Kisra Taki
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kisra Taki
Âdil Nuşirevân’ın yayla sarayı imiş. Hazret-i Peygamber dünyaya geldiğinde yıkıldığı yukarıda yazılıdır. Daha sonra Hazret'in ağzı yarıyla imar olan tâk [kemer] hâlâ bellidir ki yerden göklere doğru uzattığı boyu tam 120 arşındır. Hâlâ her sene birer tuğlası boyu kadar yere gömülerek bu boyda kaldı, diye anlatırlar. Eski zamanda daha yüksek imiş. Ama bütün yapı kalıntıları tamamen tuğladır. Ama öyle gösterişli bir kemerdir ki sanki Havernak kemeridir. Hâlâ Samanyolu gibi göklere kement atmış gibi bir yüksek dağdır ki iki günlük yoldan bellidir.
Kisra Tâki hakkında her sene birer tuğlası kadar yere gömülür dedikleri yanlış bir sözdür. Eğer öyle olsa bin yüz yıldan beri tâkdan eser kalmayıp yere batardı ama şiddetli rüzgârlardan toz toprak Kisra Tâki dibine yığılıp bir tuğla boyu yere gömüldü derler, yine rüzgâr tozları bir tarafa götürür, Kisra Tâki evvelki gibi durur sağlam yapıdır.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗