere toplam 9 bin dolaptır ve kitap doludur. Talebelerin ihtiyaçları, yiyecek ve içecekleri durur.
Bu cami içinde daima 2-3 bin kör hafız bulunur. İlim tartışmaları karmaşası yüzünden insan huşu ile her şartını yerine getirip namaz kılamaz.
Dış avlusu bir beyaz balat döşeli sahradır. Boyu ve eni 150 adımdır. Ama dört tarafında yan sofaları vardır, onlar ile 170 germe adımdır.
Avlusu beyaz mermer ve başka parlak ve cilalı taşlarla döşelidir. Yağmurdan inen sular bu avlunun altında sarnıçlara gider. Camiin vakfı tarafından bu sarnıca 40 bin deve yükü Nil suyu doldururlar. Temmuz'da bütün talebelere dağıtırlar. Avlu içinde 3 yerden kuyu ağızları vardır. Bu sarnıç sanki bir tatlı denizdir.
Yan sofaları içinde dershanelere revak derler. Camiin dört tarafında 50 revaktır, yani 50 diyar kavminin mekanlarıdır. Gerçekten her birinde birer İslam diyarı uleması doludur. Bir revakın halkı başka bir revak adamının ne dilini ve ne de halini ahvalini bilmez. Herkes kendi işleriyle meşgullerdir. Namaz vakti olunca sanki Dirilme Günü'nden bir gün olup esvaplarını ve kitaplarını kaldırıp abdest yenileyip namazı kılıp yine ilimle meşgul olurlar. Hele hakir bu Cami-i Ezher'de dünya çirkefi sözünü işitmemişimdir. Ve hakir her zaman oraya vardığımda dünya işlerini unutup başka bir keyfiyete nail olup safa ederdim.
Evvela cami içi Mısır uleması ile doludur. 170 yerde müderrisler ders verirler.
Sonra Rumi revakı başka bir köşedir. Tüm Anadolu kavmi orada sakinlerdir ve gayet temizdir. Bütün revak halkı bu Rumi revakına mayillerdir. Ve evkafları sağlamdır.
Irak revakı ve Mağribi revakı, pislerdir. Ve Endülüsi revakı, Funci revakı, Kürt revakı, Belhi revakı, Tatar revakı, Dağıstan revakı ve Acem revakı.
Kısacası 50 çeşit kavim revaklarda talebe vardır. Bütün acayip ve garip ilimler her gün okunmaktadır.
Bu avlunun dört tarafında revak dedikleri yerlerde 250 adet beyaz mermer sütun vardır, ama ellisi yapma ayaklardır. Bu hesap üzere direkler üzerinde 400 kemer vardır.
Camiin içi ve dışında 12 bin kandil vardır. Her gece yanıp talebeler muma muhtaç değillerdir.
Bu Cami-i Ezher'i Kayid yaptığında bir tılsım etmiştir ki hala bu cami içinde leylek, serçe, kırlangıç, güvercin ve çaylak gibi kuşlar girip yuva edemezler ve cami içine giremezler, acayip tılsımdır.
Geri mihrap kapısı üzerinde 2 minaresi vardır, beşer tabaka. Ve 7 kapısı var, hepsi sanatlı sarı pirinç kapılardır.
Avlunun sol tarafında bir Şafii havuzu var ki 10'a 10' dur.
Bu camiin dört tarafına bitişik 7 yerde medrese, darülhadis ve darülkurralar vardır. Hepsi büyük avlunun çevresindedir. Onların da dersiamları ve talebeleri çoktur.
Revaklardan başka camie bitişik kat kat odalar vardır ki insan o odalara girse kaybolur. Onda da ıskarça ayan ulema ve suleha doludur.
Kısacası Cami-i Ezher'de 12 bin adam mevcuttur. Uleması ayaklansa hemen Cami-i Ezher'den 700 ulema sancağı çıkar. Allah bizi saklasın, ayaklanmaları çok fenadır. Hatta bir kanlı ve bir hırsız Cami-i Ezher'e girip tövbe etse artık hakim ona el uzatmaya kadir olmaz.
Her gün binden fazla hatm-i şerif okunur. Herkes anababası, hocası ve velinimeti ruhu için hatim okutturmak istediğinde 30 para fiyatı vardır. Daha fazla verirsen kesesiyle gasp edip alırlar. Ve 7 saatte bir adam bir hatm-i şerif okur, hızlı hafızlar vardır.
Sabah akşam mutfağından bütün fakirlere birer çanak pirinç ve mercimek çorbasıyla birer ekmek verilir. Her Cuma gecesi de pilav zerde ve yahni verirler. Cami içi gece gündüz insan sesinden yıldırım gibi gürler.
İçlerinde dört mezhepten hakimleri vardır. Rumilere Rum revakında Mustafa Efendi hakimdir. Ve nice kanlı ve mücrim dersiam olmuştur. Mısır halkının bu Cami-i Ezherliye inançları sebebiyle çok sadaka, adak ve zekat verirler. Başka diyarlardan da surre ve atiye gönderirler. Büyük vakıftır, övgüsünde dil kısadır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗