Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiKemah
TÜRKIYE

Kemah

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Kemah

Osmanoğulları Devleti'nde kudret eliyle yapılan Tanrı yapısı kalelerin biri de bu Kemah Kalesi'dir. Biri Diyarbakır yakınında Mardin Kalesi'dir, iman seddi Van Kalesi'dir, Şebin Karahisar Kalesi, Mekü Kalesi, Afyon Karahisar Kalesi, Ermenak Kalesi, Merkab Kalesi, Hasan Kalesi, Gereknuh Kalesi ve Rumeli'de Menekşe Kalesi, Anapolya Kalesi, Mizistre Kalesi Gördüs Kalesi, Kırım bölgesinde Menkub Kalesi, bu kaleler göklere doğru baş uzatmış mavi bulutlardan başka havalesi olmayan kalelerdir. Ama bu Kemah her yönden onlardan sarptır ki kuşluk vakti olmayınca zirvesinde olan iç kalesi mavi bulutların içinden belli olmaz. Göklere doğru baş uzatmış benzersiz bir tepenin en yüksek yerindeki kalesi üstünde silu (kırmızı-mavi karışımı) bulutlar eksik değildir.

Fetihten sonra Sultan Süleyman yazımında Erzurum eyaleti toprağında Kuruçay Voyvodalığı hükmündedir. Erzurum paşasının hassı subaşılığıdır. Ve 300 akçe ile bağışlanır.

Kemah Kalesi'nin şekilleri: Beşgen şeklinde sağlam taş yapı süslü bir kaledir. Her burç ve kuleleri büyük taşlar ile yalçın kayalar üzerine oturtulmuş bir sağlam, dayanıklı kaledir. Erzurum serhadlerinde benzeri meğer Şebin Karahisarı ola. Benzersiz bir kale demek olmaya, ama Fırat Nehri aşırı biraz havalesi var gibidir. Ama ondan zarar isabet etmez sağlam bir kaledir.

Fırdoloyı çevresi (---) adımdır ve hendeği (---) ve kıbleye bakar bir kapısı var. Buradan içeri iki kat kapılar daha var, üçü de san'atlı ve sağlam demir kapılardır. İlk baştaki kapının iç yüzünde, sağında ve solunda birer tunç toplar vardır ki ikisi de görülmeye değer toplardır. Her birinde birer eskici girip köşkerlik eylese yerim dar demez. Ta bu mertebe geniş, büyük ve uzun Süleyman Han toplarıdır. Üç kantar taş gülle atar, boyları yirmi yedişer karış demir küpeli uzun toplardır. Gariplik ondadır ki böyle mefret (iri) topları o yalçın kaya üzerine, öyle çetin mahalle nasıl çıkarıp koydular, acep cerr-i eskal (caraskal) san'atı ile çekip öyle yüksek yere öyle büyük topları komuşlardır.

Ta içerideki üçüncü kapının kemeri üzerine bir pehivan (savaşçı) gürzü ve bir Hazret-i Ali oku yayı asılmıştır ki büyük alamettir.

Ve bu kalenin içinde hepsi toprak örtülü küçük ve büyük 600 güzel evler vardır. Ancak dar mahalde bulunduğundan bağsız, bahçesiz ve susuz evlerdir. Hepsi vilayetin ileri gelenlerinin ve kale neferatının evleridir. Kara Yakuboğlu'nun ve İbrahim Çelebi'nin hanelerinden başka bahçeli ev yoktur.

Ve bu kale içinde bakımsız boş yerler çoktur. Hatta hali olan yerlerde beş adet buğday anbarları vardır. Selim Han'dan beri ağzına kadar pirinç çeltiği ve dan dolu olarak durur. Sanasın bugün harmandan gelip anbara doldurulmuş hububattır. Kuşatma sırasında onlar ile yiyecek ihtiyaçlarını giderirler.

Ve bu iç kalede hepsi 11 mihraptır, üçü camidir. Kale kapısından içeri Bey Camii, gayet büyük camidir ve eski tarzdır. Ve bir kargir minaresi var. Bundan başkası tahta minareler ve minaresiz mescitlerdir.

Bu kale gerçi yalçın kaya üzerine yapılmıştır, ama evleri bir düz geniş ve satıhlı taşlı yerlerdir.

Bu kalenin kuzeyinde Şehitler kulesi üzerinde küçük ve büyük 32 adet topları vardır. Adı geçen Şehit Kapısı'ndan aşağı kayadan kesme su yolu ile ta aşağı nehre iner su yolu vardır. Kuşatma sırasında oradan su alınıp su ihtiyaçları karşılanır. Bu aşağıda üç adet su sarnıcı vardır, biri birlerine yakındır. Kayalardan ab-ı hayat sular sızıp sarnıçlara dolar. Tanrı'nın hikmeti biri ab-ı hayattır, biri güherçileli sudur ve biri gayet tuzludur.

Bu şehrin suyu ve havasının tatlılığından sevimli gençleri ve güzelleri herkesçe beğenilir. Gerçi Erzurum toprağında Türkistan şehridir, ama garip dostu, dindar, yumuşak huylu adamları vardır.

Ve beğenilenlerinden, yukarıda yazıldığı üzere çadır bezi, beyaz ve lezzetli tuzu ve katık peyniri dedikleri katmer peyniri, Arap ve Acem'de öyle peynir görülmemiştir. Midilli'nin lor peyniri ve Şam'ın karişe peynirinden taze, lezzetli ve hazını kolay peynirdir.

Beğenilenlerinden biri de Tanrı'nın hikmeti ilkbahar mevsiminde bu şehrin dağlarına düşer, "Menn ve Selva" adında bir İsa kuşu gelip yüksek dağlarına ve bazı bostanlarına gelip konar. Kemah halkı onun mevsimini bilip bütün kuşları avlarlar, tüylerini yolarlar ve tuz, ile turşu edip kış mevsiminde yerler. Gayet lezzetli kuştur ve gayet besleyici eti vardır. Kemah halkının tuzağından kurtulan kuşların tamamı diğer kuşlar gibi ılıman bölgelere göçüp giderler. Kemah halkına Cenab-ı Barı böyle bir değişik sofra ihsan etmiştir. (---) (---) (---) (---) (---) [340b]

Kemah şehrinin ziyaret yerleri: Evvela Anbarlar yakınında Baba Kend Efendi ziyareti ve köprü başında Melik Gazi Sultan, Allah sırlarını aziz etsin.

................ (2 satır boş) .................

Bu şehrin enlemi (---) ve boylamı (---)dır. Dördüncü iklimden olduğundan havası ılımandır. Ancak ana yol üzerinde kurulmamış olduğundan kervan yolu değildir. Bir sapa dağlık taşlık içindedir. Fırat Nehri bu şehrin doğu tarafında Erzurum dağlarında Dumlu Sultan Dağı'ndan gelir, bu şehri sulayıp bu kale kayasın dolaşıp batı tarafına akarak İzoli Kürtleri içinden geçer, Bingöl'den Murat Nehri de bu Fırat Nehri'ne (---) (---) mahallinde karışır. Fırat Nehri, Malatya yakınında Kömür Ham geçidinden akar. Malatya'dan Harput'a, Eğin'e, Palu'ya ve Diyarbakır'a giden, bu Fırat Nehri'ni gemiyle geçmeyince geçemez.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗