Küyür Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Küyür Kalesi
Krakov hâkimi hükmünde İhmilniç Hatman kaptandır. 7 sene bu Leh diyarıyla Krakov Vilâyeti'nden çıkmayıp 77 kere savaşım vardır. Bu kaleyi görmemiştim. Bir düz geniş alanda, sazlık ve bataklık içinde, büyük hendekli İskender Şeddi kaledir. İç kalesi bir yüksek topraklı elle yığma bayır üzerinde tuğla yapıdır. İslâm askeri çengine hayli toplar attı.
Buna da Tatar kavmi bakmayıp bir ovada yedek atlarımız ve yağmurluktan çadırlarımızla o şiddetli kışta konup bu Küyür Kalesi vilâyetlerinde 300 pare kale, 180 pare varoş, nice bin adet köy ve kasabaların ganimet mallarını yağmalayıp nice bin esir ve bol malla İslâm askeri zengin oldu. Bütün ganimet mallarım 7 bin Tatar ile Kırım'a gönderip yine bütün asker salt ve yüksüz kaldı. Tüm kart asker ve 100 tanesi gün görmüş ot ağalarıyla Moskov şehirlerini yağmalamaya, talan etmeye danışmalar edip yemin billah ile Moskov vilâyetine gitmek üzere iken onu gördük,
1075 [1665] tarihinin (—) günü sulhu sözü sağlam dostumuz Leh kralı tarafından 50 adet kefere ulakları dostluk mektupları geldi. Mektubun içeriği,
"Padişahım! Osmanlı elinden yalı ağalığını alıp yalı ağası hükümetinden kovup tüm Bucak Tatarların Özü Veziri Yusuf Paşa zapt etti. Ve bütün Kırım ağalarının, tüm sultanlarınız ve bizzat padişahımın kışlalarını da siz nice bu vilâyetleri yaktınız ise Osmanlı da sizin otarlarınızı ve kışla çiftliklerinizi ateşe vurup nice bin kul ve karavaşlarınızı (kölelerinizi), nice kere yüz bin koyunlarınızı ve başka hayvan cinsi mallarınızı sizin hasmınız olan Ulu Nogay'a vurdurdu. Daha önce Nogay'dan aldığınız mal yerine Nogay ve Osmanlı mallarınızı alıp Nogay kavmi ve Osmanlı zengin oldular" deyince hanın aklı başından gidip kırmızı yüzü sapsarı olup bir kere içten âh çekip,
"Evliyâm! Gördün mü hain Osmanlı bize ne zulüm ettiler" deyip Leh kralının yazdığını bir bir sayıp.
"Biz kâfire din uğuruna kılıç vurup padişahımız ve İstanbul'da ve Karadeniz etrafında bütün Tanrı kulları rahat ve huzurlu olsunlar diye kâfiristana kılıç vurarken bizim Akkirman ağalığımızı elimizden aldıklarından başka çiftliklerimizi ateşe vurup malını menâllarınızı Osmanlı sürüp götürmüş" diye ağlamaklı olup Çolak Dedes Ağa, Sübhan Gazi Ağa ve gayri kart ağalar,
"Han'ım! Bu Leh mektubu ötrüktür. [yalandır]. Sizi bu vilâyetten kalkıp gitsin belki benim Daniska Vilâyeti'ni de vururlar diye korkusundan bu yalan mektubu yazmıştır. İtimat etme hanım. Hemen bu vilâyetlere şu kalabalığınla gelmişken Moskov Vilâyeti'ni vurup yerle bir edelim, olmaya illâ hayır" diye nice çeşit sözler ettiler.
Hemen o an Yalı Ağası Ahmed Ağa'dan da 300 Tatar ulak gelip mektuplarında,
"Aman padişahım! Beni yalıdan kovdular ve kışlalarda olan bütün malları Osmanlı alıp otarları ateşe vurdular" diye Leh kralının feryatnâmesinden fazla Ahmed Ağa mektubu feryadı yazılmış. Hemen derhâl Han göç boruları çaldırıp o an geriye İslâm askerinin ganimet maliyle dönüp [116b] bir günde kıble yönüne ılgar edip,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗