Kırye Nero
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kırye Nero
Oradan atlarımıza binip batıya doğru dağlar ve bağlar içinde viğla adlı kılavuzlar alıp baş yukarı bağ, bostan, gülistan ve reyhanlı gayet bakımlı, şenlikli ve güzel köyler geçerek 2 saatte İrem Bağı menzili,
Yunancada "Soğuk Su" demek olur. Mühürdar Paşa'nın İrem sarayıdır. Meğer Mühürdar Paşa vebadan kaçıp bu çiftlikte karar etmiş. Kendisiyle orada buluşup el öpüp Ak Mehmed Paşa'nın mektubunu verdik. Ne yazdığı malumları olunca hakire bir hayli izzet ikram edip kendilerine yakın bir Turunç, kebbât, hummas ve ağaç kavununun çeşitleri var. Ve türlü türlü erik, şeftali, zerdali, kaysı, Fransa eriği, Şam fıstığı, Frenk inciri ve Rum incirinin 8 çeşidi olur ki lezzeti dimağı ikiye ayırır. Hatta bir çeşit fındık kadar yeşil küçük inciri olur gayet lezzetli ve kokuludur. Adamın dimağını misk kokusu kokulandırır. Bir çeşit küçük elma ağaçlarında elması olur, maşallah yeryüzünde benzerini görmedim. Ve bu bağda yetişen sulu ve iri kiraz, vişne ve kara dut yeryüzünde yoktur, meğer Rumeli'de Tekirdağı şehrinde ola.
Bütün hıyâbânmda akarsu selsebiller büyük havuzlara akıp fıskiyeler fışkırıp fıskiyelerin kadehlerinden taşıp şadırvanlar gece gündüz akmaktadır. Oradan akan temiz sular bağ bostan gülistan içine taksim olur.
Bu hoş su üzerinde göklere doğru uzanmış dört köşe kale kulesi gibi demir kapılı bir yüksek ve sağlam kule vardır. Yedi katı göklere uzanmıştır, dört tarafı şahnişinlerdir. Bütün Sakız Adası çepçevre görünür. Yazılan akarsu üzerinde bir yuvarlak ve sanatlı kırmızı somakiden yekpare bir büyük cilâlı kadehi var, berrak su kaynağından çıkıp bu kad eh e girer, sonra da diğer havuz ve şadırvanlara akar. Bu somaki kadehi Mühürdar Paşa, Tunus valisi iken kadırga ile oradan getirmiştir, içinde 20 adet adam otursa rahatlıkla diz dize otururlar.
Bu bağın her köşesinde ötücü kuşların feryadı, bülbüller nağmesi ve hoş sesli kuşların bu kuş bahçesinde yanık sesleri insanın ruhuna safâ verir.
Kısacası bu yeryüzünde böyle sanatlı tarhlı cennet bahçesi yapılmamıştır. Eğer Şeddad İrem Bağı'm yapmışsa kayıptır. Ama bu bağ hazır, göz önünde cihan süsü, dillere destan görülmeye değer bir gülistandır.
...
Ellerini öpüp ağlaşarak birbirimizle vedalaşıp kethüdasıyla bizi aşağı Sakız Şehri'ndeki büyük sarayına gönderip İrem bağlı ve gül ü gülistan bostanlı şenlikli köyler geçerek bir saatte,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗