Kolçvar (Cetatea Colț)
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Kolçvar (Cetatea Colț)
Evvel ve sonra Erdel kralları hükmünde olup Osmanoğlu eline asla girmemiştir ve Seydî Paşa'dan başka bu diyara bir vezir gelmemiştir. Lâkin bu kale Zolomioğlu'nun miras yolu ile intikal eden mülküdür ki bin kadar askere sahiptir. Kolçvar Kalesi yaylası deresinin içinde Kolçvar Nehri kenarında bir yalçın kaya üzerinde göklerle beraber şeddadi ve beşgen şekilli sağlam kaledir. Hasek Sahrası'na bakar bir kapısı vardır ve 11 kuleli şirin kaledir, ama havalesi çoktur. Ancak her tarafı uçurum olduğundan yanma varılmaz. Ve havalesi olan dağların ardları kıble tarafı tamamen Eflak vilâyetidir.
Bu kalenin aşağı dere içinde bağlı ve bahçeli bir varoşu için de sanatlı kiliseleri ve deresinde çeşit çeşit balıkları var. Suyu ve havası hoş olduğundan mahbûb ve mahbûbeleri meşhurdur.
Bu kale kaptanı itaat edip serdara hediyeleriyle vardığından bütün esirlerimiz defter ile bu kaptana teslim olunup,
"Bre üç kese esir müjdesi" diye verip 3.000 yiğide 20'şer guruş gaza malı değip,
"Bereket versin" deyip kaptandan da çeşit çeşit hediyeler alıp tekrar İslâm ordusuna dönüldü.
O gün 1071 yılı Zilkadesinin 18. Cuma günü Erdel memleketi kâfirlerini tamamen itaat altına almak için tüm Tatar askeri kalkıp bir saat ileri gitmek ferman olundu.
Budin askeriyle İsmail Paşa çarkacı ve Çatalbaş Paşa ardcı ferman olunup derhâl göç boruları çalınıp Cerrah Kasım Paşa tuğlar ile konakçı olup o güne kadar Hasek Sahrası'nda on gün konaklanmıştı.
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗