Mağrak Kalesi
Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’de bu durak için aktardığı tarihî anlatı.
Seyahatnâme’de Mağrak Kalesi
Biz güney tarafına çöller içinde Nil'den uzak gittik, zira bu mahalde Nil 2 konak yer batı tarafa dolaşır. Ama biz bütün askerle doğru yolu elden komayıp tam 2 menzil çöller ve kırlarda susuz yerlerden geçerek,
Bu kale artık Funcistan melikinin veziri Kör Hüseyin Kan'ın hükmündedir. Kan bu diyarlarda vezire veya hakime denir. Bu kale de Tavaşı Süleyman Paşa Mısır veziri iken Özdemir Paşa eliyle fethedilrniş, ama kırk günden yine Func zağı ele geçirmiş, hala onların hükmündedir. Hakimi Hasan Bey Kelapiş Urbanı kabilesinden bir kimsedir. 17 bin zaği, baği ve daği askere maliktir, ancak bu kale dışında sakin olurlar. 17 kaleye hakimdir. Kahice Funcistan melikine gücenip Mısır vezirine tabi olur, ancak hala Func'a tabi bir namlı yarar beydir. Hala Hüseyin Bey tarafından bu şehre Ataullah Kan hakimdir. Hüseyin Bey kanına mektuplarımız vardır, deyince çok hoşlanıp kendinin İbrim ayanından ve Say ayanından mektuplarını verdik. Bir sade makrama verip öpüp başına koyup bizi kale içinde bir haneye kondurup tayınatımızı gönderdi. 2 fil dişi hediye verdi, ama bir bela verdi ki her fil dişi ikişer yüz Mısır batmanı geldi. Götürmek mümkün olmadığından Say Kalesi'nden bizimle yoldaş gelen 50 hecinli 100 yiğide birini hibe edip birini dizdara teslim edin diye sağlık haberlerimizi bildirip bu yoldaşlar Say Kalesi'ne döndüler.
Bu Mağrak Kalesi Nil'in doğusunda Nil kenarında dört köşe bir küçük kaledir. İçinde 40-50 kadar hasır evleri var ve güneye bakan bir tahta kapısı var. Asla çarşı pazar yoktur, ancak 7-8 bozahaneleri var. Bir alçak minareli camii var, cumayı onda kıldık Hutbeyi Funcistan Meliki Sultan Melik Kakan diye okudular. Maliki mezhebinde Müslim ve mümin kavmi vardır.
Sabahleyin hakim hakire hecinli ve eli harbeli kılavuzlar, bol bol dan ekmekleri, pişmiş koyunlar, karpuz ve hurmalar verip Nil kenarına yine güneye dağlı, taşlı, sindiyan ve abanoz ağacı ormanlı yerleri geçerek 2 günde sıkıntı çekerek,
Bu tarihî anlatı, kullanıcı tarafından yeniden yayınlama izni bulunduğu beyan edilen “Evliya Çelebi Seyahatname Haritası” kaydından aktarılmıştır. Metindeki dönem dili, tarihî görüşler ve ifadeler Evliya Çelebi’nin anlatı dünyasını yansıtır; güncel bilgi olarak değerlendirilmemelidir.
Orijinal harita kaydı ↗