Kelafiş (Bab el-Kalabsha)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kelafiş (Bab el-Kalabsha)
Urban arasında bunlara kelafiş, yani şey değildir derler. Çadırları yoktur, hepsi bu kayalarda olan mağaralarda sakin olurlar. şeyhleri Çadilla bize bir büyük mağara gösterdi, hepimiz atlarımızla girip şiddetli sıcaktan kurtulduk. Gayet soğuk mağaralardır. Bu kara taşlık içinde 3 bin kara asi kavimdir. Keçileri gayet çoktur, ama başka hayvanlan yoktur. Yiyecekleri dan, deve eti ve teystir yani keçidir. Timsahı kebap edip yerler. Ve timsahın dişisi ile cima ederler. Timsahın cimaını anlattıklarında ağızlarının suları akar. Bunlar timsah yemekle sert ve zorba kavimdirler. Timsah miski ve haraza taşı bulunur. Haraza taşı timsahın ödünden çıkarmış. Gece cima sırasında ellerine alıp ehline 40-50 kere hizmet edermiş, elinden bırakıncaya kadar cimadan vazgeçemezmiş. Kadınlarının da o taş elinde oldukça iştihası kesilmezmiş.
Bu mahallerde Nil kolları ve haliçleri olmamakla hurma, bersim ve başka ürün olmaz, ancak kızıl darı olur. Bu kavmin işleri güçleri silahlı olup Habeş dağlarına gidip orada fillerle cenk edip fil dişlerini ve gergedan boynuzlarını Habeş'e götürüp satıp bez boğası alırlar.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗