Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiLapoviçse
BULUNAMAYAN YERLER

Lapoviçse

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Lapoviçse

Seykel Ovası'ndan kuzey yönüne bir gün bir gece seğirtip Seykel diyarı sınırından çıkıp,

Lehçe (—) (—) demektir. Kalesi yoktur, ama anlatılmaktan uzak bir şenlikli şehirdir. Bu şehir içine Tatar koyulup girdiklerinde tüm kâfirler evlerinde mest olmuş, mahmur ve derin uykuda yatmakta idiler. Bazı evlere ateşler vurup Allah Allah deyip bâng-ı Muhammedî çekerek bağırıp şehrin içine aç kurt gibi girip ilk önce arısını söndürüp sonra balını yiyelim deyip başta bir hayli kâfire kılıç vurup nice bini rahat uykusundan uyanıp çıplak, perişan, yanmış, bitmiş dağlara kaçmada.

Bizler beri tarafta canımızın isteği gibi seçkin güneş parçası oğlanlar, peri yüzlü ve melek görünüşlü kızlar alıp hesap ettik, adam başına dörder beşer esir düştü, ama bindirecek atlarımız yok. Hemen şehir içine yayılıp o kadar at bulduk ki 5 katı daha esirlerimiz olsa yeterdi.

Hakir 7 yiğit ile bir saraya girdim ve kapılarını kapattım. Yukarı şahnişinlerine vardık, daha henüz yataklarında naz uykusunda nâzenin oğlan ve kızlardan nur gibi gümüş-beden kızların ve oğlanların esvaplarını hizmetçileri gibi giydirip kuşatıp analarıyla bile elleri kafasına bağlı on ikisini de bağlayıp ganimet mallarını almaya şaşıp hayrette kaldık.

Hemen kapıyı açıp diğer yoldaşlarımıza haber ettik. Onlar da ganimet malları almaktan doyum olup zengin olmuşlar, zira tamamı 800 yiğit böyle büyük şehirde ne alıp ne götürseler gerek.

Bu sarayda birkaç kefere bir odadan çıkıp el kaldırdılar, aman ve zaman vermeyip yedisinin de boyunların vurduk. Asla kimse karşı koymayıp engel olmadı, çekinmeden pervasızca sarayın içinde olan kıymetli eşyalardan 20 adet gümüş sahanlar, gümüş bardaklar, 7 adet gümüş kadeh, 3 altın kadeh, 50 adet yay, 20 adet çarklı murassa gibi kol tüfengleri, 10 adet gümüşlü kılıç, 3 adet gümüşlü haç, bir gümüş Meryem Ana ve kucağında altından bilâ-teşbih Hazret-i Isa ve elleri tamamen cevâhirli, heykel olarak yapılmış suretler idi. 7 adet samur kürk, bu kadar atlas, dîbâ, şîb, zerbâf, kâmhâ, hârâ, dârâyî, kadife ve çukaların hepsini, 7 kişi bu kadar eşyaları toplayıp,

"Ayâ selâmete bu kadar eşyaları çıkarabilir miyiz? Yohsa [22b] salt başımızla kurtulabilir miyiz" diye endişe edip düşünürken aramızda birimiz bir esirin parmağını çakmaklı tüfeng taşı yerine koyup kıstırınca,

"Tez mal getir" dedi. Bir kapının eşiği dibinde yedi kese dökme riyal guruş bulduk. Dört tarafı da ararken serhatlı yoldaşlarımız "Gidelim hay" diye bağırıp çağrışmaya başladıklarında,

"Bre yoldaşlarımız gidiyor" diye av aramaktan vazgeçip derhâl sarayın ahırına girip 20 baş at ve 6 atlı bir nakışlı hınto araba çıkarıp tüm esirleri atlara ve bütün ganimet mallarını arabaya yükletip ardından bütün şehri ateşe vurup yaktık. Şehrin dışında hepimiz bir yere toplandık. Daha önce 800 yiğit iken ancak 3 yiğit şehit olup bu kadar esirler, bu kadar atlar ve bu kadar arabalar ile bir kalabalık asker olup yola koyulduk.

Bu yaktığımız Lapoviçse şehri Kamaniçse Kalesi'nin 5 merhale yakınında idi ve İlvov şehri kuzey tarafta 6 konak yakın idi.

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗