Ana sayfaEvliya Çelebi SeyahatnâmesiLofça
BALKANLAR & KAFKASYA

Lofça

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.

Seyahatnâme’de Lofça

(—) (—) dilinde (—) demektir. İsimlenme sebebi (—) (—). Eflak banlarından Lazika Kral yapısıdır. Bu diyarlara Laz vilâyeti derler. Osmanoğlu bu vilâyetlerde çok sıkıntılar çekip Gazi Hudavendigâr'dan tâ Fatih Sultan Mehmed'e kadar 5 adet padişah güçlükle bu diyarları feth etmiştir, zira gayet cesur, inatçı ve zorba kâfirleri var idi. Hâlâ yine öyle asi ve haydut kâfirleri vardır.

720 [1320] tarihinde Lazika ve Eflak kâfirleri elinden Gazi Hudavendigâr Murad Han feth etmiştir, Gazi Mihal Bey eliyle. Sonra Murad Han Kosova çenginde Sırp keferesi Miloş Koblaki adlı melun elinde şehit olunca Laz kâfirleri fırsat bulup bu Lofça Kalesi'ni istilâ ederler. Bu kale tâ Sultan Bayezid asrına dek kâfir elinde durup sonra 807 tarihinde Sultan Bayezid-i Velî Eflak elinden bilek zoruyla feth ederken yüz bin sıkıntı çekmiştir.

Daha sonra Süleyman Han yazımında Özü Eyaletinde Niğbolu Sancağı toprağında voyvodalıktır ve 150 akçe paye ile şerif kaza olmuştur.

Tüm nahiye köyleri (—) adet mamur köylerdir. Sipah kethüdayeri, yeniçeri serdarı, muhtesibi, bâcdârı, haraç emini ve şehir kethüdası vardır.

Lofça Kalesi'nin şekli: Doğudan batı tarafa uzunlamasına yüksek bir yalçın kaya üzerinde badem şeklinde taş yapı yüksek bir surdur. Ancak doğu tarafına şeddadi bir kulesi var, başka yerleri yalın kat beden dişli ve sade duvarlı kaledir. Doğu tarafı burcu duvarında bir yüksek ağaç yetişip Tûbâ ağacı gibi bütün dalları aşağı şehre gölge salmıştır. Bu kalenin çevresi yalçın kayalar olmakla asla bir tarafında hendeği yoktur. Doğu tarafa açılır bir kapısı var, ama kale içinde asla bir imar olmayıp harap olduğundan dizdarı ve neferatları yoktur.

Lofça Varoşu
Bu kalenin kıble tarafı ve batı tarafında Osma Nehri, şehrin tâ orta yerinden akar. Bu nehrin çıkış yeri iki konak yerde tâ Karlova kazası ardında Torbakurudan Dağlarından gelip tâ Niğbolu Kalesi yanında Tuna Nehri'ne karışır.

Bu şehirde 30 adet mihrap vardır, ama yedisi camidir, geri kalanı mahalle mescitleridir. Evvelâ Hünkâr Camii Sultan (—) ve Kerpiçli Cami, Köprü Camii, Orta Cami [55b] ve Ada Camii, meşhur cemaatli camiler bunlardır.

Ve hepsi 22 adet mahalledir. Dördü kâfir ve bir mahalle Yahudi, bir mahalle Çingene ve geri kalanlar Müslüman mahallesidir. Evvelâ (—) (—) Mahallesi (—) (—) (—)

3.000 adet kiremitsiz Eflak tahtasıyla örtülü İrem bağlı ve tüm avluları çam tahta duvarlı süslü haneler vardır. Kârgir yapı duvarlı evler ve taş yapı saraylar çok nadirdir. Genellikle tahta ile yapılmış güzel evlerdir. Dağları tamamen ormanlık olmakla tahtası çoktur, ama bazı mükellef haneleri vardır. Osma Nehri kenarında olan evlerin tüm pencereleri ve şahnişinleri suya bakmaktadır.

Bazı hane percerelerinden hane sahipleri balık avlarlar. Bu şehir Osma Nehri'nin iki tarafına kurulmuş mamur şehirdir ki üç yerden ağaç köprüler ile biri doğu şehrine ve karşı tarafta batı şehrine geçilir. Bu şehir içinde biraz yağmur yağsa, kaldırım olmamak ile gayet çamur olur, atlama taşlarından taşa sıçrayıp yürümeye muhtaçtır, ama biraz sıcak olunca çamuru kurur.

Ve 3 adet medresesi var. Hünkâr Camii'nde ve Kerpiçli Camii'nde hasbî müderrisler vardır, ama özel dârülkurrâ ve dârülhadisleri yoktur, zira ulemâsı da gayet kıttır.

Ve 6 adet ebced okuyan sıbyan mektepleri vardır ve gayet akıllı, yetkin ve kavrayışları güçlü çocukları vardır. Bir kere duyduklarını ezberlerler.

Ve 5 adet zikreden, şükreden, tarikat ehli derviş tekkeleri var. (—) (—) (—)

...

Ve 7 adet küçük büyük tüccar hanları var, ama çarşı içinde (—) (—) hanı hepsinden mükellef bedesten gibi bekâr hanıdır.

Ve 2 adet hamamı vardır. Yukarıdaki hamam gayet güzel hoş havalı hamamdır ki eski yapıdır. Kubbelerinden asla bir damla ter damlamak ihtimali yoktur. Bu hamam, İstanbul'da Galata şehri içinde olan Hazret-i Ömer ibn Abdülaziz'in Arap Camii adıyla meşhur olan Arap Camii'ne vakıftır. Osma Nehri'nin karşı tarafındaki şehirde yeni hamam gayet hoştur. Bu hamamların ikisine de öğleden sonra kadınlar girer, çifte hamam değillerdir.

6.-1. Sayfa 203

Metin ve kaynak notu

Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.

Orijinal harita kaydı ↗