Kiliseli (Kissebükü)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kiliseli (Kissebükü)
Bir alçak kaya üzerinde bir burunda viran kaledir, ama bir iyi yatak yeri limanı var, daha önce gayet mamur iskele imiş. Menteşe kenarlarında Datça, Poça ve Darahiye kazası derler 80 akçe âsumanî kadılıktır, asla kasabası yoktur. Tüm nahiyesi 47 parça asi Türk köyleridir ve Menteşe paşasının hâssıdır, voyvodası hükmeder. Allah'a sığınırız gayet sarp, ormanlık ve taşlık gibi Frengistan yerlerdir. Bizi kâfir kovup "el-aman" diye yanaştığımızı görüp ve Türk bizi durdurup bir içim su vermediler.
Bu mahal batıdan doğuya 80 mil bir burundur. Bir tarafı Sönbeki Adası kıyılarıdır. Ve bir tarafı Gökova Körfezi'dir. Ancak bir burun üzerinde bu kaza köyleri asi tüfenkli kavimdir. Ama bizden üç gün evvel Malta gemileri bu kenara asker döküp köyleri yağmalayıp zahire ve esir almak ister. Bu asi Türkler hemen 7-8 bini bir yere toplanıp hemen deniz kıyısına seğirtip kâfir gemilerini kurşun ile döve döve uzaklaştırırlar. Beri tarafta kâfirler karada kalırlar. Asla birisi kurtulamayıp hepsini kılıçtan geçirirler. Kılıç artıklarını esir edip dağlarında keçi güderler idi. Gerçi melun kavimdir, ama gayet cesur, pehlivan ve güçlü kavimdir.
Kısacası bu kavimden bir ekmek parçası alamayıp yine firkatemize binip 100 mil doğu tarafına girmiş Gökova Körfezi içinde güvenlikte iki tarafımızda yalçın kaya, liman, dağ, tepe, bağ, yakın ve ırağ dağları seyrederek geçtik.
Bu 100 mil körfezin sonu Söğütçük adlı yerdir. Eğer yöneticiler himmet etse, bu Söğütçük'ten o dere içinde Sönbeki Boğazı'na dek kesseler Datça, Poça ve Darahiye kazası bir ada olur, ama büyük çaba ve masraf ister.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗