Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiKif (El Geyf) (Suakin)
ORTADOĞU & ASYA & AFRIKA

Kif (El Geyf) (Suakin)

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Kif (El Geyf) (Suakin)

Bu da Habeş Eyaleti'nde II. Selim Han zamanında Özdemir Paşa fethidir. Eskiden bu da Dumbiye meliki hükmünde büyük iskele imiş, ancak şimdi o kadar mamur değildir, dört tarafında eski zaman yapılarının kalıntıları bellidir, büyük şehir imiş. Paşa kaymakamına bu diyarda kaşif derler. 200 adamla hükumet eder. Subaşılığı paşanın şatırbaşısıdır. Deniz kıyısı olduğundan buraya da gemiler yanaşıp gümrük alınır.

Bu şehir 300 toprak örtülü evlerdir. Kimi kerpiçten, kimi hasır ve kamıştan sahil evleridir, şeddadi kargir yapılar değildir. (---) camii ve (---) mescidi (---) (---) (---) ve 50 dükkanı vardır. Başka hamam, han, bedesten, imaret ve medrese yoktur. Ama birkaç kahvehane ve bozahaneleri vardır, zira bu iklimler boza yurdudur. Bağı bahçesi yoktur, ancak kara tarafı olmakla bostanları gayet çoktur. Eşme kuyularının abıhayat suları boldur. Bu şehrin suyu havasının hoşluğundan 100 yaşında kadın hamile kalıp 150 yaşında güçlü kocalar hıtayi kızlarla evlenirler.

Bu şehri gezip dolaşıp yine Sevakin Adası'na gelip tüm ağır yükleri ve bazı fazlalık hayvanları kaymakama 20 esir ve 20 adamımızla Allah emaneti koyup 10 at ve 10 hecin ile 20 adamımızı karadan Dehlek Vilayeti'ne gönderdik. Hakir Kara Naib'in kethüdası Mehmed Ağa yoldaşımızla bir Yemen celebesi gemiye binip "Onun yüzüp gitmesi de, durması da Allah'ın adıyladır." [Kur'an, Hud, 41] ayetini okuyarak Allah'a tevekkül edip Dehlek Adasına doğru yola çıktık.

Denize çıkıp gördüm, bu geminin yelkenleri hasırdan, Allah saklasın Şap Denizi içinde gidip geminin rübbanları ve mellah fellahları, yani gemicileri geminin başına oturup devamlı denize bakarlar. Ne zaman önlerine şap gelse, yeminek [sağa] veya yesarek [sola] diye geminin kıçında reise haber eder, o dahi dümeni ona göre çevirir. Vay eğer bu yeminek yesarek diyenin tersine reis hareket ederse sonu felaket olur. Her adımda bin kere Fatiha Fatiha diyerek, gemi Fatiha ile doldu. Gerçekten bu gemilerde Fatiha olmasa o gemi bu denizde bir an rahatlıkla yüzemez. Zira yelkeni hasır, gemicileri fakir, safrası taş çakır, yükü bozuk, çivileri hasır ipi, gemileri altında yağı deve yağı ve içi ağzına kadar arpa unudur.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗