Kıbleteyn Camii (Mescid-i Kıbleteyn)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kıbleteyn Camii (Mescid-i Kıbleteyn)
Kıbleteyn Camii, bir camide iki mihraptır. Biri hâlâ kıblemiz olan Mekke-i mükerremeye dönüktür. Biri batı tarafına Kudüs-i şerife dönüktür. Eski kıble oldur. Bu Kıbleteyn Camii'nde Hazret-i Resûl-i Kibriyâ Hicret'in 14. senesinde ibadet ederken bu Kıbleteyn Camii içinde Hazret-i Cibril-i Emin Allah tarafından gelip bu âyeti getirdi. "(Ey Muhammed!) Biz senin yüzünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir” [Kur'ân, Bakara, 144] âyet-i şerifi indi. Kıble bu cami içinde batı tarafına Kudüs-i şerife yönelik iken Hazret-i Peygamber o saat yeniden bir kıble daha yaptırıp kıble Hak emri ile Mekke'ye çevrildi. Hâlen ve kıyamete kadar Muhammedi kıble Mekke-i mükerremeyedir. Kıbleteyn Camii'nde iki mihrap olmakla Kıbleteyn derler. Hazret-i Peygamber Muhâcirin ve Ensarlarına daima burada imamlık, vaaz ve nasihat ederdi.
Her kim bunda iki rekât namaz kılarsa hesapsız ve azapsız cennetlik olacağına şüphe yoktur. Zira Aşere-i Mübeşşere ilk defa kıble çevrilip öğle vakti kılınırken cemaat bulunduklarından Aşere-i Mübeşşere'ye cennetliksiniz, diye müjdelediler. Ey imdi Allah kâdirdir. Bunda da bir kere ibadet edeni mahrum komayıp, cennetine koya. Âmin. Bi-hakkı Seyyidi'l-mürselin.
Hazret-i Peygamber'in bizzat kendileri 28 gaza etmişlerdir. Dokuzunda kâfirlerle kendileri yaka yakaya cesurane cenk ettikleri gazanın üçüncüsü bu Kıbleteyn yakınında Hendek Gazası'dır. Hâlâ kâfirlerin yapıp mahsur oldukları hendekler açıkta bellidir.
Bu mahalde dört mescit daha vardır. Hazret-i Peygamber hicret ettikten sonra 70 bin Sahabe-i kirâmın çoğu bu mahallerdeki bağ evlerinde konaklayıp mescitler inşa etmişlerdir. O mescitlerin biri Selmân-ı Fârisî Mescidi minaresiz ve Hazret-i Osman Mescidi minaresizdir ve Hazret-i Ali Mescidi de minaresiz küçük mescitlerdir. Cemaatleri azdır, zira Medine bağlarının içinde kalmışlar, o yüzden cemaatleri azdır.
Bu mescitlerin güneyinde bağlar içinde bir nurlu küçük dağ vardır. Ona (—) Dağı derler. Hazret-i Peygamber o küçük dağ üzerine çıkıp daima orada ibadet edermiş.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗