Kızanlık (Kazanlık)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kızanlık (Kazanlık)
Yörüklerin ve Çitakların dilinde "Kızan" küçük oğlancıklara derler. Suyu ve havası tatlı olduğundan kadınları genellikle ikiz ikiz doğurduklarından çocukları pek çok olduğundan Yörükan taifesi bu beldeye Kızanlık ve Kızanlık diye isim vermişler. Bir rivâyette Gazi Hudavendigâr asrında bu şehirde büyük kıtlık olup kızlık olduğundan Kızanlık demişler. Rumeli Eyaleti'nde Çirmen Sancağı toprağında voyvodalıktır ve 150 akçe payesiyle yüksek kadılıktır. Mahkemesi şehrin ortasında Keçideresi Suyu üstünde İrem bağı gibi bir yerdir. Kethüdayeri, yeniçeri serdarı, muhtesibi, bâcdârı, haraç ağası ve şehir kethüdası vardır.
Şehrin şekli: Bir bayır dibine kurulmuş kıble tarafı tâ İslimye kasabasına varır sahralardır ve bir ucu tâ Sofya yanında İzladi kasabası'na varır yeşillik ve şenlikli ovalardır ki gayet verimli diyarlardır.
Bütün imareti 8 mihraptır. Evvelâ Sarıca Paşa Camii, İskender Bey ibn Ali Bey Camii. Diğerleri mahalle mescitleridir, ama her birinin cemaatleri çoktur, zira halkı gayet musallîlerdir.
Hepsi 7 mahalledir. Müslümanları çoktur, kefereleri azdır, halkı genellikle Yörüklerdir.
Tamamı 1.060 adet tek katlı evlerdir, iki katlıları gayet azdır. Evvelâ Sinan Efendi Hamamı yakınında Haraççı Mustafa Ağamızın konağı iki katlı mükellef hanedir, saray denilse de lâyıktır. Beşir Efendi Hanesi de iki katlı şahane minnetsiz hanedir. Mahkeme de büyük bir yapıdır. Geri kalanlar eski tarz tek katlı ve tahta avlulu evlerdir. Baştan başa kiremit çatılı ve yer yer tahta şindire örtülü fukara evleri vardır, ama kurşun örtülü yapı asla yoktur.
İki adet medreseleri var. Sarıca Paşa Medresesi ve İskender Bey Medresesi camiinde tefsir dersi okunup bu beldede ulemaya rağbet ederler. Ama özel dârülkurrâ ve dârülhadisi yoktur.
Ve 5 adet ciğerköşeleri çocuklarına ait mektepleri var ve 3 adet de tekkeleri var.
2 adet hamamları var. Biri İskender Hamamı, camimin önünde, eski yapı, ılıcalı aydınlık hoş hamamdır. Biri de Sinan Efendi Hamamı, hoş yapılı, hoş havalı ve hoş sulu aydınlık hamamdır. Yüzden fazla ev hamamları vardır diye belde halkı [53b] övünürler.
Hemen çarşı içinde bir mükellef hanı var ve 300 adet dükkânları var, ama kârgir yapı bedesteni yoktur, ancak pabuççu dükkânları gayet çoktur. Bu mahalde bir su kuyusu var, sanki âbıhayattır.
Kahvehaneleri ve selmânî berberlerinin gayet donanımlı ve süslü dükkânları var. Ve akarsuları gayet çoktur.
Bağ ve bahçeleri hesapsızdır. Beğenilenlerinden, şıralı üzümü, elması ve beyaz somunu birer okka gelir, ekmeği bir akçeye, bir at yemi bir akçeyedir. Sözün kısası bir bolluk Meram bağı, iyi namlı kasaba, suyu ve havası hoş, mahbûbu ve mahbubesi ünlü beldedir. Halkı gerçi Yörük Çıtaktır, ama dindar, kendi hâllerinde, garip dostu fukaraları sever adamlardır.
............... (1,5 satır boş)...................
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗