Kili
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kili
Büyük ana Tuna Nehri'nin Karadeniz'e karıştığı boğaz ağzında İsmail ve Akkirman toprağında kavisli, yani yay gibi fırdolayı 3 kat şeddadî benzersiz taş yapıdır ki bir taraftan asla bir havalesi yok. Yeşilliği, bağı ve bahçesi çoktur. Alçakta ve düzde taşsız ve çamurlu yerde şirin ve süslü kaledir.
Bu kalenin kıble tarafı duvarını Tuna Nehri döver yeri tam 1.000 adımdır ve kara tarafı sanki yayın kabza tarafı tam 2.000 germe adımdır. Bu hesap üzere fırdolayı Kili Kalesi 3.000 adımdır. Kara tarafı 3 kat duvar ve Tuna tarafı 2 kat hendeksiz duvardır. Tamamı 170 kuledir. Bazı kulelerinin sağlamca yapılanlarının isimleri bunlardır ki yazılır.
Evvelâ Tuna burnunda Sultan Bayezid-i Velî' veziri Gedik Ahmed Paşa Kulesi, Kanlı Kule, Kızıl Kule, Dizdar Kulesi, Zindan Kulesi, Yassı Kule, Gömlekli Kulesi ve Fener Kulesi’nde hâlâ her gece fener yandığından Fener Kulesi derler. Gece gelen gemilere büyük işaret ve müjde hayratıdır.
Tuna kenarında Melek Ahmed Paşa Kulesi, yeni yapı güzel büyük bir kuledir ki Özü kâfirlerinden alman topların 20 tanesi ve cebehaneleri kuleye konup sanki semender kulesi olup topları Karadeniz'e ve Tuna'ya bakmaktadır. Bütün kuleleri biri biri içinde gömlekli yüksek kulelerin hepsi sivri sivri tahta örtülü külâhlı yüksek kubbeli kulelerdir ki hepsini efendimiz Melek Ahmed Paşa şindire tahtalar ile örtüp imar etmiştir.
Bu kalenin Tuna tarafındaki duvarların Tuna Nehri yüzü 400 arşın yerini harap etmişti. Melek Ahmed Paşa eli vilâyeti üşütüp temelinden bir sağlam temel başlayıp yeniden yapınca evvelkiden sağlam ve dayanıklı yapı oldu. Bu tarafını Tuna dövmek ile hendeği yoktur, ama büyük, kalenin kara tarafında bataklı adam boyu ve daha yüksekçe hendeği vardır, ancak enlidir. Tuna taştıkça bu hendekten Tuna Nehri akıp balıklar avlarlar sarp hendektir.
Dış büyük kalenin imaretlerini bildirir
Bu dış kalenin çevresinde 4 adet kapı vardır. Batı tarafa taşra büyük varoşa açılır iki kat demir kapılardır ki sağında ve solunda 2 adet uzun toplu ve tüfengli sarp kulelerdir.
Tuna Nehri kenarında 3 adet küçük uğrun kapıları var ki onlara Sukapısı derler. Bu kapılardan içeri kale duvarlarının iç yüzünde üzerleri tahta belvan örtülü hendekleri vardır. Gören onu yol zanneder, ama yine at, katır, hayvan ve insan gezer.
Bu kale içi satranç nakşı 150 adet bölme sokak sokaktır ve tüm sokakları kaim ağaç direkler döşeli anayollardır. Bütün sokakların içi baştanbaşa üçer adam boyu derin geniş hendeklerdir ki üzerleri ağaç kirişler döşelidir. Allah saklasın kuşatma sırasında bütün döşeme tahtalarını herkes evlerine çekip yollar kaybolup Tuna Nehri ile dopdolu olmuş sokak sokak hendekler ortaya çıkıp düşman şehir içine girmeye cür'et edemez.
Gayet bataklı ve çataklı hendek sanatlarıdır ki her köşe başında olan ve diğer evlerin tüm bu hendekli yollara bakan mazgal [66b] delikleri ve saçma top delikleri ile bezenmiştir. Sokak başlarında sarp kale gibi evler var ki eğer şehre düşman girerse bu evlerden düşmana top, kurşun ve taşı lanet yağmuru gibi yağdırmak için bu hileli düşünce ile bölük bölük yollar yapılmış bir kale etmişler. "Kul tedbir alır, Allah takdir eder". Bu kale böyle hile ve şeytanlıklar ile yapılmışken bütün yaptıkları hile ve tuzaklar boşa gidip bu kalede asla savaşılıp çarpışma olmadan Akkirman Kalesi feth olunca bu kalenin anahtarları ve tüm mükemmel cebehanesiyle Sultan Bayezid'e sulhla kaleyi teslim edip içine önce Gedik Ahmed Paşa girip tasarrufu altına aldı.
Bu kale içinde 700 adet avlusuz, bağ ve bahçesiz kasvetli dar evler vardır ki tamamı tahta şindire örtülü alt ve üst katlı, çarşı pazarsız mükellef ve süslü mamur evlerdir.
Bu kale içinde Sultan Bayezid-i Velî Camii ve 7 adet mescidi var. Ve dahi kale içinde şer'i mahkemesi var, kadılara mahsus güzel hanedir, ama kalenin 4 adet kapısının kara tarafında Zindan Kulesi dibindeki Lonca Kapısı ve yine kara tarafındaki Varoş Kapısı işlek yüksek kapılardır, ama Tuna kenarındaki 2 adet kapıları küçük su kapılarıdır.
Kili İçkalesinin anlatılması: Yazılan büyük kalenin doğu tarafında Tuna Nehri kenarı köşesinde taşra kale burnunda 4 köşe, dörtgen şekilli bir küçük sanatlı kaledir ki cepçevre büyüklüğü 500 adımdır. Ancak büyük kaleye açılır bir küçük demir kapısı vardır ve etrafında iki kat derin hendeklerinde balıklar ağzına kadar dolu olup yüzücülük ederler.
Hisar içinde ancak dizdar, kethüda ve imam haneleri, buğday ambarı, cebehanesi ve birkaç neferat haneleri var, gayrı şey yoktur. Bu kalede bir hoş kanun vardır ki Bayezid Han törenidir. Cuma gün feth olunduğundan hâlâ her cuma günü kalenin bütün burçları ve kulelerine sabahleyin filandıra bayraklar, sancaklar, alemler dikilip gülbâng-ı Muhammedîler bedenler üzerinde çekilir, ancak bir adet şahane top atıp Cuma günü idiği ondan belli olur, Bayezid Han kanunudur. Allah rahmet eylesin.
Kili Kalesi varoşunun özelliği: Büyük kalenin batı tarafında bir düz vadide beşgen şekilli büyük bir varoştur ki hepsi 11 mahalle ve tamamı 2.000 adet altlı üstlü tahta avlulu ve tahta şindire örtülü evlerdir ve 17 mihraptır. Bunlardan çarşı içinde kalabalık cemaate sahip (—) camii gayet mamur ve şirin, sade yapılı güzel camidir. Hatta bu camie Melek Paşa Cuma namazı kılmaya gelirken kaleden bütün neferat padişaha hayır dua ile gülbâng-ı Muhammedi çekip bir yaylım tüfeng ve bir yaylım top atıp Kili zemini tamamen titredi. (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—)
Başkası mescitlerdir. Medreseleri ve dârülhadis dârülkurrâları yoktur, ama ebced okuyan çocuklarına sıbyan mektebi çoktur.
Ve ancak çarşı içinde Tuna kenarında (—) paşanın çifte hamamı var ki tamamen kurşun örtülü imarettir ki İsmail, İbrail ve Akkirman'da böyle yüksek yapı bir aydınlık gönül açan hamam yoktur.
Toplam 500 adet dükkânları var ki her esnafdan bulunur, ama bedesteni yoktur, 11 adet bedesten metaı bulunur tüccar, neccâr, füccâr kara ve deniz bezirgânı hanları vardır.
Suyu ve havası tatlı olduğundan câriyeleri ve köleleri, gayet dolgun tombul güzel câriyeleri ve hoş köleleri olur ki genellikle pazarlarında alınıp satılan kul kısmıdır ki 20-30 guruşa çok iyi köle verirler. Halkı genellikle bezirgân ve esircilerdir. Reayası Eflâk ve Boğdan Rus tâbidir, bağ ve bahçesi hesapsız pürşarabdır.
Beğenilen yiyeceklerinden Kili pastırması, sığır ve koyun etinden gayet lezzetli ve semiz, zaruret yiyeceği kuru eti olur. Balı, yağı, buğday ve balığı gayet çok olur. (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—)
Bu Kili şehrinin kıblesi tarafında Tuna Nehri aşırı Yılanlı Ada adında büyük bir ada var ki bir ucu üç konak Tulça'ya ve bir ucu İsmail şehrine varır büyük bir verimli adadır ki orada her sene kırk elli bin, bazı sene yüz bin adet sığır boğazlanıp pastırma edip bütün diyarlara bol bol gönderilir Kili pastırması gayet semiz, lezzetli ve meşhurdur. Halkı her diyardan toplanmış garip dostu tüccar adamlardır. Hiçbir gece misafirsiz yemek yemezler. Gayet bolluk şehirdir, ama varoşu çevresinde kalesi yoktur. [67a] Ve ileri gelenlerden bildiklerimiz (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) (—) ama ziyaretgâhları malumum değildir.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗